23 Ocak 2009 Cuma

Uyku serisi - 2 - Tracy Hogg

Okudum, hala okuyorum. Bitiremedim daha, sürünmeye başladı sonlara doğru ama alacağımı aldım; anlayacağımı anladım.
Tracy Hogg, Türkçe'ye Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler olarak çevrilen Baby Whisperer (Bebeklere Fısıldayan) kitabıyla kelimenin tam anlamıyla anneliğin kitabını yazmış. Tuna ilk doğduğunda yerli yersiz saat mefhumu gözetmeden -her bebek gibi- ağladığında, annem sorardı: "Oku bakalım oğlunu ne diyo sana?"
İşte Tracy bacı bize bebeklerimizi "oku"mada yardım ediyor. Başka bir deyişle anneliğin kitabını yazmış.
Tracy(kanka olduk hemen farkındaysanız. bizim Treysi yaw) , her bebeğin belirgin bir karakterle doğduğunu ve bir dili olduğunu söylüyor. Bebekleri temel özelliklerine göre beşe ayırmış. Melek, Kitap, Nazlı, Hareketli ve Huysuz Bebekler. Kitabın en güzel yanı Tracy'nin danışanlarından örneklere çokça yer vermesi. Böylece sizinkinin hangi gruba girdiğini bulmanızı sağlıyor. Tracy'ye göre en şanslı ebeveynler melek ve kitap bebeklerin anneleri. Her ortama uyum sağlayan bu bebekler, akıllı ebeveynlik yönetimiyle iyi birer yetişkin haline gelebilir, ama aksi de mümkün. Yani bir melek bebek 2 yaş sendromuna aşırı öfkeli ve huysuz bir çocuk olarak girebilir. Bu tamamen sizin elinizde.
Kitapta ek gıdalardan, biberon almayan bebeklere, tuvalet eğitiminden yalnızlık endişesine kadar tonla konu başlığı var. Beni kitabı almaya iten yegane başlıksa uyku.
Benim gugıllaya gugıllaya bulamadığım çok önemli sorularımı cevapladı bu kitap. En mühim sorum "Tuna ve daha tonla bebek neden gündüz uykusundan 35-45 dakikada uyanıyor" idi. Şu yüzdenmiş:
Bebekler dahil hepimizin uyku periyodu birbiri ardına gelen uyku döngülerinden oluşmaktadır. Uykuya dalarız, derinleşir ve ortalama 45 dakika sonra REM (Rapid Eye Movements - Hızlı Göz Hareketleri) denen safhaya geçeriz. Bizler farkına bile varmadan atlatırız bu süreci. Ya da uykumuz hafifler kalkar çişimizi yaparız, bir yandan ötekine döneriz ve uyumaya devam ederiz. Gelsin derin uyku safhası, sonra REM, sonra yine derin uyku, REM vs vs... Bebekler içinse bu süreç daha karmaşık. Onlar yeni doğduklarında hafif bir ağlamakla, mızırtıyla geçmeye çalışıyorlar bu safhaya. Biz cahil cühela anneler de "aha uyandı" diyerek hemen memeye tutuyoruz, ya da formül süt veriyorsak biberonu dayıyoruz. Emen bebek haliyle uyuyor ve bu sürecin birkaç defa daha tekrarlanmasıyla bebek, beyninde emme ve uyuma arasında yanlış bir bağlantı kuruyor ve emmeden uyuyamaz hale geliyor. Böylece emmek onun için bir prop yani uyku nesnesi haline geliyor.
Peki ne yapmak lazım? Bir kere Tracy taze annelere iki şeyi şiddetle öneriyor. Biri emzik diğeri kundak. Emzik bebeğin REM'e geçişini kolaylaştırıyor. Muazzam bir emme refleksiyle doğan bebekler için emzik rahatlatıcı ve sakinleştirici bir unsur. Kundak ise benim ilk zamanlar temmuz sıcağında karşı olduğum, sonra yapmak istesem de Tuna'nın güçlenen kollarıyla izin vermediği bir uyku nesnesi. Tracy bebeklerin kollarının sarıldığı zaman kendilerini güvende hissettiğini savunuyor. Yeni doğan bir bebeğin kolları fütursuzca oraya buraya savrulurken yüzüne de çarpıyor ve o henüz yüzüne çarpan elin kendine ait olduğunun farkında bile değil. Bu da birincil talebi güvenlik olan bir bebek için çok rahatsız edici bir tehdit. (Farkındaysanız ikisi de annelerimizin sıkça ısrar ettiği şeyler. )

