9 Kasım 2008 Pazar

4.Ay, Family Bath ve Oturan Boğa'm

 
Blog işi ev ödevi gibi oluyor bazen. Uzun bir süre yazmayınca kendi kendime zayıf not veriyorum. Sanki milyonlarca kişiden oluşan bir okur kitlem varmış da insanların beklentilerini karşılayamamış gibi hissediyorum. Geçen hafta idareten birkaç foto attırıverdim ortaya ama beni de tatmin etmedi. Zira anlatacak çook şeyim, yazacak az zamanım var. Zaman şu an benim için altın değerinde.
 
Öncelikle Tuna artık 4 aylık oldu. O, Godot'u bekler gibi beklediğimiz meşhuuur 4.aya gelmiş bulunuyoruz. Gaz sancıları 120 gün sürer diyorlardı, bugün 122.gün oldu. Tuna hala mız mız. Gerçi bir süredir gazla ilgili bi sorunumuz yoktu ama hala bazen de olsa iki pırt için yaygarayı koparıyoruz. Geel 123,124,125...
 

Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere Tuna muhteşem tatlı, lokumsu bir şey oldu. "En çok annenin nazarı değermiş", değsin. Oğlumun gözlerine ve bakışlarına hastayım. İnsanın içine işliyo valla. Sanırım dayısına çekmiş. Babasından da bende o delici bakışlar yok vallaha.
 

Bu hafta Tunişko'mun 4.ay kontrolü vardı. Eve gelince "Aaa bunu sormayı unuttuuum!" dememek için, bu kez uzuuun bir soru listesiyle gittim muayeneye. Önemlilerini yazayım. Öncelikle ebadımız 6950 gr ve 62,5 cm olmuş. Mummy'nin tatlı tombişi Ece Hanım hala en tosuncuk blogger :))
4.ayı bitirmiş her anne gibi ben de ek gıda işin sordum önce. Gerek yokmuş şimdi. Anne sütüyle çok iyi kilo aldığından ek gıdaya da yeni şeyleri tattırmaya da gerek yok dedi doktorumuz ama ben bu hafta iki defa tadım günü yaptım. Birinde bir çay kaşığı yoğurt birinde cam rendede püre haline getirdiğim bir parçacık elma yedirdim. İkisini de yaladı yuttu. Benim oğlan ya iştahlı ya da -söylemeye dilim varmıyo ama- pisboğazın teki. Oğlum böyle giderse gurme olma şansın hiç yok, baban gibi seçici ol biraz.
Tuna suyu ve banyoyu hiç sevmeyen bir çocuk. İlk aylarımız gaz sancısıyla bölünen gündüz uykularından ibaret olduğundan ve her banyosunu uyku delisiyken yaptırdığımızdan olsa gerek, banyoya girdiği anda bir kıyamet ki sormayın. Doktorun önerisi şu oldu:
- Duşun altında al çocuğunu kucağına; babası da yıkasın.
- ???????????
Tuhaf ama mantıklı da geldi. Biz aynen dün bu yöntemi uyguladık. Gavurun family bed'ini biz dötümüzden anladık, oldu mu size bir family bath.
Tuna bu sefer biraz daha az ağladı ama gene de sevmedi bu işi de. Benim gibi bir su kuşunun oğlu sudan hazetmesin. Olcak şey değil. Gene dayıya çekmiş diicem, dayısı alınacak.
Tuna artık biraz destekle oturuyor. Hatta sırtüstü yatırınca çok rahatsız oluyor, bir süre sonra mızır mızır sesleniyor. Ters dönmüş tosbağa gibi hissediyor sanırım kendini. Hal böyle olunca ana kucağında falan pek durmak istemiyor. Oturur vaziyette ehh birkaç dakika oyalanıyor ama o zaman da karşısına dikkatini çekecek bişeyler koymak gerekiyor. Birkaç defa TV karşısına oturttum, bir umut dikkatini çeker bişeyler diye ama ı-ıh.(Kınayanı pataklarım valla, 7 kg'lik ağırlık tüm gün kolda taşınmıyo) Sadece bazen müzik kanalları dikkatini çekti, o kadar.
Müzik demişken, muayenede doktoru pek eğlendiren bi şey oldu. Bizimki muayene masasında dımdızlak kalınca kopardı yaygarayı. Ben de "aaa annecim bak bak ne var" diyip cep telefonumdaki müzik listesini çalmaya başladım. Birkaç şarkıya tepki vermedi, Şebnem Ferah-Sil Baştan'ı duyunca kesti sesini. Ben hamileyken çok dinlemiştim Şebo'yu. Belki ondan belki tesadüf, Şebnem Ferah'ın en minik Fan'ı artık benim yaramaz oğlum.
Havalar soğudukça Tuna'yı nasıl giydireceğim meselesine kafa yormaya başladım. Doktor teyzemiz bu konuda da aydınlattı bizi. Bebeklerin üşüyüp üşümediği burunlarından anlaşılırmış. Ellerinden ayaklarından değil. "Kat kat penye giydirsen yeter, fazla abartmaya gerek yok" dedi.
Bu arada annemsiz 2 haftayı devirdim. Sabahtan akşama kadar Tuna'yla olmak çok yorucu ama muhteşem.Her sabah yeni bir modelde uyanıyor. Bakışları, el hareketleri, oyuncaklara tepkisi,sesi vs her gün değişiyor.Buna tanıklık etmek çok güzel ama bazen dayanılmaz da oluyor. Geçenlerde Rahşan'la konuşurken resmen şunu söyledim:"Ulan deli mi dürttü de çocuk yaptık, kocalarımızla mutlu mesut yaşıyoduk"
Neyse ki bu delirme hallerim çok kısa sürüyor. Bir şebekliği yetiyor, o sözlerin ağzımdan çıktığına pişman ediyor beni kerata:)) Akşam babası gelince de yatırıncaya kadar ilgileniyor. Hatta sıklıkla o uyutuyor. Ev işleri biraz sekteye uğruyor tabi. Temizlik için pazar günün, yemek yapmak için de Tuna'nın uyuduğu saatleri beklemek zorunda kalıyorum. Tuna uyuduğu zaman da uyuyayım mı, yemek mi yapayım, kahve mi içeyim, -af buyrun-zıçayım mı, post mu gireyim??? Beni anlıyosunuz di mi?
Hadi kalın sağlıcakla.

