24 Şubat 2009 Salı

Nanneeee!!!!

Benim buralarda bi yerlerde ihmal edilmiş bi blogcağızım olacaktı:)
Çok yoğun bir 2 hafta geçirdim. Blog aleminde bir süredir sadece okuyucu, nadiren yorumcu olarak takıldım. Sebep tabii ki Tuna’nın yemeği, uykusu, kakası, her kakadan sonra yıkanan poposu, mayalanan yoğurdu, sebze çorbaları, özenle hazırlanıp 1-2 kaşık zorla yedirilip kalanını annesinin mideye indirdiği meyve püreleri, evin işleri, babanın ütüleri, bize yemek…. Bu liste uzar gider. Annem buradayken kolay hayata alışıp pek bi rehavete kapılıyorum, her gidişinden sonra sanki ilk kez yalnız kalmış gibi bir koşturma ve telaş başlıyor bende. Alışmam bir haftayı buluyo..
Buna bu kez Tuna’nın tuhaf bir huysuzlanması eşlik etti. Geçen pazartesi sabah itibariyle uyanık olduğu hemen her dakika mızırdandı. Oyun halısında durmadı, uyumadı, az yedi, açken bile ağzına kaşık değince ağladı falan.. Diş olduğunu tahmin ediyorum. 3 gün 3 gece sürdü bu sancılar. Geceleri yarım ölçek Calpol verdim. Gündüz elime sardığım gazlı bezle ve jelle masaj yaptım. Bir de Nuby’nin parmağa takılan diş kaşıyıcı bi aleti var. Onu aldım, masaj yapıyorum. 7,5 aylık oldu ama hala dişin sancısı var, kendisi yok. Ne zaman çıkar ki?
Buna ilaveten bir de “ha geldi ha gelecek” dediğim ayrılık endişesi başladı sanırım. Odadan çıkarken bir çift göz muhakkak beni izliyor, uzun süre geri gelmezsem “neannee” diye çağrılıyorum. Evet oğlum resmen artık “anne” diyor. İlk duyduğumda inanamıştım. Çünkü aylardır ağlarken “anne” benzeri bir sesler çıkarıyordu ama sanırım hemen tüm bebekler ona benzer bir şekilde ağlıyor. Geçen gece odasına gidip emzirip yüzükoyun şekilde yatağa bıraktım. Uyudu diye tam kapıdan çıkarken “nanne???” diye bi seslenişle geri döndüm. Gecenin 3ünde ye, yut, hamur gibi yoğur yani. O kadar sevindim. Bu ayrılık endişesi 7-9.aylarda başlayıp genelde 18.ay gibi sona eriyormuş. Başlamadan odasını ayırmakla iyi yapmışım sanırım. Artık alıştı kendi odasında yatmaya.
Uykularımız fena değil desem… Gece 20.00-20.30 gibi yatağına yatırıp elini tutuyorum, gözüne bir örtü örtüyorum. Mızırdana mızırdana uyuyor. 3-4 saat sonra ilk; sabaha karşı ikinci uyanmasıyla emziriyorum. Bazen sabaha karşı bir iki kere daha uyandığı da oluyor. Gece uyanması 4ü bulunca benim ertesi günüm bölünmüş uykulardan perişan oluyor. Sabah da en geç 8de ayaktayız. Gündüz gene kısa kısa, nadiren 1,5 saati buluyor. Ama zaten koyverdim gitti ben bu uykuları ya, takmıyorum..