Tuna burda sadece 3 günlüktü ve elleri böyle havada uyanıyordu sık sık.
Tracy Hogg, yeni doğan bebeklerin -2700doğum kilosunun üzerinde olması koşuluyla- 3 saatte bir emzirilmesi ya da beslenmesi gerektiğini söylüyor. Her bebeğin günde birkaç kez sağılmış süt verilmek suretiyle biberona alıştırılması gerektiğini, böylece ilerleyen haftalarda mide doldurma yöntemiyle daha iyi beslenmiş ve daha uzun süre uyumaya başlamış bebeklere sahip olunacağını söylüyor. Yani gün içinde aldığı süt miktarını artırarak bebeğin geceleri -en azından-açlıktan uyanmasını engellemiş oluyoruz. (Yenidoğanlar için çok ince uçlu biberonlar mevcut. Biberon alan çocuk memeyi bırakır söylentisinin de baktığı binlerce bebeğin bir tekinde bile gerçekleşmediğinin altını çiziyor Tracy)
Peki biz ne yaptık? Hadi itiraf edin her vıyakladığında en kolay yolu seçip emzirip uyuttunuz di mi? Ben öyle yaptım. Aslında ilk haftalarda çok güzel bi çizelge yapmıştım Excell'de. Tuna 2700 gr'ın altında doğduğundan ben 2 saatte bir emziriyordum. Gece yatmadan ve gün içinde birkaç kez mide doldurma yöntemiyle tıka basa doyuruyordum ve hakkaten de 4 saatlik periyodlar halinde uyuyordu Tuna. Ama sebepsiz uyanmaları, saatlerce uyanık kalmaları falan çoktu. Sebebini yeni yeni Tracy sayesinde anlıyorum.
Bir kere Tuna, Nazlı Bebek sınıfından. Yani ışığa, sese, dış uyaranlara aşırı hassas. Çevresindeki insan sayısı arttığı anda rutini bozuluyor. Değişimlere açık değil, ortamdaki en ufak değişiklik bile hayatını alt üst etmeye yetiyor. Hakkaten de Tuna daha hastanedeyken bile perdeleri çekip ortamı karartmak zorunda kalmıştık. Gözleri tam açılmamıştı ama camdan sızan ışığa kaşlarını çatarak tepki veriyordu. Eve geldikten sonra da uyurken bile ışığa sinir yaptı çok kereler. Derin derin uyurken yoldan geçen karpuzcunun sesine, hızlıca çarpan kapıya, ona buna şuna asabileşti.
İlk zamanlar eve gelip gidenlerin sayısı çoktu haliyle. Ne zamanki evin nüfusu artsın Tuna o gece çok geç uyuyordu. Ben kendi yorgunluğum ve stresim ona yansıyor sanıyordum meğer bizim oğlan kendi stresini kendi yaratır hale gelmişmiş o vakitler :)
Tuna o kadar günlük rutinine bağlı bi bebekti ki Pazar günleri babası evdeyken bile şaşırıp kalıyordu. Öyle ya iki kadından biri -memeli olan- annesi; diğeri -anneye benzeyen- de anneannesiydi. Bu adam da neyin nesiydi? İlk günlerde girdiğim bir post vardı. Tüm gün uyutmak için uğraştığımız Tuna'yı ekmek yapma makinesinin titreşimiyle sakinleştirmiştik. İşte o gün de o pazarlardan biriydi.
Nazlı kuzu, başka eve gittiğimizde de huysuzlanıyordu. 20.gün babaannesine gitmiştik de vıyıl vıyıl susmamıştı. Nöbetçi eczanelerde gaz ilacı araya araya bi hal olmuştuk. Meğer derdi gaz değilmiş, sadece "bizim ne işimiz var burda" diyormuş. Tabi temelde güvenlik isteği var.

