6 Temmuz 2009 Pazartesi

Kutlu doğum haftası şenlikleri başladı


Efendim kutlu doğum haftası diyoruz, neden? Çünkü aslen 8 Temmuz doğumlu Tuna efendi bu hafta boyunca o kutlamadan bu partiye akacak.
Kutlamaların ilkini dün anasının memleketi Antalya'nın güziiide mesire yeri Düzlerçamı'nda gerçekleştirdik. Süslemesiz, pastasız, gürültüsüz, bol cırcır böcekli, kene korkulu, sıcak ve yapış yapış, köfteli kanatlı ve yakın akrabalı ufak bir kutlama oldu.
Bir yaşına adım adım yaklaşırken bambaşka bir herife dönüşen Tuna, sanki o kadar insanın kendisi için toplandığının farkındaymış gibi mutluydu. Sabahın 6.15ini uyanma saati olarak bellediğinden (annem bir kere erkenden kalkınca salıncaklara götürdü diye her sabah kargaların kahvaltı saatinde kalkıyo sıpa) uykusuz; uykusunu alamadığı için kahvaltıyı minimumda tutmuş; yorgun gözlerini kapamamak için çırpınan ama bir o kadar da keyifli bir doğumgünü çocuğuydu bebeciğim.
Bu aralar sık sık çocuklarla ya da akranı bebek-çocukla bir araya gelen Hz.Tuna, bayılıyor bu duruma. Kuzenimin oğlu Barış'la halka dizmece&yıkmaca oynarken beni hiiç aramadı gözleri. (ki bu aralar nasıl anne düşkünü oldu bildiğiniz gibi değil)
El kol ağız diz miz leş gibi. Ağzına bi avuç toprak atmış bile olabilir emin değilim. Tüm gün yediği hepi topu 2 köfte. (Normalde 4 köfte yiyip bir kaseye yakın da yoğurt yer) Ama ne gam.. Ondan mutlusu yok..
Daha hijyenik ve steril(!) doğumgünümü partimizi haftaya İzmir'de kendi evimizde gerçekleştireceğiz.
Gelelim 1 yaşına ramak kala yapabildiklerimize, yapamadıklarımıza..
- Şahane sıralıyor, kolunun uzandığı her yükseltiye tutunup şıp diye kalkıyor. Ama yakın zamanda yürümeyecek gibi. Elinden tutup yürütmeye çalışınca asabiyet basıyor. Playskool ilk arabam'ı aldık ama ı-ıh.. 14.aydan önce zor gibi yürümesi.
- Buna rağmen çok ama çok hareketli, çok meraklı, çok yaramaz. İlk kez gittiği bir evde bile itinayla mutfağı bulup çekmeceleri karıştırıyor. Ortalığı dağıtıp yakıp yıkıp geçiyor. Annem ve anneannem bile illallah dedi. Annem "bu biraz daha büyüsün, siz misafirliğe gittiğinizde kapıyı açmayacaklar. Gene Tuna geldi diyecekler" diyor. Merakı bitecek elbet bir gün diye bekliyoruz bakalım.
- Bi dünya insanın içinde gözleri hep beni arıyor. Bir yerlerde okumuştum bu aylardaki çocuğun tüm dünyası "annesi"ymiş. Fotografını çekme şansım yok ama inanılmaz bir bakışı var bana. Birkaç haftadır emekleye emekleye gelip kafasını dizime bağrıma falan yaslamaya başladı. Bir çeşit sevgi gösterisi, sırnaşma, sarılma işte. Eskiden sadece ben onu severdim ve bunu gösterirdim. Şimdi o da beni sevdiğini bu kadar açık gösteriyor (Emzirirken yüzümü okşamaları ve aklıma gelmeyen başka şeyler falan da vardı ama bu böyle başka bi şey)
Geçen hafta, 25 yıllık arkadaşımın düğünü için, 3 günlüğüne Ankara'daydık. Kuaföre gitmek için 2-3 saatliğine çıktık evden. Tuna tüm o sürede kedi yavrusu gibi "mıyk mıyk" sesleriyle kaşının hepsini kaldırarak, mazlum mazlum, döne döne beni aramış evde. Bulamadıkça kaşlar iyice kalkmış, tam bir Küçük Emrah olmuş.