Ek gıdaları tam anlamıyla oturttuk diyebilirim. Kahvaltıda gün aşırı yumurta sarısı, her gün bol beyaz peynir, bazen labne (katkılı mı değil mi bi halt anlamadım ben bu peynirden. Çok lezzetli ama nasıl o kıvam ve tat yakalanır ki katkısız? İmkansız.. Fazla vermemeye çalışıyorum) bir tatlı kaşığı kadar tahıl sütümle bulamaç oluyor. Süt sağmadıysam sütlü pirinçli muhallebi ve suyla karışım yapıyorum. Ama ben bu bulamaç olayından çabuk vazgeçecek gibiyim. Biz bulamaç mı yiyoruz kahvaltıda? Bebekler niye yesin ki? Pütürlü yemeye alıştı nasılsa, önümüzdeki ay yumurta sarısını, peyniri falan çatalın tersiyle ezip vermeye başlayacağım. Kahvaltıda bulamaca alışan bebekler, kocaman çocuk oluncaya kadar maalesef bu şekilde besleniyor.
Kuşluktaki meyve öğünümüz tam anlamıyla fiyasko. Özellikle aç bırakıyorum, emzirmiyorum, su bile vermiyorum ki meyve yesin. Elmayı, muzu, mürdüm eriğini güzelce püre yapıyorum. Bir iki kaşık veriyorum ı-ıh.. İçine biraz pekmez koysam oğlum? I-ıh.. Biraz tarçın? Hayııırr.. Biraz sütlü pirinçli muhallebi??? Olmaz. Birkaç kaşığı zorla tıkıyorum ağzına, o da c vitamini alsında demir damlasının etkisini artırsın diye. Ne yapsam ki? Meyveyi her gün az az tattırıp alıştırmaya mı çalıştırsam, tamamen mönüden çıkarsam mı?
Öğlen ve akşam sebze püresi ve yanında yoğurt veriyorum. Artık ne kadar yerse..
İkindiyi özellikle boş bırakıyorum ki emzireyim. Ama genelde o saatte uykusu başına vurduğundan emmiyor, yemiyor, kesik kesik iki uyku arasında iki lık lık emerse emiyor.
Yemesiyle ilgili meyve dışında bi şikayetim yok. Bu ay tarhana denedim ilk kez. Çok sevdi ve çok tok tuttu. Ama benimki karnı tokken emmeyen, olayı fanteziye dönüştürmeyen bi model olduğundan tüm gün-gece dahil- en fazla 4-5 kere emiyor. Haliyle süt de azalıyo bu durumda. Tüm gün ara ara sağıyorum ki azalması yavaşlasın. Umarım bir yaşına kadar devam eder emmeye. Umarım süt de bitmez.

Yeme içme dışında acayip gelişmeler var Tuna’da. Sanki bebek taklidi yapan koca adam gibi bakıyor bazen, korkuyorum. Artık daha farkında her şeyin. Neşesi, kızgınlığı, mutluluğu çok daha anlamlı. İstediği şeyi eline vermezsek bağırmayı öğrendi. Dahası ağlayınca dediğinin yapıldığını keşfetti ne yazık ki. Babasıyla tam bir işbirliği içinde olmamız lazım bu konuda.
Ben mesela bilgisayar başındaysam asla kucağıma almıyorum çünkü klavyeyi mouse’u falan parçalayacak gibi saldırıyor. Babası “feda olsun oğluma bilgisayar” diyerek izin veriyo yaramazlıklarına. Olmaz böyle...
Son olarak madem istediğin klavye diyerek babasının emektar klavyesini aklayıp paklayıp oyuncak olarak hizmete açtık. Mama sandalyesi, bilgisayar masası haline geldi. Hoş o klavye orda fazla kalmıyo, hoop aşağı atılıyo ama olsun.

7,5 aylık bir bebek için çok geride kaldığı şeyler var. Mesela hala sırtüstüne de yüzüstüne de dönemiyor. Yatağa nasıl yatırırsam öyle kalkıyor. Zaten gece uyanmalarını çoğu dönemediğinden kaynaklanıyor. Yüzükoyun yattığından birkaç saat sonra sırtı, omzu, kolları uyuşuyor sanırım.
Bunda benim hatam çok, dönme işini bebekler 4.ayda hallediyor genelde. Ama ben 3-4.aylarda yere her bıraktığımda mızırdanıyor diyerek Tuna’yı kucağımdan indirmedim. Şimdi aynı hatayı yapmamak ve emeklemesini teşvik etmek için sürekli halısına yüzükoyun bırakıyorum. Gene mızmızlanıyo ama bu kez benim kulaklar duymuyo :)))
Çok kararlıyım bu kez.
Neticede Tuna 3 gündür geri geri de olsa emeklemeyi beceriyor. Zaten ilk önce geri geri gidiliyor sanırım. Dört ayak üstüne kalkma ve tam yol ilerleme sonraki aşamalar.
Bizden haberler bu kadar. Şimdi ben susayım Tuna konuşsun.
Posted by Picasa
video

22 yorum:

  1. nanne ha!!!
    ne mutlu sana!!!ben de bugün aneaeaea gibi birsey duydum ama henüz emin değilim..
    darısı başıma..