Tuna sırtüstü yatırınca silkelenerek uyuyordu ve şu pozisyonda saatlerce uyuyordu. Kundak yapsaydım tee en baştan böyle maymuncuk gibi uyumak zorunda da kalmazdı yavrucuk.

Yine eski bir post. Antalya'dayız ve akran oğullarımızı tanıştırmak için Gaye'deyim. Tuna o gün kendini aştı, kucağımdan indirdiğim anda ağladı durdu. Saatlerce kucağımda kaldı. Tedbil-i mekan batmıştı gene bizim oğlana.
Bu kadar güvenlik sorunu yaşayan bi çocuğu daha 2 aylıkken ameliyat masasına yatırırsan o da üstüne kadayıfın kaymağı olur tabi.
Tuna'nın dış mekanda ne kadar huysuzlaştığına en son Rahşan tanık oldu. 2 gün boyunca kucağımdan inmedi resmen. Tek bir gündüz uykusu bile 30 dakikadan uzun sürmedi. Hep ağlayarak uyandı falan. Pusette bile uyumadı düşünün artık.
Bir nazlı bebek annesi olarak ne yapmam gerek peki? Evden çıkmadan aynı rutini mi yaşayacağım, eve misafir kabul etmeyecek miyim? Elbette hayır. Eve gelip giden konusunda biraz titiz olmam, dışarı çıkacağım saatleri Tuna'nın uyku saatlerine göre düzenlemem, yine de gittiğim yerde karşılaşacağım "sürprizlere" karşı hazırlıklı olmam gerekiyor. Oyun halısını ilk aldığımda korkarak ağlamıştı Tuna. Ona bu kadar renkli uyaran "çok fazla" gelmişti. Ben de halıyı inatla ortadan kaldırmayıp alt açması halien getirdim. Tamm bir ay uğraştım halıyı sevsin diye. Bir aydır Tuna halısını çok seviyor, 1 saat kadar kendi kendine oyalanıyor. Yani Tuna'nın yeni şeylere alışması için gereken tek şey "zaman"
Bebeğimin huyunu suyunu bildiğim için en azından başıma gelecekleri tahmin edebiliyorum şimdi. Ruhun şad, mekanın cennet olsun Tracy!! (2004te cilt kanserinden yaşamını yitirmiş ne yazık ki)

(Yani ben onca zaman gazı koliği var sandığım çocuğumun dilini çözememişim resmen. Kucağa alınca sustuğu ve kolayca uyuduğundan o vakit bu vakit hep kucakta uyutup yatığa yatırıyorum. Yani Tracy'den önce yatırıyordum. Uyku konusunda attığım dev adımları sonraki postta etraflıca anlatacağım.)

16 yorum:

  1. Hakkaten ruhu şad olsun.
    Okumuş bitirmiş biri olarak, umuyorum şu dilinden anlama olayını kısa surede kapabilirim.
    O kadar beynime işlemişki bu konu, gecen gece ruyamda oglum (2 yasındaymis) bana: sen beni dinle, ben seni dinleyeyim diyordu.
    Biliçaltı sen nelere kadirsin :)
    Öptüm Hülyacım.

    YanıtlaSil
  2. Hulyacim, Tracy ablanin kesinlikle High Need bir cocugu olmamis bu biir :)) Kendisine bir high need baby diliyorum en kisa zamanda :P Anya veKonsya"yi haritada aramaya baslayacagina eminim:)

    Ayrica plastik ve adi uzerinde "yalanci" emzik ve yine plastik biberon oneriyor olmasi sebebiyle esefle birlikte kiniyoruz bu da iki:D

    Yadaki yoruma baktim da, olmus mu bu abla? ruhu sad olsun falan..