Ahan da böyle kafayı dayıyo bana.
- Artık et, balık gibi kelle sayısına göre alınan şeylerde Tuna'yı da adamdan saymak gerektiğini idrak ettik. Geçen hafta annem-babam, ben ve Tuna için 3 çipura almıştık. Annem aç kaldı çünkü Tuni neredeyse bir çipurayı yuttu. Bu hafta da ilk kez 300 gr kadar levreği kelle ve kılçıktan ibaret bir hale soktu.
- Annem oğlanı kuru ekmeğe de alıştırdı. Bayılıyo taş gibi ekmeği kemirmeye. Bir de simit tutkunu oldu. Parça parça eline verdiğim simidin dörtte üçünü yiyor. İzmir'in gevrekçileri bekleyin bizi anacıım.
- İstemediği bir şeyi asla yaptıramıyoruz. "Dediğim dedik, çaldığım düdük" ya da "inadım inat, götüm iki kanat" (bayılıyorum atalarımıza) bi herif oluyor yavaş yavaş. Bağırıp çağırınca taleplerin yerine getirildiğini keşfetti çoktan. Carcar bağırınca ben işaret parmağımı gösterip çemkiriyorum ufaktan. Ama kendileri o parmağımı alıp dişini kaşıyıp geri veriyor bana. "Pipimde bile değil senin azarlaman" diyor kibarca.
- Konuşmada tembel çıktı. Çok güzel de-de; nn-ne; nn-an-ne; gel diyor ama hepsi bu kadar. Ama bir sürü şeyi anlıyor. "Kamyonu göster Tuna" dediğimde bulup gösteriyor mesela. Ama alkış, çirkin ol, dilini göster gibi komutları hiç sallamıyor. İyi bi halt yaptığında alkışlıyorum ama kendisi alkışlamayı değil alkışlanmayı tercih ediyor kanımca.
- El becerilerine son bir aydır kapak kapatmayı ekledik. Hatta kapak kapatmadan yemek yemiyor. Saklama kapları, milupa kavanozları, suluk, tencere vs... Kapağı olan herhangi bir nesne. Kapağını ben açıyorum o kapatıyor. Nasıl öğrendi ve nasıl bu kadar "şak" diye oturtuyor hiç anlamadım.
- Aaah bir de doldur-boşalt hastasıyız. Bir kap dolusu mandal favori oyuncağı. Serçe parmağını kaldırarak o mandalları teker teker çıkarıyor, sonra geri koyuyor. Sıkılmadan dakikalarca oynadığı tek oyuncak..
- Ve son not. Eskiden 1 yaşında bir çocuğun hakkaten çocuk gibi göründüğünü düşünürdüm. Oysa benim küçük tosbağam, ton balığım, kurbağam hala çok küçük bir bebek gibi görünüyor gözüme. Ne zaman hakkaten büyür ki :))
(p.s. Aslında yazının başlığı, en üstteki fotografa istinaden "mangala karşı domalan Tuna" olacaktı ama ilerde blogumu okursa beni annelikten reddedeceğinden ciddi ciddi korkmaya başladığım için değiştirdim. )
Posted by Picasa

15 yorum:

  1. inadim inat , gotum iki kanat :))) bunu ilk kez duydum :)

    YanıtlaSil
  2. ehehe son fotoğrafı ben çekmiştim.

    YanıtlaSil
  3. Sabah sabah pek güldüm Tunişin hallerine , vay be , demekki ben sizi yaklasık 7 aydır takip ediyorum bu arada( Hiç çaktırmıyorum di mi? :))))
    Bu arada ben ayarlarıma şööle bi göz atıp degiştirecek yer bulamadım , sen bana sunu şöle şöle yap de degiştireyim anam yoksa benim kısıtlı blogger ayar bilgim oldugu gibi kalmaya devam edecek . Grsrz

    YanıtlaSil
  4. ben de ilk defa duydum bu nacizane atasozumuzu... ben de bayiliyorum atalarimiza...

    tuna beyin dogum gununu en icten dileklerimle kutluyorum.

    bu arada endiselenme yurumuyor diye, cok erken yuruyunce bacaklari carpiliyor kemikler cok yumusak olduklari icin...

    YanıtlaSil
  5. koptum okurken yine,alemsin hülya. tunişi totosundan ısırıyorum,nimete döt dönülmez:P...
    hade bakem nice yaşlara akıllı oğlan,annenle babanla sağlıkla inşallah:)

    YanıtlaSil
  6. Nice yıllara tosuncuğa..
    O ayaklarındaki patatesler ve bezelyeler yürümeye başlayınca fıss sönüveriyor ama sizinkini iç lastiği var gibi kolay kolay sönmeyecekmiş gibi duruyor:)) Bu sırnaşma olayları zaman geçtikçe artıyor paçana yapışmış parazit misali bir bütün halde yemek hazırlamaya, bulaşıkları makineye dizmeye vs.. başlıyorsunuz daha durrr!!

    YanıtlaSil
  7. hayatım hadi gel de şurda b kutlama yapalım tunişe:)

    YanıtlaSil
  8. Oy benim kuzum iyki dogmussunda ananin olmussun .O bakisi hayal edebiliyorum , keske yakalayabilsen ..
    Bu cocugun oynama sekillerine hastayim ben Kapak kapatmalar , oyuncak doldurup bosaltmalar .... O kadar sasiriyorum ki okurken , bir gun bende gorurum bunlari insallah , yeminle cok ozeniyorumm :)

    YanıtlaSil
  9. özledim ben tunayı, bak bunu farkettim şimdi. gelince görüşelim mutlak:)

    YanıtlaSil
  10. canim ya bayiliyorum ben bu adama .K. emrah da olsun farketmez cok bal böcügüü

    YanıtlaSil
  11. Mutlu yıllar tunacım:))

    YanıtlaSil
  12. oo hazırlıklar tam gaz demekki.çoklu kutlamalarla geliyor yeni yaş....hayırlı uğurlu olsun efendim....

    YanıtlaSil
  13. Tunacik, dogumgunun kutlu olsuun.

    YanıtlaSil