15 yorum:

  1. Tatlı tombişinin boyuna, kilosuna maaşallah. Kaşlar, gözler.. çok yakışıklı olacak çok:)

    YanıtlaSil
  2. Hem de nasil anliyorum. Mesela simdi Neva uyudu. Ben de otursam cayimi alsam elime, kendi keyfimce birseyler yapsam istiyorum ama ne gezer, isler beni bekliyor. Oglen oldu daha kahvalti masasini bile kaldiramadim. :-)

    Tuna cok tatli olmus ama hakkaten. Gozler nefis. Family bath olayina da bayildim. Hem dusunsene bir kere de ucunuz de banyo yapmis oluyorsunuz boylece. Malum bu ufakliklardan sonra banyo yapmak bile luks oldu.

    YanıtlaSil
  3. tunacik kocaman olmus artik...masallah masallah..
    bu arada düsüncelerimi dillendirmissin hülyacim, bende aynen diyorum arada kizim huysuzlandiginda yada uykusuzluktan ayakta uyurken ama bizim bicir kendi kendine yatagin icinde ellerini kesfederken yada gülmeyi bile bilmezke yüzünde bir gülücük belirdiginde aklimdaki o negatif seyler kanatlanip ucuyor yok oluyor..

    Bu arada su üsüme meselesine gelince bizim buradada doktorlar israrla diyorlar cocuklarin üsüdükleri burundan ve elden belli olmaz ayaktan belli olur kesinlikle ayaklar sicak tutulmali diye.. Simdi anlamadim ben bu isi !*?

    YanıtlaSil
  4. maşallah tunişhe:)
    annesi sende koy ver gitsin ev işlerini:))) kendine zaman ayır,yoksa olmuyor,kafa bir gidip bir gelmeye başlıyor.Ev işlerini ölmiycek kadar yap gerisini koyver derim ben :)

    YanıtlaSil
  5. sanirim ben de anlayabiliyorum... Ama Hulya be, bu adam da cok lokum bisi dedigin gibi, insan bakmaya doyamiyor valla.. Massallah diyorum soyle en okkalisindan yine!

