5 Aralık 2008 Cuma

5.aydan notlar

Ööle belli bişey yok yazacağım, bi ton kısa not var aklımda. Ben de madde madde takılayım istiyorum.


- Tuna azıcık oyalanır belki umuduyla Tiny Love'un meşhuur oyun halısını aldım. Bütün gün kargo yolunu bekledim, sözde halıyı kuracaktım, Tuna'yı üstüne yatırıp ben de keyfime bakacaktım. Geldi, paketi hevesle açtım, kondurdum salona. Attım Tuna’yı da içine. Herif birkaç dakika merkalı meraklı oyalandıktan sonra korku içinde ağlamaya başladı. Zaten sırtüstü yatmaktan zerre hazzetmeyen kuzu, katıla katıla ağladı. Kıç üstü oturttum ben de. Bir süre ööle oyalansa da desteksiz sadece birkaç dakika oturuyor, sonra cumburlop bir tarafa kaykılıyor. E yüzüküyon yatınca da bir süre sonra yoruluyor. 3 ucu pis değnek işte. Allaam yarebbim şimdi de kıç üstü uzun süre otursun diye 6.ayı bekliyoruz. Oyun halısı hala zöbek gibi salonda duruyo. Her gün bir adım bir adım yaklaşıp sevdirmeye çalışıyorum


- Bizim oğlan sadece ayacıklarından üşütüyor. Aynı ben; aynı babası. Ben de gün içinde mutlaka patik giydiriyorum. E ağzı da selli malum. Hoop boynuna da bi önlük takınca oluyo sana bi topaç. Küçük mamunum benim, koca adam gibi oturuyon ama cücesin sen cüce.



- Bugün 5.ay kontrolümüz vardı. Kilomuz 7550 gr, boyumuz 64,5 cm olmuş. Boy 50lik percentilde, kilo da 75in bir parmak altında. Fotoğraflar sizi yanıltmasın Tuna öyle aman aman şişman bi çocuk değil. Hülya Avşar tesellisi gibi olacak ama kamera onu şişman gösteriyo sadece. Bir de geçenlerde doğum fotoğraflarının karıştırırken fark ettim benim oğlan gayet yanaklı bi insan. O minyatür halinde bile yanaklar “gel beni ısır, parçala,yut” diyor. Anasına çekmiş işte. Ben de 50 kg iken bile yanaklı bi hatundum. (kilo mevzuu burada soyaçekimi özetlemek için açıldı ve hemen kapandı, zira hala 9 kg fazlam var)

- Dedim ya Tuna öyle ağzında emzik, tavana boş boş bakarak yatan bi çocuk değil. Var öyle bebekler hatta ben bir tanesini bugün muayenehanede gördüm. Ana kucağını koydular sehpaya, çocuk gözünü baya baya (ki daha 4 aylıktı) kendi kendine uyukladı, uyandı. Hiç mi sesin soluğun çıkmaz be adam! Ya benimki cingözün önde gideni bayrak sallayanı ya da öteki türkü çocuklar ilerde moron olacak emin dilim.

- Daldan dala geziniyorum ama ek gıdaları geciktirmek istememin bir diğer nedein Tuna’nın adam gibi oturabilmesini beklemem. Kendisi malum yatmıyor, kucağıma alıp tersten ne kadar yedirebilirim meçhul. Oto koltuğu arabamıza sabitlenmiş durumda, tak çıkar zor iş. İlk ek gıdalarını mızırtı içinde yerse sonumuz banyo sorununa dönüşebilir. Bu yüzden bir ay içinde mama sandalyesi almak istiyorum.Doktor amca “oturtmakta sakınca yoktur” buyurdu ama hangi sandalyeyi alcam? Tuna’nın halısı salonun; park yatağı yatak odamızın; ana kucağı odasının tam ortasına konuşlanmış durumda. Bi mutfak kalmıştı ırzına geçilmemiş ferah ferah gezdiğimiz; onu da devasa bi mama sandalyesiyle kapatmak istemiyorum. IKEA’nın antilop modeli tam bana göre ama onda da eğim yok. Tavsiyelerinizi acilen dürtüklerseniz pek bahtiyar olurum.


