11 Nisan 2009 Cumartesi

Being John Malkovich ya da Being Tuna



Olur da bir sihirli lamba bulurum ya da bir peri kızı gelir de sorarsa “nedir bacım dileğin” diye; “tek bir dileğim var” derim: “Tuna’nın zihnini okumak!!” Paranın satın alamayacağı şeylerden birisi “zaman” ise – ki çoğu zaman onu da satın alabiliyoruz- birisi de zihin okuma, aklından geçenleri anlama işidir sanırım. Ne güzel olurdu değil mi? Tıpkı Being john Malkovich filmindeki gibi “buçukuncu katta” ufak bir kapıdan geçsek ve dilediğimiz kişinin beynine girsek
Bu aralar buna her zamankinden çok ihtiyaç duyuyorum çünkü sanki bazı şeyleri iyi “okuyamıyorum”. Fiziksel ihtiyaçları azalıp, işin içine “ruhsal durumlar” daha da çok girdikçe, tepkilerin tek bir nedeni olmadığını da fark ediyorsunuz. Ve bu bebeler bizleri her allahın günü üşenmeden test ediyor, sınavdan geçiriyor, beyin jimnastiğine zorluyor.
9 aylık olduk resmen ama hala diş yok. Amma ve lakin diş sancısı da yok. Gece uykuları eskisi gibi sürüyor ama gündüz mızırtıları geçmek bilmedi. “Acı var mı acı?” diyorum ama sanırım yok ki gece iyi uyuyor. E acın macın yoksa nedir abijim o mozurtular, huzursuzlanmalar, koyduğum yerde durmamalar, iştahsızlık, sadece pusette uyumalar, uykuya direnmeler falan? De bakayım bana bi..
Bir de beyefendinin nazı niyazı hep bana.. Annem geldi bir hafta önce, beni bi toparlamaya:))
Bizim Tuna Fish benden başka herkesin yanında “mutlu”. Babası PC başındayken, anneannesi bi şeylerle meşgulken yerde oyuncaklarıyla takılıyor, cıvıldıyor, “de-de-de”liyor, uzaktan gülücüklere cevap veriyor falan.. Ve fakat beni görür görmez o tek kaşın ortası havaya kalkıp Küçük Emrah pozu takınılıyor, ayağı kapıya sıkışmış kedi sesi çıkarılıyor, alt dudak büzülüyor…Numaracı hergele.. Babasıyla didişiyoruz resmen, “ya biz iyiydik gelme odaya” diyo bana.
Banaaa….
Annesine..
Ne şimdi bu? Bana mı koçum garezin? Dilin olsa da söylesen. Ya da ben girsem senin beyinciğine de çözüversem hemencecik sorunu. Fiziksel bi derdin olmadığından emin olsam ve görmezden gelsem bazen mızırtılarını. Ama şimdi kafamda hep soru işareti. Acaba canı mı yanıyor da mızmızlanıyor? Yoksa sadece “edepsizlikten” mi?
Sizde de oluyo mu böyle durumlar??? Yoksa olum beni sevmiyo muuu?? Ühüüüü??
Geçenlerde tuhaf başka bi durum daha oldu. Eve 2 aylık bir bebekle annesi geldi. Fındık Kurdu’m yerde oyuncaklarıyla teşne iken ben de bu taze bebeyi kucağıma aldım. Almaz olaydım, ne yaygara kopardı inanamadım. Ço fena ağladı, tıkandı ağlarken. Hem de her şey birkaç saniye içinde oldu. Ben bebeği nasıl annesine verdiğimi, Tuna’yı yerden kaptığımı hatırlamıyorum. Geçenlerde de aynı bebeği görmeye evine gittik. Orda da bebekle ilgilenen elime resmen atladı.. Kıskançlık damarlarına işlemiş resmen. Kime çektiyse artık??Neler geçti acaba o an aklından?? Bir bilebilsem keşke….
Gelelim fotoğrafların öyküsüne.
Siyah-beyaz kolajdakiler annem&abim ve annem&Tuna. Soldaki fotografta sene 1975. Hürel Dayı daha 4 aylık. Poz pek benzer geldi de ondan şeyettim.