    YanıtlaSil
  6. Ha güzelim gayret geleceğin sumo güreşçilerini biz yetiştirecez:))Bu arada Tuna da Ece gibi hacıyatmaz olacak demek...Oturmaya başladığından beri altını açarken bile kıyamet kopuyo...Anacım bak huyu huyuna boyu boyuna kilosu kilosuna biz bunları blog kertmesi mi yapsak?:))))))))

    YanıtlaSil
  7. esincim
    ben de annamadım valla bi şey. her ihtimale karşı ayaklarını da sıcak tutmaya çalışıyorum. tulumların içine de çorap giydiriyorum.
    mummy
    valla olur mu olur. ben de ece hanımın hastasıyım zati. du bi de tuna'ya sorayım. o mina ve melek güneş'i de pek beğendiydi:))

    YanıtlaSil
  8. Valla hülya dediğin gibi her geçen gün çok tatlı oluyorlar. İzmirde havalar serin herhalde örgü yelekleri giymeye başlamış tuna efendi. Antalya da havalar böyle giderse bizim örgü yelekler hiç olmayacak. Gerçi kilodan dolayıda olmayabilir. Valla kilo konusunda sanırım benim oğlan önde gidiyor 17 sinde dr kontrolümüz var 4 aylık olacağız 9.5 kilo demesinden korkuyorum gerçi bu ay umutluyum ama. Aman sağlıkları yerinde olsunda.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Hülya senin oğlan da pek bi çapkın canım. Tüm blogger kızlarına göz koymuş, noluyo lan???

    YanıtlaSil
  10. Merhabalar;
    Öncelikle verdiğiniz yoğurt yapma tekniği için çoook teşekkür ediyorum.Sizin tarifle oğluşuma harika yoğurtlar yapıyorum.
    Tuna beye gelince maşallah Allah nazarlardan saklasın çook tatlı..
    sevgilerr..

    YanıtlaSil
  11. hulyaaa seninle elf in bahsettiği mtk ya gidelim birgün ya:) nasıl olcak bilmiyorum ama :))

    YanıtlaSil
  12. güldemcim gidelim de tam koordinatları alalım önce. mtk çok dik yokuşlu manyak bi site. benim tosuncuk henüz yürüyemiyor malum. yolun yarısını falan kucakta taşımak gerekiyo bazen. haberleşelim de havalar soğumadan gidelim. hatun andy wawa diyor 3-4 ytl diyor yahu

    YanıtlaSil
  13. hanımlar, hanımlar sakin!!! :)
    veriorum koordinatları. izsu fatura ödeme var. onun üstündeki dükkanlardan ikisi devamlı açık. önünde çooook büyük sepetler var. ordan deşmece seçebilirsiniz. bazen sadece bebek giysisi atıolar oraya, bazen de bizim için falan. daha detaylı adresi size gn verebilir. o daha ii bilio. öptm sizi..

    YanıtlaSil
  14. hülyacım tuna hakki bir lokum olmuş .oh bi ısırmalık hamburger sanki
    objektifleri nasıl da biliyorlar , bora da poz vermeye bayılıyo..
    sana çok katılıyorum bebek uyuyunca biz de mi uyucaz, yemek mi yicez, pc ye mi oturcaz yoksa diğeri mi?? bazen ben de deli gibi oluyorum..
    kıyafet ve hava konusuna gelince biz çok nadir de olsa geceleri şöyle 1 saat falan klimayı çalıtırıyorum, içine bi askılı badi çorabını ve tulumunu giydiriyoum hırkaya daha geçmedik , ben de burnu ve ayakaları üşüdüğünde bebeğin üşüdüğünü duymuştum.. aman önemli varlıklarımızı üşütmiyelim..
    çok öpüyorum hülyacım

    YanıtlaSil
  15. evet benim oğlanıda salamam oralarda malum:) salsam yokuş aşağı tam gaz gider valla kontrol yok ya adamda:)))) kucağımda da taşıyamam artık herif oldu malum:) en iyisi ben yanlız geliyim seninkini iki kişi taşırız bi şekil:)ben sonradan hatırladım bir ara iş için gidiyordum çoook sene önce:) ama gn den alalım bakalım ki tam nokta atışı yapalım:)

    YanıtlaSil