3 Ağustos 2009 Pazartesi

Güzel Haftasonu ve ordan burdan notlar


Telaşlı, yoğun ama bir o kadar güzel bir haftasonu geçirdik çekirdek ailemizle.
Cumartesi sabahı erkenden kalkıp (Tuna tarafından kaldırılıp diyeyim) sert bir kahveyle güne başladım. Kahvaltı faslından sonra babayla işbölümü yaptık. "Senin görevin aşkım-eğer kabul edersen- Tuna'yı parka götürmek. Ben de bu arada pazara gideyim" dedim.
Okeyleştik.
Tam kapıdayken baba fikrini değiştirip "en iyisi ben Tuni'yle balık almaya gideyim" dedi. "Eyvallah" dedim. Benim işlerimi engellemeyin de...
Neyse biz saatlerimizi ayarlayıp :0) ayrıldık. 25 TL'ye 3 çeşit sebze(bamya, fasulye, kabak) 4-5 çeşit meyve, bolca yeşillik alıp kan ter içinde eve ulaştım. Tuna'nın haftalık yemeklerini yapıp buzluğa attım, yoğurdumu mayaladım, tüm yeşillikleri yıkayıp kurutup ufak poşetlere bölüp dolaba attım. (Tavsiye ederim, salata yaparken inanılmaz vakitten kazandırıyor)
O sırada baba-oğul 4 tane çipurayla çıkageldiler. Tuna yolda hiç uyumamış, daha doğrusu tam da inmeye yakın uyuyakalmış, araba durunca uyanmış falan.. Haliyle önce uykusuzluktan gözleri boyoz gibi olmuş Tuna'yı uyuttum. Biz de akşam yemeğine giriştik. Sabahtan buzluktan çıkardığım ahtapot erimişti. 1,5 yıl aradan sonra ikinci kez ahtapot yiyecektik. İlkinde ben 7 aylık hamileydim. (Zaten ahtapotun fotolarını çekmeyi unuttuğum için geçen yılki ahtapotun kolajını yaptım) Devletşah'ın şahane sitesinden bulduğumuz ahtapot tarifini, bir çay bardağı sirke ilavesiyle revize edip haşlamaya bıraktık bu 8 kollu canavarı.
Tunito uyanınca çipura ve ahtapottan oluşan akşam yemeği hazırdı. Balık neyse, zaten 7. aydan beri her hafta en az 1 kez severek yiyor, de acaba ahtapot vermek mantıklı mı 1 yaşındaki çocuğa diye fikir yürüttük. Sonra dedim ki "eğer biz Türk değil de mesela Okinawalı, Japon falan olsaydık bu çocuk muhtemelen yeşil soğanla değil haşlanmış ahtapotla dişini kaşıyacak, ikindi atıştırmasında karides haşlama yiyecek, midye kabuklarından gemi yapacaktı. Bizim 4.ayda dayadığımız yoğurt, batılı doktorlara ne kadar saçma geliyor baksanıza. Her çocuk içinde doğduğu kültüre göre yetişiyorsa ve biz de denizden çıkan her tür böcü börtüyü yiyorsak, bizim çocuğumuz da buna uyum sağlamalı" (Midye hariç. Aman haa...)
İyi demiş miyim :))