Yoğurtlu kolaj, 9.ay kontrolümüzde doktorun sorduğu “kendi kendine yemek yemeye hevesli mi?” sorusunun kanıtı gibi adeta.. Önüne bir kaşık yoğurt koyuyorum, Tuna itinayla kaşığın sapını tutup ağzına götürüyor. Götürüyor dediysek her zaman ağzını bulamıyor, saç, alın, burun ve yanaklar da yoğurttan nasipleniyor. Sanırım bi yerlerden “yoğurdun cilde iyi geldiğini” duymuş.
Ciltten açtık madem mevzuyu, geçen haftaki tecrübemizi aktarayım. Sanki daha rahat uyutuyor gibi geldiği için Johnson Bed Time Şampuan serisini kullanmaya başlamıştık. Bir hafta falan geçmeden Tuna’nın vücudu kepek kepek oldu. Öyle bi kuruluk ki anlatamam, ne bebe yağı kâr etti ne losyon ne başka bi şey. Derhal Sebamed’e döndük ve anladık ki oğlanın cildi de anası gibi çorak toprak modeli.
Kolajda fark etmişsinizdir Tuni’nin gözler hafif şehla. Göz doktoruna götürdük, normalmiş bu kadar kayma. Çok hafif hipermetrobi varmış ama geçiciymiş. Bu arada aşıdan, rutin kontrolden falan kat be kat daha zormuş göz muayenesi. Doktorun elinde ışıklı dalgayı gördüğü anda bastı yaygarayı. Tek göze zar zor baktı doktor. Diğer göz için ertesi sabah yine gittik doktora :)

Son kolaj da Tuna’nın en sevdiği oyuncak(!) olan, makyaj kutum. Siyah olan her şey gibi kutuya da bayılıyor.
Oyuncak demişken, şu Toyiki’lere falan gidip de başı ağrımadan çıkan var mı acaba? Resmen deli oluyorum. Her yer Çin malı dandik plastik “çöplük” dolu. Hem fahiş fiyattan satılıyor hem de “kanserojen mi acaba?” kaygısı peşimi bırakmıyor. Birkaç seneye kadar o arabaları, ışın kılıçlarını, vs ister mi acaba benim oğlan? Almasam olur mu onlardan?
En son gittiğimizde Playskool’un İlk Arabam oyuncağını alma niyetindeydik. Ama plastiğini hiç sevmedim. Hoş ben plastik olan hiçbir şeyi sevemiyorum..Tuna evdeki oyuncaklardan sıkıldığı için yeni bir şeyler de alayım istediğimden Tomy’nin Neşeli Halkalar’ını aldım. Beş parça uyduruk plastiğe 24 TL verdik, çıktık.
Alsancak’ta yeni bir oyuncakçı açılmış,, tahta Legolar, ahşap oyuncaklar falan satıyor. Çocukluğumuzdaki gibi yani. Ahşap çekiç ve çakma seti kestirdim gözüme. 1 yaşından sonra için tabi. Onlar da ateş pahası ama hiç olmazsa uzun ömürlü, kırılmaz ve daha sağlıklı.
p.s. Kan tahlili yaptırdım ve kolesterolüm üst sınırda çıktı, yani 200. Bu bahaneyle diyete başladım. Blogunda yemek, kurabiye, hamurişi tarifi yazan bloggerlar haberiniz olsun. Okumayacağım sizi, ona göre!!!
Posted by Picasa

23 yorum:

  1. akıllarından geçeni ben de çok merak ediyorum:))
    bu annelerin babaların toparlaması da ne hoş di mi. biz de pılıyı pırtıyı topladık balıkesire geldik.
    umut ege çok mesut her an oyun oynayan değişik oyunlar bulan dedesi var, annesinin bakımıyla süt de çok muhteşem.

    ben de diyete girdim, kan tahlili filan yaptırmadan. yani en azından günde bir tatlıyla kapatacağım yeme fasıllarını. umut ege 260 gram anne 2 kilo almış çünkü.

    göz doktoru ne dedi peki, genelde 1. yaştan sonra göz kontrolüne götürün diyorlar, daha erkeni gerekli miymiş?

