17 Haziran 2008 Salı

Halet-i Ruhiye



Son zamanlarda biraz doğum stresi ve sıcak hava yüzünden iştahsız ve uykusuzum dedim ya. Bu keyifsiz hallerim doktor kontrolünde şak diye ortaya çıktı. Bebeğimin kilosu hafif düşük çıktı.(34+3te 2185 gr) Aslında ortalama ağırlıkta sayılır ama en son kontrolümüzde ortalamasının 200 gr kadar üstünde çıkınca ben hep böyle gidecek sanmıştım.(İnsanoğlu ve insankızı ne acayip, bebeğinin ortalamanın üstünde olmasını istiyor.Yediremedim valla ortalama bir bebeği kendime)

Biraz sütten ve kırmızı etten tiksinince vermişim kendimi sebzeye, meyveye ve ota.. Neticede midem de ufaldı ve bebişimizi biraz ihmal ettiğimiz ortaya çıktı. Doktorumuz "bebeğin gelişimi iyi ama daha iyi olabilirim sinyali veriyor, protein alımını artır" dedi. Ben bu cümlelerin evvelinde 4D Usg'de kabak gibi bebeğimin yüzünü görünce zaten akıtıvermiştim birkaç damla gözyaşı. Bir de üstüne bebeğin kilosu düşük çıkınca ruh gibi gittim eve. Önce sevinç ardından hüsran durumu yani.. Haa bir de geçen NST kontrolündeki(bkz.foto) hafif kasılmalarımızın devam ettiği ortaya çıktı, Magnesium takviyesine devam..
Neticede ufak bir ikindi öğünü, daha fazla et ve mutlaka gece sütü ekledim diyetime. Zorla yemek yemek ne kadar zormuş yarabbim. Hele midem bu kadar kalbime yakınken...

Bu arada iki süper anneye çok teşekkür ediciim. Biri Collyergiller'in Rahşan'ı. Ona Facebook'tan durumu anlatır anlatmaz beni hemen aradı. "Saçmalama manyaaak, bebeğin kilosu iyi, abartma" diye özetlenecek bir sarsılmayla beni kendime getirdi.
Diğeri de Antalya'dan lise dostum Neslihan. O da 2. çocuğuna 36 haftalık hamile ve resmen başına gelmeyen kalmadı.Doktorunun zoruyla ikili test yerine üçlü test yaptırdı. Bildiğiniz gibi üçlü test fazla güvenilir bir test değil ve bebeğinin Down sendromlu olma riski biraz yüksek çıktı. Amniosentez yapıldı, stresli geçen 3 hafta sonucu bebeğin sağlıklı olduğu ortaya çıktı. Bu arada Nesli'nin ömründen ömür gitti. Son bir aydır da ayrıntılı USG sonucu beynindeki bir değerin önce normalden yüksek, sonra da normal olduğu ortaya çıktı. Şimdi durum stabil ama tahmin edersiniz ki hiçbir anne bebeği doğmadan tam emin olamaz. Nesli de hala stresle doğumu bekliyor. O da telefonda "kızım senin derdin benimkinin yanında ne ki?" deyince hakkaten şımarıklık ettiğimi düşündüm.
Enerjisi düşük bir Hülya yazısı oldu ama valla elimden bugünlerde bu kadarı geliyor. Söz, titreyip kendime geleceğim.

1 yorum:

  1. Canım benim,
    Okuyunca yazdıklarını, aslında ne kadar ufak şeylerin anne adayı için ne denli büyük probleme dönüştüğünü bir kez daha hatırladım. İçini ferah tut. Bebişin bir serüveni var. Senin buna katkın mutlaka var ancak kendi yolunu birazda kendi çiziyor o. Sağlığı yerinde olduktan sonra kilo ikinci plan. Biraz zaman geçince anlıyor insan, o dönemlerde üzülmek için yer aradığını. Kocaman olmuş annesi; sen kendini hiç üzme...

    YanıtlaSil