    YanıtlaSil
  2. nerelerdesin diye meraklanmıştım valla.iyi olmanıza sevindim.
    anne demesi ne kadar güzel bir duygu olsa gerek, emekleme konusunu da aşarsınız mutlaka dediğin gibi yere bırak ve izle,önüne sevdiği oyuncakları da dizebilirsin,klavyesini koy mesela,çabalasın uzanmak için.
    tuniş yokken çok sessizdi buralar yahu bir daha bu kadar uzatmayın arayı:)

    YanıtlaSil
  3. tuna da benim bebişim gibi meme düşkünü değil. ben de tam da 7. ay civarı sütüm bitecek galiba diye paçalarım tutuşup bir elimde humana bir elimde pompa gezer olmuştum. hatta 2-3 gün ek gıda bile vermediğim oldu. kaygılanınca gerçekten azalıyor süt ben sadece onu anladım.
    kahvaltı konusunda madem pürtüklü yiyor, ağızda ezilebilecek şeyleri çatalla ezmeyebilirsin. bir dene istersen. ben baştan beri küçük parça ekmek, yumurta ve peyniri veriyorum. kımıl kımıl ağzında ezebiliyorlar. sert olmadıkları için boğaza takılma sorunu olmuyor.

    bir de ters dönme için bir egzersiz; sırt üstü yatarken sağ elini tutup önce yana sonra sonra yüz üstü sonra aynı yerden yana sonra tekrar yüz üstü. umarım anlamışsındır. her seferinde bir iki üççççç şeklinde seslerle, oyun oynar gibi(her gün iki yana 4-5 kere)

    bu anniyi ben de bir iki kez duydum galiba, tam konduramıyorum niyeyse?

    kahvaltıya tahıl olarak ne kullanıyorsun, merak ettim?

    sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. hülya, inan tuna'nın resimlerine bakmaya doyamıyorum. o nasıl neşeli, mutlu bir gülüştür öyle; o nasıl sevimli kaş çatmadır!!! postunu okurken tuna ilk doğduğunda emziremediğin için ilk günler attığın çaresiz mesajlar geldi aklıma. nerden nereye diye düşündüm.. maşallah tuna'ya, 41 kere...

    bu arada ek gıda ile ilgili yazılan herşey bu ay başlayacak olan bize rehber oluyor, sağolun varolun! :)

    YanıtlaSil
  5. ayyyyyyyyyyyyyyy. ısırırım ben onu yaaaa. maşallah çookkk tatlı. hele o attıktan sonraki bakış yok mu! yoğurdu seviyorsa meyveyle karıştırsan. çınar da meyveden nefret ediyordu daha yeni yeni alıştı. özlelikle elimle verince seviyor. bir de hazır milupları falan seviyor ama her zaman değil. portakalı elimle koparıp verince yemeye başladı. bir de püreyi baktım yemiyor parmağımla bira zalıp öyle veriyorum ancak o zaman bi zahmet açıyor ağzını. ama sen pes etme. elbet alışacaklar. dr bana birkaç gün verme demişti. ben de öyle yaptım. gerçi pek değişiklik olmamıştı ama enğinde sonunda alışıyor.

    YanıtlaSil
  6. maşallah nazar değmesin oğluşa:) ama acayip ısırmak istiyorum haberin ola:) hep böyle mutlu olsun inşallah...

    YanıtlaSil
  7. Hülya bala onsekiz ay olsa iyi ben çok iyi hatırlıyorum 3-4 yaşlarındaydım. Annem tuvalete girerdi tuvaletin kapısında beklerdim. Bir şey lazım olurdu ben uyurken onu halletmeye evden çıkardı. Eğer o yokkken uyanırsam avaz avaz ağlardım ahtta giderek dahada bağırırdım. belki duyarda gelir diye :D zor annelik zor