    Ben sahsen herkese Elizabeth Pantley ve Dr. Sears'i oneriyorum. Daha "dogal" ve "gercekci" oneriler veriyorlarmis gibi geliyor. Mesela Tracy Hogg ya da benzerlerini okudugumda, "aaa benim hatammis, soyle yapmisim boyle olmus, keske sunu deneseymisim" gibi duygular uyanirken, EP ve Dr.Sears'i okudugumda, cocugun yapisi, olmasi gereken buymus, gecici ama dogal bir sureymis gibi hisler duyuyorum :))

    YanıtlaSil
  3. ya bu traycy teyzem neymiş bu kadar yaa, ben bebek psikolojisi hakkında bu kadar ayrıntılı yazdığını düşünmemiştim ve google da aramadığım makale kalmamıştı bu konuda.uyku problemimizi de doyarak çözdük biz ama değişen ortamlarda hala sapıtıyoruz:)alalım bakalım bizim bebiş hangi kategoriye giriyor:)

    YanıtlaSil
  4. kiraz
    üzgünüm ama şunu söylemek zorundayım. hamileyken okusaydım bana pek bişey ifade etmezdi bu tip kitaplar. çoğu şeyi tecrübe ederek bulacaksın.
    esra
    valla ben emziğe de biberona da karşı değilim. emzik bebekleri sakinleştiriyor. biberonsa anneye kısmen özgürlük sağlıyor. ayrıca tracy hogg bebeklerin doğasını değiştirmeyi değil onları daha iyi tanıyıp ona göre çözümlere ulaşmamızı sağlıyor. ve evet "ben bu hataları yapmışım" çok dedim okurken. çünkü yaptım. evet bazı süreçler doğal olarak ilerliyor ama çoğunu engellemek mümkünmüş. hatta 6,5 aylıkken bile geri dönüşler mümkün.
    birben
    oku valla ama senin oğlan zaten sorunsuz bebek kategorisinde bence.

    YanıtlaSil
  5. MERHABALAR VALLAHA BENİM KIZIM VE SİZİN OĞLAN HEMEN HEMEN ADAŞ ARALARINDA GÜN VARKI VAR.BENİM BEBİŞİM UYSAL VE ÇOK HUZURLU ALLAH HERKESE NASİP ETSİN.
    TANIŞIP LAFALAMAK YAZIŞMAK İSTERİM .OĞLUŞUNUZU ÖPÜN BENİM YERİME.SAYGILARIMLA ...
    http://hulyatasdemir.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  6. Oh ellerine sağlık Hülya'cım, süper özetlemişsin, valla devamını okumasam da olur:) Bu arada dikkat ettim de sessiz ortamda uyuma dışında bizim kızı nazlı bebek kategorsine sokan hiç bir şey yok. Eminim Mina kitap bebek kategorisinde, sessiz ortamda uyuma olayı da tamamen benim hatam bence. Zaten en başta sesli ortamda bile mışıl mışıl uyuyan bebeği resmen kendim alıştırdım sessiz ortamda uyumaya zamanla. Bir de ufak doğdu diye habire kucağıma alıp emzirmeye çalıştım kilo alsın diye. Yoksa oyun halısıydı, yürüteçti, oyuncaktı, misafirdi, seyahatti, oto koltuğuydu...vs. hiç bir zaman sorun olmadı.

    Dur ben en iyisi biraz daha okuyup ilerleyeyim, merak ettim şu kitap bebek olayını. Nasıllarmış, neler yapılabilirmiş onlarla hele bi bakayım:)

    YanıtlaSil
  7. Hülya, ben de Tracy sayesinde çok rahat ettim ki ultra hareketli bir kızım var doğduğu andan itibaren, ona rağmen onun ne anlatmak istediğini çözmeyi başardım :) Binlerce bebekle edindiği deneyimleri çok yararlı bence. Zira ilk çocukla ikinci bambaşka yapıya sahip oluyor genelde...

    Sears'ı okudum, beslenme ve gelişim, ilkyardım vb konularda çok güzel ama uyku konusundaki fikirlerine katılmıyorum. Ferber'e zaten şiddetle karşıyım.

