12 Haziran 2008 Perşembe

Görüşmeyeli bunlar bunlar oldu..




İnsan ,yazma işi de dahil, bi işe ara verince nerede kaldığını kendi bile unutuyor. Sanırım en son doğum versiyonları üzerine yazmıştım. Aslına bakarsanız hala aynı noktada sayılırım.


Bu aralar iki doğumun da sözel karşılıklarına takık durumdayım. Yüzlerce yıllık kahvemizin, nescafe'nin hayatımıza girdikten sonra birdenbire "Türk Kahvesi" olması gibi bi şey sanki "normal" doğum. Bildiğin kahve işte, normal olan, aşina olan, kaç yıldır içtiğin..


Doğum da o hesap bence. Doğum diyince zaten vaginal doğum akla gelmesi gerekmiyor mu? Hangi ara ezberimiz bu kadar bozuldu da korkar olduk herşeyden, bilemiyorum?



Geçen hafta boyunca annem İzmir'deydi. Doğum öncesi evi toparlayıp, bebeğin giysilerini, odasını, hastane çantamı hazırladık. O da bana "normal" doğum konusunda verdi gazı verdi gazı, gitti... Aşağıdaki fotoda Nero, gaz verdikten sonraki İKEA gezimizde torununa ıvır zıvır bakarken..




Bu arada ben evde anneme yardım edeyim diye koştururken biraz fazla abartmışım sanırım. Doktor, kontrolde hafif kasılma hissetti. Biraz magnezyum desteği ve bir de süper ödem yapıcı, kalp çarpıtıcı ve kilo aldırıcı Pre-Par adlı bir ilaç verdi. Sadece bir gün kullandım, prospektüsündeki yan etkilerin alayını yaşadım. İlk kez ayaklarım, ellerim ve yüzüm şişti. 35.haftaya 13 kiloyla girmiş bulunuyorum.


Haaa yoğurt imalatı konusunda resmen profesyonelleşiyorum. Eşim blog'daki koltukaltı termometresi görüntüsünü iğrenç bulup bana profesyonel bir termometre almış. (artık onu da oğlanın poposuna sokarız) Hormonları tavan yapmış bir anne adayı olarak az kalsın sevinçten ağlayacaktım. "Muck muck aşkım, seni seviyorum!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder