4 Temmuz 2009 Cumartesi

Emzik meselesi


İstemeye istemeye verdiğim, zorla alıştırmaya çalıştığım bir alettir emzik. Yani yalancı meme. Şu aralar Tuna uykusunda bile arayıp bulup ağzına tıkıp uyumaya devam ediyor. Bazen bulamadığında sinirleniyor gecenin bi vakti. Çok mızırdanmazsa gündüz ya da uyku ritueli öncesi vermiyorum, görmeyeceği yerlere saklıyorum. Ne zaman ve ne şekilde vazgeçireceğimi ise hiç bilmiyorum.


Bu hem faideli hem de bıraktırması zor mamülün tarihi meğer çok da eskilere dayanmıyormuş. Hepi topu 60 yıllık bir icatmış. Çok şaşırdım ve bilmediğim ne çok şey olduğunu görünce utandım :))


Aşağıdaki yazı NTVMSNBC'den alınmıştır.



Binlerce yıl önce Mısır'da bebekleri sakinleştirmek için balla doldurulmuş kilden figürlerin kullanıldığı biliniyor. Modern emziklerse bundan 60 yıl önce Alman uzmanlar tarafından geliştirildi.



Ağlayan bebekleri sakinleştirmenin en iyi yönteminin ona emebileceği bir şeyler vermek olduğunu bilmeyen yoktur. Hatta binlerce yıl önce Mısır'da bu iş için içi balla doldurulmuş kilden küçük figürler kullanılıyordu. Bu figürlerin günümüzde kullanılan emzik ve biberonların de atası oldukları kabul ediliyor.
Yeni doğanlardaki emme refleksi o denli güçlüdür ki, birçok bebek henüz anne karnındayken parmak emmeye başlar. Ancak parmak emmek, annelerin ve tabii ki çene yapısını bozduğu için diş doktorlarının en büyük kâbusudur.
İşte tam da bu yüzden, 1949 yılında ortodontist Wilhelm Balters ve diş hekimi Adolf Müller ilk doğal ve çene yapısına uyumlu emziği üretti.



Deutsche Welle'nin haberine göre, emzik her ne kadar parmak emmeye oranla daha zararsız da olsa, dil ve konuşma terapisti Profesör Heinrich Pfaar'a göre tamamıyla da masum değil. Deutsche Welle'ye konuşan Pfaar, "Evet, emzik pratikte çocuğu sakinleştirmek için emzirmeye bir alternatif oluşturuyor. Ancak genellikle günümüze bile emzikler bala batırılıyor ya da çokokreme bulanıyor. Bu da diş çürüklerine davetiye çıkaran bir uygulama." şeklinde konuşuyor.
Silikon ya da kauçuk, damaklı ya da damaksız
Emzik, göğüs ucunu taklit eden bir yapıya sahip... Bebeklere, karınlarını doyurdukları sıcak ve huzurlu ortamı hatırlatıyor. Günümüzde silikon ve kauçuktan üretilen emzikler, damaklı ve damaksız olmak üzere iki çeşitler. Silikon emzikler, diş darbelerine dayanıklı olmadıkları için özellikle diş çıkarmamış bebeklere öneriliyor. Silikon emzikler kolay deforme olmuyor. Diş darbelerine dayanıklı olan kauçuk emziklerse suyu emdikleri için bir süre sonra deforme oluyor.



Damaksız emzikler, göğüs ucu formuna benzedikleri için bebekler tarafından daha çok tercih ediliyor. Ancak damağa baskı yaparak damak yapısını bozdukları için dişlerin yamuk çıkmasına neden oluyorlar. Bu nedenle uzmanlar tarafından, bebek bir yaşına bastıktan sonra kullanılmamaları öneriliyor.
Professör Pfaar, bebeklerin, annelerinin göğsünden süt sağabilmek için damağa baskı yapan bir emme hareketi uygulamaları gerektiğini belirtiyor. Ancak bebek memeden kesildikten sonra, biberonla beslendiği dönemde sütü biberondan sadece dudakları yardımıyla çekiyor. Dolaysıyla bebeklerin sahip oldukları emme refleksi, aslında sadece ilk aylar için önemli. Professör Pfaar, emzik kullanan bebeklerin bu güçlü emme hareketini devam ettirdiklerini, dolayısıyla zaman içince ön kesici dişlerinin şeklinin bozulduğunu söylüyor.