    YanıtlaSil
  8. Hülya,
    Ben heyecanla pratikte neler yaşadığınızı yazmanı bekliyorum..Kitap iyi hoş, hayata nasıl geçireceğiz bakalım..Ben bu ara deneyemem, 1-2 hafta yatılı misafirlerim olacak, ama sonra belki senden aldığım gazla başlarım yatır- kaldır yapmaya..

    YanıtlaSil
  9. Uyku konusunda Hogg`un yontemiyle uyku probleminizi aştığınızı biliyorum. Ne mutlu size. Yontemleri erken uygulamakta yarar var. Bizim gibi 7 aylikken Ferber uygulamaya kalkar ve basarisiz olursaniz, ondan sonra uygulayacaginiz tum yontemler bir tarafiniza girer. Ferber uygulamasindan sonra da bebegi araniza alirsaniz, buyuk bir senet imzalamis gibi olursunuz.
    Ancak bizim gibi bu durumdan hoslanmaya da baslayabilirsiniz. Anne ve Bebisi`nden Esra bilir arada yatirmaya degil de, ilerleyen yillarda hala arada yattirmaya epey karsiydim, hatta `30 yasinda da aramizda yatar artik, kiz arkadasini da aramiza alir diye dalga gecerken, Tammo da `bence sakincasi yok bilakis pek guzel olur, getirsin kizarkadasini tabi ki aramiza` diye de bombayi patlatmisti, pek gulmustuk. Gorunen o ki, Dante bizimle uyanmayi, biz de onunla uyanmayi seviyoruz. Kendi yataginda uyumak istiyor, gece belli bir saatte bizim yataga gecirirken mizildaniyor, ama yataginda biraksam, her saat basi uyanip beni isteyecek. Ne yardan, ne serden durumu yani. Oglenleri kendi yataginda uyuyor, eskiden 35 dkda uyanirdi, emer uyurdu, birkac aydir da 2 saat kesintisiz uyuyabiliyor artik. Ha uyanidigi zamanlar da emmeden asla uykuya dalamiyor, memeyi gormezse havayi tekmeleyip kendini iyice uyandiriyor, bir daha da uyumasi icin ugrasmak gerektigi icin, memeyi dayiyorum ve 3. saniyede hop uyku...
    Simdi gecti Bor`un pazari, batti balik yan gider gibi bir suru laf sayacagim. Ancak 2 yasina merdiven dayamis bir danaya da yeni yontemler uygulamak, deveye hendek atlatmaktan zor. Uzun lafin kisasi, biz halimizden memnunuz. 3 yasindan sonra tamamen kendi yatagina gecirme planlarimiz var. Dante cok kolay ve uyumlu bir cocuk. Bir seyi anlattiginda anlayan, israr etmeyen, soz dinleyen, bizi bile sasirtan olgunlukta davranan sahane bir melek. Biz zamana birakiyoruz, laftan iyice anladiginda hersey cok daha kolay olacak.

    Hogg`un yontemi tamamen kotu yada tamamen iyi diye dusunmemek lazim. Her yontem her cocuga uyacak diye birsey de yok. Uyarsa da amenna. O yuzden piyasada bir suru yontem kitabi var, hangisi uyuyorsa denersin olur biter. Ben bazi yontemler soz konusu olunca, bebegini okuyan anne grubundanim. O bana herseyi anlatiyor; biraz annelik ic gudusu, biraz sag duyu ve anlayisla ve zamana birakarak olaylari cozmek gibi `back to basics` anlayisiyla yuvarlanip gidiyoruz. Bu cocuklar boyle kalmiyorlar, bir goz kirpma suresinde bile buyuyorlar, gelisiyorlar, ogreniyorlar. 15 yasina geldiklerinde cok uyuyorlar, oglenlere kadar kalkmiyorlar diye sacimizi basimizi yolacagiz. O yuzden azicik `relax` diyorum ben.