- Oturtmak demişken karşınızda Tuna’nın yeni oyuncağı; Hoppala. Ecnebicesi Jumper.
Tek kelimeyle bayıldı. Ama yer cücem içinde dosdoğru duramıyor. Önüne ufak bi yastıkla destekleyince, biraz da sallayınca pek sevdi. Bu hafta içinde zaten ilk defa parka götürüp salıncağa bindirmiştim, onu da sevmişti.

- Bir de bu ay öğrendim ki erkek bebekler kızlardan daha geç gelişiyor. Bizim koca dötlü hala totosunu kaldırıp sırtüstü pozisyondan yüzü koyuna dönebilmiş değil. Konuştuğum tüm erkek anneleri de aynı şeyi söylüyor. Kızlarsa fıldır fıldır dönüyomuş. İstisnalar vardır elbet ama bizimki azıcık tembel çıktı. Bunda benim sürekli majestelerini kucaklamam, kendilerinin de bir hacıyatmaz olmasının katkısı olduğunu düşünüyorum. Bu hızla gidersek adam 15 aylıktan önce yürümez valla. Gerçi eller kollar manyak hareketlendi ama.



- Tuna bir de acayip dillendi bu aralar. Yalnız kaldığında bi çığlıklar, bağırışlar sanki Pavarotti. Sesini deniyo, çıkardığı sesleri dinliyo. Haadiii başlıyo gene bağırmaya. Bir de emdikten sonra genizden buğulu bi “uuuu” sesi çıkarıyo. Keşke denk getirip kaydedebilsem ama o kadar tatlı oluyo ki onu izlemek, elim gitmiyo kameraya.

- 6.aya girerken Tuniş’imin karakteri de az çok belli olmaya başladı sanırım. Doktor muayenesinde steteskop biciklerine değdikçe kikirdeyen, hemşire teyzelerini bakışlarıyla gülümseten, onalara yampirik gülücüklerle karşılık veren, uykusunu almışsa şebek gibi gülerek uyanan, gezmeye çıkardığımda gözünü bile kırpmadan etrafı izleyen mutlu, huzurlu, meraklı bi kuzucuk o..Kolik sancıları, büyüme sancılar hepsi geride kaldı. Şimdilik iki şey için yaygarayı koparıyo. Bir evde ikimizden başkası varsa (babası dahil) uykuya dalamayıp dellendiğinde. Bir de banyo yaptırırken. Gene de bağırış çağırış içinde haftada 2 kere yıkıyoruz. Keşke suyu sevse de hala havalar güzelken 3 kere falan yıkayabilsem. Neyse fazla huzursuz etmeye gerek yok.



- Bir de öğrendim ki anne baba huzurluysa, ses tonlarını, evdeki elektriği ve atmosferi iyi ayarlıyorsa aynen bebek de huzurlu oluyor. Beni bilen bilir, normalde cazgır ve cadıyımdır. Ama anne olduktan sonra kendimi çok törpüledim. Uykusuzluktan ölsem de, kollarım Tuna’yı hoplatmaktan kopsa da babasına bazen çok kızsam da sesimi yükseltmiyorum. Hep alçak tondan, hep pozitif, hep şefkatli olmaya çalışıyorum. Zaten negatif elektriği anında alan bir çocuk. Günlük meşgalelerimizle onu da huzursuz etmenin alemi yok.

- Oooo çok uzun yazmışım. Son paragraf aklıma bişey getirdi. Bir dahaki yazımın konusu “Anneliğin getirdikleri & götürdükleri” olsun. Anneler cilalayın hafızaları, hepinizi bir sobe daha bekliyor ona göre ;)

7 yorum:

  1. ooo bunlar daha iyi günler bizim evde yiğitin eşyalarından adım atacak yer kalmadı.en son salıncakta sallanmayı seviyo diye gittik salıncak aldık adam bir kere doğru düzgün sallanmadı.neymiş efendim parkta kalabalıkta sallanacakmış.bizde şimdi salıncağı koyacak yer bulamıyoruz.Mama sandalyesine gelince tepsili almaya özen göster.kılıflarıda rahat çıkardılıp yıkanmalı.oturma kademeleri ayarlanabilir,ikiye katlanabilir ve kendinden emniyet kemerli olmalı.evet erkek çocuklarının motor gelişimi kızlara göre daha yavaş.benim kuzu 18 aylıkken yürüdü hala sırtını dayamadan yere oturamıyor.onun yaşıtı kızlar hopluyo zıplıyo.

