20 Eylül 2008 Cumartesi

Ç.A.S, S.A.O.S ve Özeleştiri

Tuna tam 2,5 aylık oldu artık. Ben de tam 2,5 aydır anneyim. Bazı şeyleri farketmem, kendimi yeniden keşfetmem, hatalarımı, salaklıklarımı farketmem için yeterli bir süre oldu bu.
Kızlar yaa, meğer benim içime bi kocakarı kaçmış. Beni esir almış ve yönetmeye başlamış meğersem. Açıklayayım:
Bizim Tuna efendi malum minyatür bi bebek olarak doğdu. Ben daha hamileliğimin son günlerinden beri hep "bu çocuk zayıf" diye deli oluyordum hatırlarsanız. Tabi doğumdan sonra eve gelen misafirlerimiz de benim bu saykoluğumu deşip durdu. Ev sahibimiz bir yandan "Ayy çok ufakmış ama merak etme çabuk büyür" derken içten içe vah vahladı. Gözleri başka ağzı başka söylüyordu. Başka bi arkadaşımız da "ay bizim kız 4,5 kg doğmuştu bu ne beee? " dedi yüzüme karşı zönk diye. İşte şu an hatırlayamadığım başka başka acınaklı cümle daha. Türk insanı bebeğin de hatunun da katmer katmer olanını tercih ediyor anlayacağınız.
Geçen 2,5 ayda ben bir montofon ineği şeklinde emzirdim, gece süt sağdım, Tuna artık doyup da emmeyi bırakınca da resmen çocuğun gırtlağından aşağıya biberonla süt akıttım. Böyle böyle 2,5 ayda 5,900 gr'a ulaştı. Ama benim gözüm doymadı hala. Yani doymamıştı.. Geçen hafta sabaha karşı emzirirken yanan ışıktan sonra titredim ve kendime geldim. Tuna artık normal ebatta bir bebek olmasına rağmen ben hala savaş çıkacak da sütsüz kalacakmışız gibi süt sağıyordum. Kileri tıka basa pirinç, bulgur dolu tipik Türk kadını olmuşum da haberim yok.
Tabi benim bu paniğimde büyüklerimizin payı büyük. Zira orta yaş üstü tüm kadınlar bebeğin en büyük derdinin açlık olduğunu sanıyor. Zaten onların zamanında gaz çıkarmak, gaz sancısı gibi şeyler de yokmuş biliyor musunuz? Tuna her ağladığında annem emretti: "Emzir". Ee emzir emzir bir yere kadar, Tuna artık emmekten vazgeçince ağlamaya başlayınca bizde bir panik bir panik. Eyvah memelerde süt bitti, ÇOCUK AÇ..... Meğer ben resmen gereksiz yere mama vermişim çocuğuma. Gerçi hepi topu 8-10 kere o da her seferinde 30-60 cc falan verdim ama olsun. İşte bu paniğin adı Çocuk Aç Sendromu. Ç.A.S. Gereksiz yere mamaya sığınmam da süt pompalayıp depolamam da hep bu sendromun semptomları. Neyse ama atlattım.... sayılır... Buzlukta hala 5X100 cc sütüm var ama onları da atmaya kıyamıyorum, ya bir gün grip olursam, ya süt bir günlüğüne de olsa kesilirse, ya deprem olursa, ya sel basarsa, ya ben delirirsem falan :)))
Sendromlardan sendrom beğenin.
Diğeri de S.A.O.S.-Sevgilim Anne Oldu Sendromu. Evet bildiniz babalar yakalanıyo bu hastalığa. Bizim baba 20 gün falan kendine gelememişti.
Biz hatunlar gebelik testinde çift çizgiyi görür görmez başlıyo havaya girmeye. Hormonlar da sağolsun derhal anne oluyoruz ama babalara ancak doğumda dank ediyor gerçekler. Blogumu okumadığını düşünüp yazıyorum hayatım, babamız artık oğluna aşık ama ilk zamanlar resmen depresyona girdi. Benim öyle baby blues, post-natal depresyon falan yaşayacak fırsatım olmadı pek. Sağolsun babamız onu da benim yerime denedi. İkimize de yetti.
İki sendromda da sona geldik sayılır. Ben paniğimi aştım, yanımdayken bile "acaba aç mı" diye dört dönmüyorum. Babamız da artık seneye yapacağımız tatilin hayalini kuruyor, 3 kişilik hayatın tadını çıkarıyor. Şimdi herşeyin daha da iyiye gideceği 3. ayın dolmasını bekliyoruz.