İki yaşından itibaren sürekli kullanılmamalıUzmanlar, iki yaşından itibaren diş yapısının bozulmaması için düzenli emzik kullanımına son verilmesini öneriyor. Ancak çocukları emzik alışkanlığından uzaklaştırmak her zaman düşünüldüğü kadar kolay olmuyor. En çok kullanılan yöntemler, emziğe çocukların tadından pek de hoşlanmadıkları hardal gibi besinler sürmek veya emziği bir iğneyle delerek içindeki havayı boşaltmak. Çocuğa, artık büyüdüğünu ve emzik kullanmasının onun için zararlı olduğunu anlatmaya çalışmakta da başka bir yöntem.



Profesör Pfaar, her ne kadar pratik olsa da düzenli olarak emzik ve biberon kullanımından mümkün mertebe uzak durulmasını tavsiye ediyor. Pfaar, "Annelerin daha aktif olmaları gerekiyor. Yeniden bebeklerini emzirmeye başlamalılar. Doğal yönteme geri dönmeliyiz. Bu şekilde pek çok çocukta karşılaştığımız emzikle ilgili sorunların da önüne geçilmiş olur." diyor.
Uzun süre emzik kullanan çocukların büyük bir bölümüne, ileriki yaşlarda ortodontistin yolu gözüküyor. Bu da tel takarak geçirecekleri uzun, masraflı ve zahmetli bir süreç anlamına geliyor



9 yorum:

  1. Hülya ne kadar da ilginc bilgiler vermissin .Emzik olayını ben psikologa sordum 1.5 2 yasından sonra bıraktırılmaya baslanabilir dedi.

    YanıtlaSil
  2. Ben niye hala emziriyorum saniyorsun?!
    ;)

    YanıtlaSil
  3. hmm çok faydalı oldu, sağol valla...

    YanıtlaSil
  4. Aa çok ilginçmiş. ESasen ben ne yaptıysam emmedi emzik. Azıcık aldı, bıraktı. Şimdi arada parmaklarını emiyor. Hangisi iyi bilemiyorum...

    YanıtlaSil
  5. hehe benim ufaklik anne memesini kullaniyor bunun yerine.
    emzigin psikolojik yararlarinin cok oldugunu söylüyor uzmanlar. Emzigin savunucularindan biri de Tracy Hogg.
    Ben baslasin istedim ikisi de baslamadi. Alsalardi hayat ne kadar kolaylasacakti.
    Daha zamanininiz var. 5-6 ay sonra baslarsin biraktirmaya. o zamana kadar kezfini sürün ikiniz de:)

    YanıtlaSil
  6. Ben de zorla alıştırdığımda 7 aylıktı ama çok rahat ettim ne yalan söyleyeyim.Çünkü beni emzik niyetine kullanıyordu.Şimdi sadece uyumadan önce veriyorum. Bakalım nasıl bırakacak??

    YanıtlaSil
  7. Ne kadar uğraştıysamda 10 dakikadan daha fazla emmiyordu tosunum..Doğar doğmaz ağzına zorla soktuğum emziği pıt pıt yere atıveriyordu.Bende oğluşumun emme refleksinin çok güçlü olmadığına inanıp sonradan hiç vermedim. Zaten ilk Dr.a gittiğimizde görünce '' O koca şeyin ne işi var ağzında diyerek'' birde fırca yedik..
    Ama bazen düşünmediğimde olmuyor değil hani acaba verseydim daha mı rahat ederdim?

    YanıtlaSil
  8. Aynı sorunu oğlumda da yaşamıştım. 2,5 yaşına kadar hep emdi, doktor kontrolunde hemşire ablamız bir aldı elinden bir daha da istemedi.

    YanıtlaSil
  9. Bu emzik olayına hiç bulaşmamayı tercih ederdim. Bıraktırmak belli ki çok zor olacak. Faydalı yazınız için teşekkürler:)

    YanıtlaSil