    YanıtlaSil
  2. sevgili hülya,yazıyı aynen aynen ne kadar da benziyor diyerek okudum.
    bizim hanfendide benim dışımda herkesle çok güzel oyalanıyorda beni görünce başlıyor mıkırdanmaya.ben bunu emmek aklına geliyor diye değerlediriyorum.zira biz gece gündüz emmeye devam ediyoruz.
    dişe gelince biz alttaki ilk iki dişimizi 5,5 aylıkken çıkardık.üstleride 9,5 aylıkken.ama üstlerin mızırtısı bir ay önceden başlamıştı.aynen sizdeki durum yani...fakat sonra bir baktıkki üstten 4 tane birden geldi.sonrası da peşpeşe şimdi 11 aylık 8 adet oldu dişler.tunanın dişlerde eli kulağındadır.
    sabır az daha sabır...

    YanıtlaSil
  3. Hülyacım Tuniş emekliyor mu?Eğer emeklemiyorsa bu durum da biraz huzursuzluk yaratıyo bence söyliyim..Şöyle ki -Ece de emeklemedi biliyosun- bu bebeler bu aylarda artık kendi kendilerine hareket etme,karıştırma,kurcalama olaylarına kafa sarmaya başlıyolar..Ama emekleyemeyip de bunu kendileri yapamayınca genelde analarına sarıyolar..Ece'yi de 7. ayından beri ne zaman oturtsak huzursuzlanıyor..İçinde müthiş bir karıştırma dürtüsü var şu anda ve bunu da ancak benim elimden -artık tek elimden,koltuktan,sandalyaden felan tabi- aldığı yardımla yapabiliyo..Yani eğer emekleseydi ben oturttuğumda muhtemelen emekleyerek biyerlere ulaşıp oyalanacak bişiyler bulacaktı..

    Şİmdi onun hareketini sağladığımız ve bişeyleri kurcalattığımız ölçüde huzursuzluk yok,ama oturtursak aynen mızmız..Elinden tut,yürüt,şu bahsettiğin plastik arabadan al-ahşapları da var ama biraz pahalı- bi şekilde hareket edip kurcaladıkça rahatlıyolar..Ben böyle gözlemliyorum Ece de..

    Nacizane fikrim,öperim bacım:)

    YanıtlaSil
  4. Selamlar, blogumuza ziyaretin sevindirdi bizi. biz de Tutişle arada sessiz sessiz gelip topitop tuna neler yapmış diye bakıyorduk blogunuza. Sağlıklı günler dileriz...

    YanıtlaSil
  5. Hülya bence mutlu olmalısın benim yerim ayrı diye. Mecnun Leyla'ya yakın olabilmek için babasının yanına işçi olarak girer. Çünkü Öğle yemeklerini Leyla dağıtmaktadır. Leyla Mecnun'a bakar Ve sadece kepçeyle tabağına 2 kez vurarak yanından uzaklaşır. Arkadaşları Mecnun'la alay ederler. Hani Leyla en çok seni seviyordu öyle olsaydı sana bolca yemek koyardı ama senle dalga geçti diye. Mecnun kendinden geçmiş bir halde artık eminim dr beni çok seviyor ,asıl sizlere davrandığı gibi davransaydı bana o zaman kahrolurdum der.Bence Tuna seni herkesten fazla sevdiği için öyle davranıyor:) .Anneler kahır çeker Hülya babalar hazıra konarlar.Ne felsefe yaparmışım ben bile şaştım ...Bu arada 7. ayda ek gıdalarla ilgili nelr yaptın. ne kadar süt verdin Yazarsan çok sevinirim.Bu arada kaşlar ,ifade muhteşem resmen bayıldım fotolara..

    YanıtlaSil
  6. umut egenin annişi sarı çizmeli
    göz kontrolü şart değil her bebek için. şüphelendiğiniz birşey yoksa tabii
    ırmak bebeğin annesi
    sabır diye diye çatlayacaz ya bakalım
    esracım
    emeklemediği için sinirleniyor farkındayım. tv dolabının altındaki modemin ve dvd playerın ışıklarıyla kendinden geçiyor resmen ama yetişemediği için deli oluyor. ama hiç umudum yok, emeklemeyecek kesinlikle. yüzükoyun yatıp çırpınıyor ve çok sinirleniyor bana. oyalanamadığı için de evde nasıl aktiviteler yapsak şaşırdık, hava da güzel diye paso geziyoruz.beden eğitimi sıfır, görsel çalışmalar beş pekiyi örtmenim.
    mesecina
    hoşgeldin
    sinem
    sana yazdığım listeyi altıncıaydan bu yana uyguluyorum. biz kahvaltıya hemen 6.ayda başladıydık. tek fark artık çatalla ezip veriyorum. irili ufaklı parçaları olmayan azılarıyla çiğniyor tuni. süt de artık ne kdar emerse diyeyim ama gündüz çok az emiyodu. geceyle birlikte toplam 300-400 ccyi geçmez sanırım emdiği. anam memelerde yok ki bi ölçüm cihazi sana kesin rakamı söyleyeyim.