Babasının kollarında uyuyan Maymuncuk.

6 yorum:

  1. Sorma Hülya'cım, aynı şeyleri çok iyi biliyorsun ki ben de yaşadım, hatta daha abartılısını. Geçen Pazar İngiltere'den kayınvalidemin gelmesiyle değişti herşey. Detaylı olarak blogumda anlatıcam ilk fırsatta ama kısaca şöyle söyleyeyim ki meğer ben de gereksiz yere vermişim mamaları. Haftada 3-4 defa da olsa verdiğim mamaları tamamen kestim bu hafta, akşam saatlerindeki doymayıp da kıyametleri koparma krizlerini de aştık gibi, zira kayıvalidem iyice emdikten sonra hala ağlıyorsa boşver bir öğün de eksik içsin, niye bu kadar kafaya takıyorsun anlamadım dedi. Bu yabancıların rahatlığına hayranım, gayet iyi doyuyor, gayet sağlıklı ve kilosu da çok iyi diye diye rahatlattı beni kayınvalidem. 2 gündür çok iyiyiz maşallah, artık o istemiyor ben tıkıyorum ağzına memeyi, süt artıyor yani anlayacağın. Ama sağmıyorum yine de, artık Anadolunun köylerindeki kadınlar gibi acıkınca memeyi daya, doyunca bırak, bir daha acıkınca tekrar meme ver... şeklinde yaşamaya karar verdik, gayet de iyi gidiyor:)

    YanıtlaSil
  2. hülyacım hepimiz aynı yollardan yürüyoruz valla:) kimimiz koşarak,kimizim emekleyerek ama geçiyoruz bir şekilde:) maşallah sen çok iyi gidiyorsun.ben senin zamanlrarında kendimde diildim hala,hoş benim biraz uzun sürdü:) aman maşallah diyeyim aynen böle huzurlu ve sakin devam:)

    YanıtlaSil
  3. sagolsun türk annelerimiz ve kadinlarimiz yeni annelere cogu zaman destek degil köstek olabiliyoröar, hani bende öyle minik dogmus bebeklere icten gelerek ay büyür bebegin kiloda alir diyenini görmedim, ee tabi buda dogal olarak o lohusa anneyi psikolojikmen yipratiyor oda yetmiyor bir bakmissin onlar gibi olmussun :) bende cevreme pek kulak asmamaya calisiyorum , zayif bir hamilelik geciriyorum diye kayinvalideden tut görümcelere vede diger aile fertlerine kadar herkesten isittim ayy senin bebek fare kadar cikacak diye, simdilerde yatip kalkip diyorum canim kizim söyle bi 3,5 kg ciksada herkese göstersek diye :) bu is emzirmedede böyle olcak eminim, ama koyvermek yok, cizmek yok :D

    YanıtlaSil
  4. tam bu yazının üstüne bi komşu kadınla şöyle bir diyalog yaşadık. ben tuna'yı pusetine koydum egzdirmeye çıkarıyodum
    - ayy çok tatlı maşallah. aa bak annesi meme arıyor(bizim oğlan elini emiyodu o ara)
    -yok yok kulağına kadar doyurdum da çıkardım ben onu.
    - ay yavrumm ne bilir ki o doyduğunu..
    yaa teyzelerimizin mantığı bu işte. bebekler zalaktır. doyduğunu da bilmez, hatta hiçbi bok bilmezler. onlar yerine biz daha iyi bilir ve karar veririz. kaynana semra'nın oğlu ata'ya dediği gibi. "Oğlum ata. sen aşık olmadın. olsan ben sana söylerim. "

    YanıtlaSil
  5. genel olarak türk milletinde bir aç kalma korkusu vardır zaten. ramazan gelir, marketlerde millet manyak alışveriş yapar. niye? ya aç kalırsak...
    ben de aynı yollardan geçtim doğrusu. bizimki iribaş doğmasına rağmen aynı diyaloglar yaşandı. hala ceremesini çekiyorum. memesiz uyuyamıyor... aman deyim :)

    YanıtlaSil
  6. Haha süper anlatmışsın süper valla üstüne söylencek şey yok aynılarını ben de yaşadım ama bana yaşatan kocakarılar değil aptal bi doktor bozuntusuydu...

    Öpüyorum tatlı Tunacığı...

    Sevgiler..

    YanıtlaSil