13 Ağustos 2008 Çarşamba


Annem pazarda, Tuna döne döne ve ossura ossura uyuyor. Ne vakittir uzuun bir post yazmayı düşünüyordum. Bir aksilik olmazsa bu post o posttur.
Son 35 gün jet hızıyla geçti. Korkarım bir de bakmışız bebeklerimiz büyümüş, birer çocuk ve delikanlı haline gelmişler. O yüzden bu koşuşturmaca içinde birkaç dakika nefes alıp anı yaşamaya çalışıyorum.
Tabi bu her zaman gerçekleşemiyor. Misal dün sağlık ocağına aylık kontrole gittik.(İzmir'de sağlık ocakları gerçekten iyi çalışıyor ve ben de çocuk doktorumun da izniyle aşılarını sağlık ocaklarına yaptırıyorum) Boy-kilo ölçümünden sonra(4150 gr ve 51 cm) Hepatit-B aşısını yaptırdık ve eve geldik. Günlük banyo keyfinden sonra emzirdik yatırdık. Bir saat sonra uyandı, ama ne uyanma. Yer gök yıkılıyo sanki. Annem içerde uyuyordu ama Tuna'nın sesi 2 kapalı kapıdan bile geçip annemin yarı-sağır kulağına girdi. Uyandırdı anneanneyi.. Akşam 7den neredeyse geceyarısına kadar huysuzlandı. Aşı huysuzluğuymuş. Bir de gazı vardı üstüne sağolsun. Hem gaz damlasını hem de sağlık ocağından verdikleri ağrı kesiciyi yarım dozlar halinde verdim. Aralarda bol bol emzirdim ve sağdığım sütlerden bol bol verdim. Sakinleşti uyudu ama biz de bitmiştik.
Genel itibariyle sakin bi çocuk Tuna. Daha doğrusu ben sinirleri bozulup, bağırıp çağırmasın ve bunu da bir iletişim yolu haline getirmesin diye ağlamasına pek izin vermiyorum. Zaten bu yaştaki bir bebeğin talepleri sınırlı olduğu için teker teker herşeyi deniyorum.Ağladığı zaman önce emziriyorum. Hala ağlıyorsa gazını çıkarması için uğraşıyorum. Omza alıp sırtı sıvazlamak, bağrımda yatırmak, yüzüstü yatırmak, sırtüstü yatırıp bisiklet çevirttirmek vs.. Bütün bunları yaptıktan sonra mutlaka birkaç pırt(pırt dediysek lafın gelişi, genelde zooorrrttt sesi duyuyoruz) çıkınca rahatlıyor. Sonra gene memelere gömülüp kaldığı yerden devam...

Sanırım bebekli ilk günlerin en büyük zorluğu, bebeğin ne istediğini anlayabilmek. Ben ilk zamanlar her ağlamanın açlık ağlaması olduğunu sanıyordum. Yataktan ağlayarak uyandığında hemen dayıyordum memeyi ağzına. Bizimki de sağolsun "kalsın cicim, tokum ben" diyen bi bebek diil. Hem emiyodu hem ara sıra mızıklanıyodu. Anaa bir de bakıyoruz adamın kakası gelmiş, emerken potüürrttt diye salıyo. Bu arada kaka yapana kadar 2 memeyi de fondip yaptığından ve altı açılınca uykusu da kaçtığından "ee ben ne yedircem bu herife şimdi" paniği yaşıyordum. Zaten ender verdiğim mamaları da işte bu noktada devreye sokuyordum.

Mama demişken, sanırım hemen hemen tüm anneler ilk bir ayında bebeğine az da olsa mama veriyor ve fakat bunu gizliyor. Sanırım bunu bir başarma-başaramama ölçütü olarak görüyorlar. Bebeğine mama vermek zorunda kalan anne, bunu bir gurur meselesi yapıyor- ki bence son derece saçma. 5.haftadan sonra sütünüz çok artacak zaten. Bence korkmadan ilk bir ay bebeği aç bırakmamak için ara ara mama verebilirsiniz. Sonuçta bebek anne sütünü de alıyorsa kompleks yapmaya gerek yoktur diyorum. Böylece bebeğin en azından açlıktan ağlamadığına emin olup diğer seçenekleri değerlendirebilirsiniz.