    YanıtlaSil
  7. Dün göndermeye çalıştım, son anda bağlantı koptu, ben de kaydettim, şimdi yolluyorum.. Gerçi herkes yazmış ama olsun yine de göndereyim :))
    -------
    Hülya'cım yorumum yazının ilk
    kısmıyla ilgili. Hiç üzülme, bana da benzer şeyler oluyor. Neva bakıcısının yanında nasıl sakin, nasıl rahat bir çocuk bir görsen. Ama sıra bana gelince sürekli bir mızırtı içinde. Geçen hafta Cumartesi gününü başbaşa geçirdik küçük hanımla, resmen çıldırıyordum. Bir saniye rahat bırakmadı beni ve bir türlü memnun edemedim. Hatta "ben ne biçim anneyim, kendi çocuğumu oyalamaktan aciz miyim yahu?" tarzı sorular geçti aklımdan. Neyse ki şimdi senin yazını okuyunca rahatladım :-)

    Çok öperim Tuniş'i o kaşlarının birleştiği noktadan :-)

    YanıtlaSil
  8. sanırım 7-8-9.aylarda "annemi elimden alırlar" korkusuna benzer bir nazlanma bu.Alp de aynı şekilde kimseyi umursamaz ama ben odadan çıkayım başlar ağlamaya ya da bir anda birinin kucağındayken bana gelmek için yaygarayı koparır,illa anne kucağı derdi.tüm bebekler yaşıyor işte.
    emeklemeyle alakalı olduğunu sanmıyorum yani.
    ya toyikiden ben de oyuncak aldım çin malı olduğunu görünce sinirim bozuldu,dediğin gibi ahşap oyuncaklar alacağım bundan sonra en sağlıklısı.hem öyle ışık saçan ses çıkaran oyuncaklar ilgisini çekiyor ama bu tür şeyle aynı televizyon gibi çocukta erken bıkma çabuk sıkılma gibi etkiler yapıyor.
    öptüm tunişi:)

    YanıtlaSil
  9. okurken sürekli ya benimkide böyle, aynı işte,ahanda bu da aynı diyerek okudum bu yazıyı,bizde nerdeyse 10 aylık olduk diş miş yok,tüm nazını bana yapar,dedğim gibi aynı işte:))

    YanıtlaSil
  10. borada tam tesi ben de sinir oluyorum hülya..
    oğlum bay bay diyorum kapıdan çıkıyorum tık yok adamda.
    babasıyla yanlız bırakıp sarılıp çıkıyoruz oyuncaklarıyla oynamaya devam ediyo
    bu tarz cool haleri beni çıldırtıyo!! arkamdan ağlasana be hiç ağamayan çocuk..
    tuna ve bora çok farklı hülyacım...
    bu seni görünce ağlaması bence seni aşırı sevdiğinden NAZ ! bide kıskanç çıktı tuniş haa ahahaaa çok gülesim geldi oradada..
    resimler yine çok süper, harikasınız...

    bu arada haftada 3 gün ayrobikle ayda 5 kilo verdim,
    diyetinde başarılar dilerim canımcım

    YanıtlaSil
  11. Bence Tuna kalkip yuruyerek yaniniza gelecek birgun.Gercekten , gecmiste gorulmus ornekleri var .Ne isim var emeklemeyle ya diyor :)
    Bir bomba patlacak gibi geliyor bana :)

    PS Gecmis olsun

    YanıtlaSil
  12. Ilyasin doktoru dis tamamen genetiktir dedi .Anne ve banbaya benzer , nitekim oyle oldu.
    Siz biliyormusunuz ilk disiniz ne zaman cikmis ? Merak ettim :)