Tuna tahminimden daha iyi yedi ahtapotu. Koca öğleden sonra hiçbir şey yemediğinden midir bilinmez ama sevdi valla. Ahtapotun bir bacağını, yani sekizde birini götürdü. Normal şartlarda havada kaptığı balığa bile yüz vermedi. Biz de ağır ağır yedik bu derya nimetlerini, şarap ve rakılarımızdan yudumlayarak .
Pazar sabahı da erkenden kalkarak başladık. Yine ayıltıcı sert kahve, kahvaltı, baba -oğulu evden defetme diye başlayan rutin bu kez dip köşe temizlikle devam etti. Sürekli açık pencereler, her şeyin yerini değiştiren bir velet, dağınık bir koca, tembel bir anneyle dolu koca ev ne kadar dağılırsa o kadardı ev. Şu an bal dök yala kıvamına erdik, o ayrı :))
Eve dönüş saatinde baba-oğul beni aldı, bir de haftalık alışverişimizi yaptık. İçimde kalan son enerji zerresini de Migros'a bıraktım geldim. Dünden kalan haşlama ahtapotu tereyağıyla soteleyip sofraya koyduk bu kez. Daha doğrusu koca kişisi devraldı tüm işi... Tek kelimeyle damak çatlatan bir lezzet oldu. Böyle lokum gibi bir şey. Deniz ürünlerini sevenlerin kaçırmaması gereken bir lezzet bence. Ahtapot salatası falan hikaye yani, o derece.. Ton balığım da tereyağlı versiyonu daha çok sevdi zati...
Tuna son 15 gündür falan çok iştahlı. Geçen ayın acısını çıkarırcasına yiyor. Korkutucu olansa kahvaltı üstüne verdiğim 2 bebe bisküvisini falan kemirip kemirip yüzüme "başka yok mu?" der gibi bakması.. E tamam, şekerli olması dışında bebe bisküvisiyle bir derdimiz yok da, neden daha sağlıklı alternatifleri olmasın bunların? Ben de ufak bir araştırmayla yulaflı, pekmezli 2 tarif buldum. Biri bu, biri de şu. Yulaf ezmesi aldım, bu hafta bir ara deneyeceğim. Neticeyi yazarım.
İştahıyla birlikte gece uyanmaları da arttı. Üstteki iki dişin ucu şeffaflaşmış, birinin ucu çıktı çıkacak. Tam eti yarma aşaması bizde pek sorunlu geçmiyor çünkü o noktada fazla canı yanmıyor sanırım.. Diş olamaz yani sebep. Temizlikten sonra PC başında kahve keyfi yaparken hep adını görüp bir türlü okuyamadığım Kitubi'nin blogundaki bu yazıya rastladım. Koca bebeklerde gaz sorunları başlıklı bölümü okudukça "tabii yaa, hay aklıma tüküreyim" dedim. Zira Tuna böyle normal bi şekilde uyanmıyordu. Gözü kapalı, kendini yatakta bir o yana bir bu yana atıyor, uyuyor emziği bırakıyor, 5 dakika sonra yine uyanıyor, inliyordu. Hemen her gece 1 saat kadar böyle kendi kendine çırpınmayla geçiyor, bu durumda ben ne uyuyabiliyordum ne de elimden bir şey geliyordu. Su verince içiyor, uykuya daldıktan kısa süre sonra uyanıyordu. Hemen her gece bu mücadele sağlam birkaç pırt sesiyle son buluyordu. Bu kadar gözümün önünde seyreden duruma rağmen olaya ayılmayışımdan kendimi salak gibi hissettim. Varsa salakanneyim.com diye bir site, hemen üye olayım..
Neyse geç olsun güç olmasın diyerek içirdim rezene çaylarını Tunito'ya. Rahat bir gece geçirdik ikimiz de.
Ve unutmamak için tarihe düşmek istediğim birkaç not:
- Tutunup ayağa kalktıktan sonra elinde birşeyler varsa ve oyuna daldıysa 5-6 saniye ayakta dengede öyle asılı kalıyor, bazen desteksiz çömeliyor yere. Ama yürümeye meyli yok.
- Mutfakta yerde kendi kendine takılırken ben de yemek yapıyorsam pür dikkat izliyor beni. Tencereyi alıp ocağa koyduğum anda hızlı hızlı soluyarak paçama yapışıyor, yalvaran gözlerle kucağıma gelmek istiyor. Kucağıma alınca da tencerenin içine dalmak istiyor :)) Soğanı kavuruşumu, domatesleri atışımı, kaşığın hareketlerini, kapağı kapatışımı inanılmaz bir dikkatle izliyor.Ben de bir Ayşe Tüter edasıyla anlatıyorum.. İşte soğanları kavuruyoruz oğlum da blablabla.
İşin tuhaf yanı babası da tam bu aylarda aynı efektlerle aynı hareketleri yaparmış.(Yemeğin pişmesini merakla izlemenin genetiği mi olur yahu?) Kayınvaldemin de sol kolu sağlam kas yapmış oğlunu taşıyarak yemek yapmaktan. Şimdi çok güzel mangal, balık yapan hemen her tür yemeği-canı isterse- pişiren bir adam olmuş. