24 Haziran 2008 Salı

Haberler, haberler, haberleeerrr!!

Opr.Jinekolog Dr.Annem haklı çıktı, bizim sıpa erkenden doğmak istiyormuş. Hemi de son bir haftasını biz yetişkinler gibi ayaklanmaya çalışarak geçirmiş.
Gazetecilikten kalma bir alışkanlık işte, önce olayın flaşını verip meraklandırıyorum :))Hepsini açayım, durum şu:
Pazartesi öğleden sonra yani dün, haftalık olağan NST randevum için doktoruma gittim. Nst'ye bağlandım beklemeye başladım. Bilenler bilir, bir zamazingoyla bebeğin kalp atışlarını, diğeriyle de annenin rahim kasılmaları dinleniyor. Rahim kasılmaları normalde 15-25 arası gitmesi gerekirken benimkiler 25-35-50 derken 99u gördüm. O arada zaten kasıklarımda bir büzüşme de hissettim. 20 dakika içinde tam 4 kez kasılma hissettim. Nasıl bir his biliyor musunuz? Adet sancısının en hafifi gibi bi şey. Hatta bana sadece kımıl kımıl bi karıncalanma hissi gibi geldi.

Yanda hafif şişik ayaklarım ve çok şişik göbeğimle NST sırasında bendeniz.

Ben tabi 99u görür görmez "işte şimdi zıçtık, olm sabret valla İzmir çok sıcak. Kavrulursun bu sıcakta, dur işte durduğun yerde" diye telkinlerde bulundum. Pek tınmadı. Hatta sanırım "sanki burası pek ferah, termal kaplıca gibi kardeşim suyun, cık cık cık" gibi bişey dedi. Emin diilim..

Bu arada beni kıllandıran bi durum da, daha bu dalgaya bağlanırken oldu. Hemşire bi müddet bebeğin kalp atışlarını bulmak için sırtını aradı. Ben "aha sırtı burada" diye ukala ukala cakcakladım. "Yok tatlım burda" diye tam ters istikameti gösterince bende şimşekler çaktı. "Ulan ters mi döndün sen, daha geçen hafta baş aşağı yatıyodun." Bir haftadır adamın poposu diye meğer dirseğini seviyomuşuz. Ben de bu adamın poposu tahta gibi olacak diyodum.Neyse artık hepsini doktora sorarız diye başladık beklemeye.
Doktor tam da tahmin ettiğim gibi "sakın göndermeyin, hastayı görmem lazım" demiş. Efendim, görüştük kendisiyle. "Hülya Hanımcım erken doğum yapmak üzeresin, niye sana verdiğim ilçaları düzgün kullanmadın" diye bastı fırçayı. Çok çarpıntı ve ödem yaptığı için Pre-Par adlı fasikül fasikül yan etkili ilacı çok düzensiz kullandığım için başıma bunlar gelmişti. "Seni ya hastaneye yatırcam ya da eve gönderirsem ilaçlarını düzenli içme sözü ver" dedi. Artık bu saatten sonra pazarlık şansım yoktu. Bebeğin akciğer gelişimi henüz tamamlanmamıştı ve sadece 2400 grlık bir minyatür insandı. Kliniği terk etmeden bebeğin akciğer gelişimini hızlandırmak için popodan 2 ampül Celeston yaptılar.İlaçları aldım eve döndüm. Sabaha kadar her 2 saatte bir kalkıp "seve seve" Pre-Par'ımı yuttum.Bir de bu ilacın yan etkilerini azlatmak için kalp ritmini düzenleyen bir başka hap kullanıyorum.(gribi bile aspirin&ıhlamurla atlatan biri için ne büyük zorluk çekiyorum anlatamam) Haliyle sabaha kadar 2 saat uyuyup tekrar Nst'ye girmek için kliniğe gittim. Bu sefer durum iyiydi. Sancım 25i geçmedi, ama ilaca devam. Yarın sabah tekrar uykusuz uykusuz Nst'ye giricem.

Haa bebeğin ters durduğunu, yani aslında bizim gibi ayaklar aşağıda kelle yukarda durduğunu doktor da teyit etti. Hatta elimi tutup kafasına iki de tokat çaktırdı. Harbiden sağ göğsümün hemen altındaki yumru herifin ayakları değil kafasıymış. Bebeklerin sadece %3'ü bu haftada ters dururmuş ve eski pozisyona dönme şansım pek yokmuş. Bu durumda bana sezaryen yolları görünüyo anlayacağınız. Ama zaten önceliğimiz bu değil. Bebeği mümkün olduğunca içerde tutmak.

Ben tüm bunlar olup biterken ilginç bir şekilde sakindim. Eşim gözlerini kocaman açarak kliniğe gelince bi de ona "sakin ol, relax canım relax" dedim durdum. Eve gelince de şöyle diyaloglar yaşadık:
- Al işte tam babasının oğlu, terssiniz anam ters.
- Alakası yok. Asıl anasının oğlu, durmuyo yerinde, aceleci. Çıkacam diye uğraşıyo.

Neticede şimdilik içerden çıkarmamayı başardık gibi. Bu -babası kılıklı- inatçı oğlana daha ne kadar direnebilirim bilmiyorum.

6 yorum:

  1. merhaba,blogları dolaşırken rastladım size,oğluş hızlı anlaşılan biran önce şu hayatın içine bir atılayım diyor herhalde...aman biraz daha beklesin...bir de benim caanım izmir'imde yaşıyormuşsunuz,ne güzel.şuan annemler,ablamlar orada...1 ay sonra inşallah biz de oradayız...sevgileeer...

    YanıtlaSil
  2. izmir caanım da bu aralar nasıl sıcak anlatamam.bizim oğlan da tam pastırma yazına denk gelecek gibi, du bakalım :)

    YanıtlaSil
  3. Hayatım merak etme, herşey yolunda gidecek. Doğum şekli hiç önemli değil bence, bu konudaki düşüncelerimi sen zaten çok iyi biliyorsun. Önemli olan sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilmek bebelerimizi. Zaten artık 36. haftadayız, sanırım hatta senin 36. haftan bitti bile, yani şu andan itibaren gerçekleşen doğumlar erken doğum bile sayılmıyor. Herşey çok güzel olacak:)

    YanıtlaSil
  4. Canım her şey çok güzel olacak hiç merak etme sen.Sezeryan süper bi şey zaten hep derim biliyosun, uyuyup uyanıyosun her şey bitmiş :))
    Sen sağlıkla bebeğini al da kucağına nasıl olduğunun hiç bir önemi yok, öpüyorum seni çok..

    YanıtlaSil
  5. Heyecanli bekleyiste ciddi ciddi geri sayim basladi demek... Ne guzel. Bu sicaklarda bz fenalik geciriyoruz, kimbilir bizim ufakliklar icerde nasil bunaliyorlardir... Bir yerde bir an once cikmak istemekte haklilar yani.

    Insallah zamaninda saglikla gelir Tuna Bey... takipteyim...

    YanıtlaSil
  6. merhaba, sezeryanda epidural almanı tavsiye ederim mutlaka. sıfır acıyla doğum anına şahit olmak harika bir duygu, emin ol :)
    sağlıklı ve güzel bir doğum diliyorum !

    YanıtlaSil