    YanıtlaSil
  13. yelizcim
    2 gündür tay tay durmaya başladık. bence de emeklemekle falan hiiç işi olmadan yürüyecek. benim ilk dişim 15 aylıkken çıkmış. babasınınki 8,5 aylıkken falan. babasına çekmek için çok geç :)) sanırım benim gibi geç diş çıkaracak. ama geç çıkan diş hakkaten sağlam oluyo benim ağzımda hala süt dişlerimden birkaç tanesi duruyor

    YanıtlaSil
  14. Merhaba Hülya Hanım,
    Kızım ile Tuna'nın doğumu arasında birkaç gün var. Bloğuna tesadüf eseri rastladım tracy'i ile ilgili bilgi ararken. Benim çok işime yaradı Tracy Hogg'un kitabı. Çok şükür kızımın belli bir rutini oluştu. Tuna'nın sana yaşattıklarının aynısını duru hanım da bana yaşatıyor.İnan sinir krizi geçirmemek için kendi kendime sabır çekiyorum. Gündüz uykuları 1 haftadır kalmadı, sürekli mızırdanma, hiçbir şeyle memnun olmama,annenin kucağında olma isteği, yemek yiyememe (zayıfladı miniğim)anlayacağın diş çıkarma sorunlarının hepsini yaşıyorum. Kızım 9 ay 5 günlük ve hanım sonunda bugün minik dişinin ucunu gösterdi çok şükür. Tabi ilk ben göremedim, komşum gördü. Darısı hayırlısı ile Tuna'nın başına. İnan senin ne çektiğini çoookk iyi anlıyorum kolay gelsin canım hepimize.

    YanıtlaSil
  15. oleeey Tuna tay tay ...
    Eyvaaah Hulya yandi ! :)

    YanıtlaSil
  16. mutfakistan
    ben diyorum diyetteyim,, sen diyorsun brownie.gördüm son postunu, oldu mu bacım şimdi? akşam akşam brownie çekti canım. ühüüüü

    YanıtlaSil
  17. Biraz daha buyuduklerinde is daha da zor oluyor, ama bu sefer de sen cocugunu iyice tanidigin icin biraz daha sansli oluyorsun `beyin okumada`. Cok saf olduklarindan icleri dislarinda oluyor, iste aynen o bebegi kiskandiginda cigligi basmasi gibi...yani ciglik atmayip, `eve gidelim sana gosteririm kadin, gunu sana zindan edicem` diye dusunmediklerinden, aklindan gecen de boylece anneyi kaybetme korkusundan baska birsey olmuyor...tahmin etmek zor degil. Sen kapidan iceri girdiginde de muhtemelen `anne geldi, ya altimi degistircek, ya uyutcak, ya banyo yapcaz, ya yemek yedircek, oyun keyfimi bozacak` diye dusundugunden kaslar yamuluyordur...

    Oyuncak konusunda da, bu aralar biraz daha dikkatli olman dogal, cunku herseyi agizlarina goturuyorlar. Plastik konusunda yapacagin pek birsey yok...sen kucukken hep ahsap oyuncakla mi oynadin? cop kamyonunu ahsaptan yapmiyor oyuncakciklar...Dante gibi araba manyağı olursa Tuna (ki geç bile kalmış, Dante 5 aylıkken başlamıştı vrmm vrrmm demeye) ahsapmis, plastikmis, cermis copmus demeyeceksin. isil isil minik bir kum kamyonu yerine ses mes cikarmayan, yanip sonmeyen ahsabi tercih etmediklerini goreceksin. Mesela ben bir ahsap oyuncak delisiyim, Dante`nin de oyle oyuncaklari olsun istiyorum ve aliyorum, ismarliyorum vs. Ancak oyuncakciya gittigimizde bir bakiyorsun almis eline 1 dolarlik dandik bi kamyonet nasil kendinden gecmis oynuyor, almadan edemyiyorsun. Genelde aglayip sizlamadan yerine biraktirdigim cok olduysa da, birkac kez kararindan donmedigini, oyuncagi yerine birakmadigini gorunce ve hic de terrible two tepinmelerini yasamak istemedigim gunlerde kasaya dogru tipis tipis gittigimi bilirim...aksamina da o dandik kamyonet kirilir zaten.
    Ha bir de, oyuncak cesitliligi cocugun hayal dunyasini genisletir...plastik mlastik...ahsap mahsap.