    YanıtlaSil
  8. Hülya sanırım tunanın dişler geliyor...Valla bu dönem bol mızırdanmalı geçiyo,kolay gele..Bu arada bende bulamaç kahvaltımızı zaman zaman değiştiriyordum ve ezerek veriyordum ek gıdalara geçtiğimizden beri.Bu şekilde çiğnemeyi daha çabuk öğrendi sanırım.
    Dönme olayına gelince yürüteç aldınmı bilmiyorum ve bu konuda fikrin ne? ama ben Efe yi 5 aylıkken yürütece koymaya başladım ve bundan sonra dahha çok hareketlenmeye başladı,şimdide durduramıyorum.:)

    YanıtlaSil
  9. valla videoyu esimle birlikte seyrettik. ozellikle o ilk baslarda ufak ufak parmak hareketleriyle klavyeyi ittirme olayına giriş harika :) fena bisey bu tuna :) bakışlar gülücükler, evet ısırılmalı :) :)
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  10. Tunan'cigin kollarina bacaklarina bayildim ilk resimlerde :) Bogum bogum cok tatli masallah...
    Nehir'de alisverisdeyken magazanin ortasinda "iiinneghh iinneghh" diye bagirmaya baslamisti ilk defa :) Bu aralar "enne" ye cevirdi anneyi :)
    Ben Nehir'e 6 ayliktan itibaren meyveleri eline verip de yediriyorum. Yumusak meyveleri tabi. Ozellikle ben yiyorsam o da yemek icin deliriyor. Belki sen de oyle deneyebilirsin. Nehir muzla baslamisti kati yemege hala hicbirsey yemese bile muza hayir demiyor.

    YanıtlaSil
  11. oooyyy, bi haftada neler olmus be.. Allah nazardan saklasin Tunicigimi...

    meyvayi birakma bence. sekerli seylere alisacagina meyveyi zorlasan? acep hosaf yapsan biraz ezip de? tatlandirma isini de pekmezle falan yapsan, rafine seker vermesen?

    neyse, cok sevgiler. ve kolay gelsin.

    YanıtlaSil
  12. Bizimki de artık anneanneanne...yi bıraktı, bababababa diyo ve beni sinir ediyor:) Babası da kasım kasım kasılıyor. "Söyle bakim kimi daha çok sevyosun" diyor, biliyor ya bu aralar sadece babababa dediğini, tabi cevap babababa oluyor hep. Nankör kızım bunlar, bi taraflarımı yırttım biliyosun emzircem, anne sütü vericem, beslicem diye. Geceleri kalkan, ek gıda mücadelesi veren hep bizi ama işte :)

    YanıtlaSil
  13. Merhaba
    Çok tatlı gerçekten Tuna tam ısırımlık, öp bizim içinde annesi :)

    YanıtlaSil
  14. Kocaman oldu delikanlı yahu:))

    YanıtlaSil
  15. :))Ne tatlılık yarabbim..

    Bana öyle geliyo ki Tuniş de emeklemeden ayaklanacak..Valla bizimkini biliyon önce geri geri gitti baktı olmuyo bıraktı sonra..Şimdi durum şöyle tüm gün ellerinden tutmaca ve yürütmece..Bazen iki elini bırakıp denge kurabiliyor ama resmen anam ağlıyor akşama kadar beş dakika mı oturmaz bir bebe..Yok anacım her geçen gün bir öncekini aratıyor valla..Ama bu kız kendi kendine yürüyemezse biraz daha, kesin kambur adayıyım ben..

    Valla yapabiliyosan emeklemesi için herşeyi yap ben pek uğraşmadım heralde oluruna bıraktım..Hoş uğraşsam durum değişirmiydi bilemiyorum çünkü bizim taraf toptan emeklemeden yürümüş insancıklardan oluşuyo..Ben,ablam,kardeşim,yeğenim,eşim hiç emekleyen yok bu durum kalıtsal mı sorusunu da aklıma getirmiyo değil:)

    Öptük yakışıklıyı..
    Sevgiler bizden..

    YanıtlaSil
  16. Ne büyük mutluluklar bunlar benim kızımda bazen ağlarken anneye benzer bir ses çıkarıyor ama babası hayır söylemiyor,sen öyle duymak istediğin için öyle zannediyorsun diyor. Ya bu arada Tuna'nın iştahının sırrı nedir bana da söyle :)Nazar değmesin müthiş bir şey; benim ki gibi yemeyen çocukların yanında Tuniş'i görünce dayanamıyorum ısırasım geliyor o kolları annesi:)

    YanıtlaSil
  17. yerim ben bu tombul kara kuzuyu ya :))) nasıl seviniyo sen seslenince! kıyamam ben bunlara ya!