    Hogg`un emzirme konusundaki bazi fikirlerine asla katilmiyorum 20 aylik Dante`sini hala emziren bir anne olarak. Ornegin Hogg, formula yanlisi bir kadin. Hatta, "bu satirlari yazarken, bilim adamlari hala inekleri genetik olarak anne sutu ureten hayvanlar olarak degistirme cabalari suruyor, ileride kimse emzirmeyecek, millet inek/anne sutu icecek` diye de yazasi gelmis. Ornegin, iki bucuk yasindaki cocugunu emziren bir anneye artik emzirmeyi biraktiginda daha iyi bir anne, daha iyi bir es, daha iyi bir kadin ve insan olacagi uzerine ogutler de vermisligi var ki hic hazetmedim. Ornegin, emziren annelere her emzirmeden sonra meme ucunu silin, yoksa anne sutu felaket bakteri uretir meme ucunuzda, mazallah cocugunuz zehirlenir falan gibi sacma sapan, tamamen yanlis bir bilgi de veriyor...meme ucunu her emziristen sonra silmeye gerek yok, tam bir safsata. Ornegin, anne sutunun yetip yetmemesini olcmeyi, sutu emzirmeden 15 dk once sagarak ve sonrasinda bebegin en az 50 ml daha emebilecegi, ve boylece hesabimizi yapabilecegimiz falan gibi garip bir yontem veriyor. Evet bazi memeler o hesaba gore sut uretebilir ama bazi bebekler sagmaktan daha cok sut cekebilirler..yani memen kadar konusacaksin.

    Hogg 2004`e kadar yasadi, ruhu elbette sad olsun, bircok insana uyku konusunda, tuvalet egitiminde, disiplin konusunda yol gosterdi, kimine uydu bu yontemler, kimine uymadi...o yuzden raflarda bir suru kitap var.
    Ay ne cok yazmisim, bari blogumda yazi halinde yazsaymisim...

    YanıtlaSil
  10. hülyacım,malum ben uyku probleminden dertli bir anne olarak, yazını okuyunca acaba bu saatten sonra yiğit'e bir faydası olur mu dedim.ellerine sağlık güzel de yazmışsın valla denemeye değer.bide bu tracy ablanın taktiğini deneyek.geçen hafta gittiğimiz pedagog(uyku probleminden dolayı) bırakın demet hanım, kitapları bir kenara en güzel cevap içinizde dedi.çocuk yetiştirirken kitaplardan daha ziyade kalbinizi dinleyin dedi.( malum ben bir süredir montessori yöntemine kafayı taktığım için) valla bana söyledikleri hiç mantıksız gelmedi.offf acaba biz yeni nesil anneler mi herşeyi bu kadar karmaşık hale getiriyoz,aslında çocuklarımızda hiç bir problem yok :o)

    YanıtlaSil
  11. Okurken abim geldi aklıma. O da 5-6 yaşına kadar misafir geldiğinde 'Gitmio musunuz artık!!' diye ağlardı. :)
    Kolaylıklar diliorum. :)

    YanıtlaSil
  12. açalyacım
    ben postumu oku derken sen de uygula demek istemedim asla. hem haddim değil hem de dediğin gibi 2 yaşına yaklaşan bir çocuğa hiçbir yöntem kar etmez. kaldı ki siz böyle mutlusunuz. tunayla yattığım zaman ben de pek mutlu olmuştum aslında ama o çok huzursuz oldu. herkes mutlu mesut uyuyabilseydi biz de şu an 3 kişi yatıyorduk.
    tracy hoggun avukatı gibi oldum ama yazdıklarının çoğu farklı. bir kere emzirme karşıtı falan değil. tam tersi bizim "sütünüzün artması sadece su yeter" diyen doktorlara inat "bol karbonhidrat tüketin" diyor.sayfasını hatırlamıyorum ama aynen şu cümleyi de çok iyi hatırlıyorum. "emzirmeyi ne zaman bırakacağına tamamen anne kendisi karar vermelidir"
    bilemiyorum farklı kitaplarında farklı ifadeler mi var ama ben öyle bi enerji hissetmedim kitaptan. o emzirmeden önce sağma hikayesi de bende üç aşağı beş yukarı tuttu sanırım. tunanın aldığı süt miktarını yakaladım. kısmen doğru bir hesaplama ama her meme sağmaya uygun değil bence. sağmak gerçek rakamı vermeyebiliyor, doğru. zatem ezmiriken asla bilemeyeceğin bir şeydir ne kadar süt ürettiğin. artı her sütün bileşeni kalorisi vs farklı olduğundan miktarı kadar bunlar da önemli hale geliyor.
    tamamen katılmadığım tonla anlayış var.özellikle ek gıdalar konusunda. çocukları elle yemeye teşvik için sosis falan verilmesi gibi. neticede bizim gibi anne-çocuk arasında maksimum bağ olması gerektiğini savunan 3. dünya ülkesi insanlarına ters gelen tonla fikre sahip bir "batı"lı tracy hogg. önemli olan harfiyen uygulamak değil feyz almaksa başarılı bir yazar. ama kutsal kitap gözüyle bakılacaksa yanlış diyorum.
    benimki de oldu bi post