    YanıtlaSil
  18. Bu arada yaslaninca ayni annene benzeyeceksin. Ikinizin de yanaklari cok guzel.

    YanıtlaSil
  19. açalya
    şimdiden anneme çok benziyorum. gören herkes okkalı bi "aaa" çekiyor valla. tombul yanaklarım da yüzümde en sevmediğim yerimdir ama merci :))
    tuna şimdilik arabalarla pek ilgilenmiyor. her bebek farklı sonuçta. bir gün ilgisini çekmeyen nesneyi ertesi gün elinden bırakmıyor. 5 aylıkken aldığım çıngıraklı bir kurbağacık vardı, hiç alakadar olmadı diye kaldırmıştım. geçen gün çıkardım, kurbağayı yarım saat evire çevire sarhoş etti.
    zaman zaman oyuncakların yarısını saklayıp tekrar çıkarıyorum ki ilgi her daim canlı kalsın ama sürekli daha yeni daha yeni bir şeyler istiyor ve eskilerden sıkılıyor.
    gönül ister ki oyuncakçının kapısından biz istediğimiz zaman çıkalım, evde hijyen hijyen tahta atıyla oynasın ama olmayacak sanırım.yine de çin malı plastikler ve özellikle yumuşak plastikler konusunu kısıtlamaya çok kararlıyım. yumuşaklar hakkaten çok zararlı. öyle böyle diil.

    YanıtlaSil
  20. aaaaa Mutfakistan annemin blogu ..
    Tuna tay tay , Hulya yandi diyen bendim :) Heralde annem giris yapmis benden once..Cok pardon yaa Brownielerin cubuklarini gozune sokar gibi oldu..Yok zaten acili eksili bisii onlarr :)

    Bakalim ilk disi icinde bir tahmin yaptim .Bencee 1yasina girmeden cikacak ilk disi ..11bucuk aylik falan.Bekleyip goriciiz :)

    YanıtlaSil
  21. ben bebeklerin her hareketini anlamlandırmamak gerektiğini düşünüyorum, ki bebeğim 2 aylıkken bana gülümsemiyor ama babasına gülümsüyor diye doktora gitmiş biriydim zamanında:)) aman bebektir canım ne olacak şeklinde bir küçümseme falan değil bu. sadece bizim zannetiğimiz kadar çok şeye kafa takmıyorlar ve kafaları bizim kadar karışık değil. dünyada birkaç kişiyi tanısan ve o birkaç kişiden biri zaten güvendiğin ve nazımı çeken biriyse ve bu nazlanma oyununu sevdiysem :) başka kişilerle nazlanmadan eğlenceli vakit geçirmek isterdim kesinlikle.

    beril'in 9 aylıkken diş çıkaracağından habersiz, gündelik mızmızlıklarını diş sancısı zannedip 6 aylıkken mothercare'den bir dişlik aldım. evde anladım çin malı. bu sefer çikkodan aldım. kıza da anlattım. ooo bu italyan falan yaptı, evde kaynatırken anladım o da made in çin. evet marka italyan ama üretim yeri çin.
    tomy,playskool, chicco, fisher price hep çin malı? ve hepsi de pahalı oyuncak markaları. hepsi çin malı ve plastik diye kalitesiz mi? sanmıyorum. çin malı diye mimlemişiz bir kere, kaliteli çin malı da olabilirmiş gibime geliyor:) pazarlarda bile dandik kurşun boyalarla boyanmış ahşap oyuncaklardan daha sağlıklı oldukları kesin. kipa da az çeşitli ama çok güzel ahşap oyuncaklar buldum ben. fiyatı uygun:)) CE damgası çakma değil ve bence güvenli. ihraç ürünü sanırım üzerinde türkçe yazı yok çünkü. bir de ikea da bir ahşap tren vardı, raylarıyla birlikte. ahşap ve çok güzeldi:))
    post gibi oldu ya??

    YanıtlaSil
  22. sevgili öğretmenim çocunuz çok güzel hayırlı olsun

    YanıtlaSil
  23. öğretmen????
    kim öğretmen???
    ben değilim..
    öğretmen kim, kimse çıksın ortayaaa

    YanıtlaSil