Beslenme düzenimiz biraz daha oturdu. Çok ciddi kakası ya da gazı yoksa 2-3 saatte bir emziriyorum. Uyuduğu saatlerde muhakkak süt sağıp yedekliyorum. Emzirmeye başladığımda saate bakıyorum ve 15-20 dakikayı asla geçmiyorum. Böyle bi zaman kısıtlaması getirince Tuna da buna alıştı ve sıklıkla 15. dakikada kendi kendine vazgeçiyor emmekten. Arada altını açıp biraz oynaşıp diğer memeye geçiriyorum. Gece ise 2.memeyi bitiremiyor. Uyumasına izin vermeden biberondaki sütü veriyoruz. Biberonla süt verme işini annem ya da eşim yapıyor. Zira artık bizim velet beni ayırt edebiliyor sanırım. Nipple Confusion diye bi olay varmış, bebeğin kafasını karıştırmayalım şimdiden. Ben konuşan memeyim, biberon konuşmayan meme, anladın mı evladım??
Yatmadan kalan sütleri de sağıyorum ve bir sonraki emzirme seansı için saklıyorum. Böylece Tuna tıka basa doyuyor. Sonra gelsin kakalar, pırtlar..

Memeyi emzik yapma meselesi için de kendimce bir çözüm geliştirdim. Emerken tam memeyi gevelemeye başladığında "illaki emzik istiyorsan al sana emzik" diyerek ağzına emziği tıkıyorum. Pozisyonumu hiç değiştirmeden emzikle oyalanmasını sağlıyorum. Arasıra gözünü açıp beni bi kontrol ediyo. Ben de her zamanki gibi "afiyet olsun oğluma sütler" diye diye kandırıyorum oğlumu. Canım Tuna'm, bir gün okuyacaksın bunları. Üzgünüm, daha 35 günlükken başladım seni kandırmaya ama inan son derece mantıklı gerekçelerim var. Sen o memeyi saatlerce daha ısırmaya devam edersen, uçları uff olur ve seni keyifle emziremem. Artı sen de anneye fazla bağımlı embesil oğlan çocuklarından olup kızlarla doğru iletişim kuramazsın. Ne yapıyorsam senin iyiliğin için, anladikos??

8 yorum:

  1. yazılarınızı okurken öyle keyif alıyorum ki sagolun yani..hem bebek bakımıyla ilgili bilgileniyorum hemde büyük keyif alıyorum..

    tuna bebegi benim için öpüp koklayın..

    YanıtlaSil
  2. hehe tam da aynı şeyleri içimden geçirirken yazmakta geç kaldığımı farkettim.o kadar şeker yazıyosun ki çok keyifle okuyorum hülya yazılarını:)
    bu arada bende izmire ailemin yanına geldim ve ekim sonuna kadar da burda olacağım..
    yeni yazılarında buluşmak üzere...

    YanıtlaSil
  3. yazdıkların çok güzel..
    ilk gelişim ama adresi kaybetmezsem son olmayacak :)

    YanıtlaSil
  4. evet süper hızlı bi ziyaretti bu :)
    bende bebiş uyudukça gelirim.. :)

    YanıtlaSil
  5. Dante de emdiği zamanlar kakasını yapardı hep yada osururdu. Sanırım dudakla anüs arasında sıkı bir bağ var. Emmenin bağısakları harekete geçirdiğini duymuştum.
    Ufacık bedenler o kocaman osurukları çıkardıklarında nasıl ferahlıyorlardır bir düşünsene Hülya!
    Bu arada ben 15 günlük bir tatil sonrasında 18 Eylül'de İzmir'e geleceğim, sanırım 1 hafta kalırım. Mutlaka görüşmek isterim bana tel no'nu yazar mısın acalya.heeren@gmail.com

    YanıtlaSil
  6. benim icin müthis bilgiler, dogum hazirlik kursunda cok iyi bilgilendiriliyoruz ama, yinede canli kanli bir anneden okumak daha keyifli ;)

    YanıtlaSil
  7. hülya sen kapmışsın bu işi:)) insan oğlunun ne istediini kaptımı,tamamdır.Arada acıkcık kandırma oluyor,büyüncede oluyor:) sanırım sonrada olucak:)öpüyorum sizi:)

    YanıtlaSil
  8. merhaba hülya...bloğumuza bıraktığın adresinize girip,inceledim bloğunuzu.önce bebeğin,sonrada bloğunuz hayırlı olsun.güle güle,sağlıkla büyütün bebeğinizi.bebeklerin ilk zamanları,seninde dediğin gibi zor oluyor,anne tecrübesiz,birbirlerine alışmaya çalışıyorlar derken,içgüdüsel olarak çözümler üretiyor insan.ama biraz aylar ilerleyipte,hareketlenmeye,hafif hafif sesler çıkartmaya,helede gülümsemeye başladılarmı,her şeye değiyor,bütün yorgunluğunu unutturuyor insana.tekrar hayırlı olsun,sağlıkla,analı-babalı büyüsün oğlumun adaşı;)merak ettim,nereden buldun bloğumuzu?ve beğendinmi?;)sana kolay gelsin..şükran(pasaoglum.blogspot.com)

    YanıtlaSil