    YanıtlaSil
  13. merhaba herkese. ben de eksik kalmamayım dedim :)

    1. esra süper söylemiş, tracy ablanın high need bir beybisi olmalıydı :) istisnalar kaideyi bozmaz belki de, ama ben tracy'nin kitabından zerre kadar faydalanamadım 4 saatlik rutin kurma fikrinin dışında. e hoş, bu da zaten bilinmeyen birşey değil, anne+anneannelerimiz falan da biliyor bu 'düzen' meselesini. bebeğin/çocuğun düzenini mümkün mertebe bozmayacaksın, nokta. tracy'nin rutin oluşturma anlamında verdiği saatlerse, benim için çinceyle eşdeğer, ben bebek olsa kıl olurdum ayrıca o kadara dakik bir programa :)

    2. ferber de aynı tracy gibi, bizde işe yaramadı. 15 gün %90 doğru bir şekilde uygulamamıza rağmen olmadı, olmadı. bir arpa boyu yol gidemedik. karşı değilim, ama her kuşun eti yenmez dedirtti efe bize resmen.

    3. her bebek kendine özgü özelliklerle doğuyor. rutinli, rutinsiz, angel, grumpy, fussy, her ne halse, o bebeğin mutluluğu da sadece bu gibi kriterlerle ölçülmüyor bana kalırsa. bebeğinizin gözlerinin içi gülüyor ve güvenle bakıyorsa etrafa, çok da takmamak gerek geç uyudu ya da uyumadı diye...

    YanıtlaSil
  14. merhaba
    bende bir ümitle aldım tracy hogg kitabını fakat malesef işe yaramadı. üstelik benim oğlumun uyku saatleri onun verdiği progrema çok uymasına rağmen (gece hariç)oglum 6 aylık aynen onun dediği gibi yatır kaldır uyguluyorum ama bizimkinin hepten uykusu açılıyor. bir gün inat ettim denedim 45 dk. bel fıtığı oluyordum. üstelik de başarısız oldum. onca uğrastan sonra 3dk. meme emdi ve hemen uyudu. bu kendi kendine uyuma konusunda basarılı olan birisi varsa lütfen ayrıntılı bir sekilde yazsın..ben 6 aydır gece uykusu uyumuyorum...

    YanıtlaSil
  15. tuna beyler buyumusmu yanaklar tombıs tombıs oldumu beklesın bakalım ızmır kızları ucanmı yoksa kacanmı kurtuluyor kendınıze ve tunaya ıyı bakın mutluluklar

    YanıtlaSil
  16. kitabı aldım, yaladım yuttum. oğlum 14 haftalık, bu haftasonu denemeyi planlıyorum. ama bazı sorunlarımız var. mesela olğum sabah kalkıca ya uykulu oluyor, biraz emip uyumaya devam ediyor, uyandırsam bile memeyi gördümü tekrar uyumaya devam ediyor, ya da aç olmuyor yine az emip 1 saat bir daha bir şey emmiyor. bu yüzden nasıl başlayacağım konusunda kararsızım :(

    YanıtlaSil