    YanıtlaSil
  2. Yazıyı yayınladım geldim senin bloğa..Sanki haberleşip yazmışız gibi olmuş..Bebelerin bu aralar neler yaptığı ile ilgili madde madde..:))

    O aktivite bilmem neyisiyle bizim kız da hiç alakadar olmadı...Hatırlarsan yazmıştım bir yazımda...Aynı Tuna gibi yatmaya alerjili bir varlık olduğu için kendisi yatarak oynamadı..Oturmaya başlayınca önüne koyduk bizimki Herkül misali onu alıp biyerlere atmaya kalktı kalabalık yapıyo artık diye ortadan kaldırdım..Allahtan ablamın kızından kaldıydı para verseydim kafayı duvarlara vururdum:))

    Mama sandalyesini ben epeyce araştırdım..Evet küçük olanlar var ama çok emniyetsiz geldiler bana..Şu anda değil belki ama Ece biraz daha hareketlenince devirebilir bile kendilerini..Ben chicco'nunkini aldım Bebefix'ten ısmarladım..Önde çift tablası var...Biri çıkıp yıkanıyor..Kılıfı çıkarılıp yıkanabiliyor..Arkası dikleşip yatabiliyor, sandalye kısmı alçalıp yükseliyor vs..işte...Mutfağım çok küçük olmadığı için sorun olmadı..Ama dediğim gibi genelde tüm modellere bakmama rağmen şöyle emniyetli fonksiyonel ve küçük olana pek rastlamadım..

    Sobende bi sonraki yazımıza kaldı artık..Öptüm tatlı Tunişi..

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. yaaa bu çocouk gün geçtikçe daha bir şebekleşiyor ama yanlış anlaşılmasın çok sevimlileşiyor anlamında söylüyorum. aynı oyun halısı bize doğumdan önce hediye gelmişti, ne hikmetse neva oradaki aslana bayılıyor. bir de artık daha bilinçli bir şekilde çıngıraklı ördeğe vurarak ses çıkartıyor. şimdilerde de koyduğum anda halının üstünde yuvarlanmaya çalışıyor :))
    bu arada demek artık tuna bey oturabilecek.. ne güzel yaa, ben de o günleri dört gözle bekliyorum...

    YanıtlaSil
  4. ya o hoppaladan ben de almak istiyorum.Bizimki de tam bir hacıyatmaz,ne yapacağımı şaşırdım.Ona koltuk minderlerinden süper yer yatağı yaptım etrafına bütün oyuncakları dizdim ama malesef durmuyor işte.Zaten bizimki daha oturamıyorda.Durumlar hep aynı yani...Öpüyorum kocaman yanaklarından Tuna'yı:)

    YanıtlaSil
  5. Demet
    yıktın tüm hayallerimi :)
    esracım
    bugün şöyle bişey denedim. beyefendini altını oyun halısında açtım. kapattıktan sonra 15 dakka falan yatıı öölecene. eylemlerim sürecek
    senem
    kız milleti işte ben de 11 aylıkken falan çişşş diye çişimi söylemişim. erkeklerin beyni geç gelişiyo. hatta kimisininki pek gelişmiyo
    birben
    bizimki gibi hacıyatmazlara hoppala birebir. biz toyikiden 55ytlye falan aldık. en ucuzu da oydu zaten. ve gayet de sağlam bi alet.

    YanıtlaSil
  6. Hülya bende ömerden önce çok farklıydım ,ömer beni çok değiştirdi.Son derece şefkatli bir kadına döndüm,ne yaparsa yapsın olayları tatlılıkla halletmeye çalışıyorum ,nerde o herşeye kolaycaık parlayan esin :)
    Tunayıda senide çok öpüyoruz canım,iyi bayramalar....

    YanıtlaSil
  7. Yes undoubtedly, in some moments I can phrase that I approve of with you, but you may be inasmuch as other options.
    to the article there is stationary a suspect as you did in the downgrade delivery of this beg www.google.com/ie?as_q=dvdinfo pro 4.76 ?
    I noticed the utter you have in the offing not used. Or you functioning the black methods of promotion of the resource. I take a week and do necheg

    YanıtlaSil