    YanıtlaSil
  18. ıraz
    umarım yakında dillenir rüzgar da..
    birben
    çok mızıklıyo çoook. ne klavye ne kumanda görmüyo gözü bazen..
    senem
    ek gıdada resmen deneye yanıla ilerliyosun. çocuğun iltahlı ya da iştahsız olması tamamen şans.. umarım neva seni yormaz bu konuda çünkü gerçekten çok yorucu oluyor.
    sermin
    ben de meyveyi bazen veriyorum bazen vermiyprum şimdilik
    gn
    yuh diyorum. çok fena yazık olmuş annene.:))
    betül
    yürüteci emeklemeye başladıktan sonra kullanmayı düşünüyorum. azıcık da olsa çabalasın yahu.kaldırsın totoyu
    ayşe
    rafine şekerle işim olmaz zaten. muhallebilerde de fruktoz yani meyve şekeri var. ama bizim oğlan ne pekmez ne meyve ne muhallebiyi severek yemiyor. tatlıya alerjisi mi var nedir?
    rahşanım
    bizimki de en şuh kahkahalarını babasına atıyo nankör..
    belkıs
    öperim canım
    ilkay
    çok yavaş büyüyolar gibi geliyo bana. senin 2.yi yapma cesaretine hayranım valla şu anda.
    sinem
    evet tuniş iştahlı bi çocuk genelde. sırrı mırrı yok. babası da küçükken öyleymiş. ama sevmediği şeyi assslaaa yemiyor. damak zevki var çok fena..

    YanıtlaSil
  19. bu ne tatlı gülüş böyle ya! hülya, sanırsam bu erkek bebekler biraz tembel oluyorlar.yiğit 9 aylıkken ilk dişini çıkardı, 18 aylıkkende en sonunda yürüdü. emeklemeye bile yeltenmedi. O zamanlar niye emeklemiyor, niye yürümüyor diye üzülüyordum.şimdi ise evde hızına yetişemiyorum.meyva'yı irmikle pişirip veya suyunu sıkıp vermeyi deneyebilirsin.belki bu şekilde yer.

    YanıtlaSil
  20. merhaba
    daha önceden de uyku konusunda yazmıştım. benim oğlum 6.5 aylık tunayla cok az araları.emekleme konusunda sisme deniz toplarını öneririm topum üstüne yüzüstü yarırıp öne arkaya kaydırarak karnını yukarıda tutmaya tesvik ediyorsun çok işe yarıyor benim oğlum da tabi daha emeklemiyor ama bu söylediğim yöntem haraketleri acisindan çok işe yaradı.diş konusuna gelince oğlum demir bu hafta alttan 2 tane çıkarttı.çok da sevimli oldu:) ama bu tunanın gec kaldığı anlamına gelmiyor bizim bir arkadassın kızı 8.5 aylıkken çıkarmıstı cocuktan cocuğa değisiyor.dişçıkarma evresı çok sıkıntıtı bütün gece nöbetteyiz:( yazılarını takip ediyorum bayadır yazmamıstın görünce sevindim. bu arada tuna sanırım desteksiz oturuyor. ne zaman basladı??Demir daha oturamıyor da!
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  21. eda selam
    babasının da dişleri 8.ay civarı çıkmış.. sanırım bir ay içinde çıkacak dişler.
    tuna daha 3 aylıkken falan emdikten hemen sonra oturmaya yelteniyodu. 4.aydan sonra destekle oturmaya başladı. 5.ay mama sandalyesini aldık. 6.aydan beri de desteksiz oturuyor. oturmaya hevesli olduğundan diğer aktivitelere yüz vermiyor. emeklemek, dönmek falan eziyet gibi herife

    YanıtlaSil
  22. ay ne mutlu ne mutlu..Benimkide soylese allahim , cildiricam heralde ozaman :)
    Eyyyyy Eyyyy demeye basladi ; mutluluk sesi.
    Birde mamamababaamabamabamba ..Babasi daddy demesini umdugu icin hiiic ustune alinmiyor .O mabamababa neyse ortada kaldi :)
    Operim Tunayi , sevgilerr

    YanıtlaSil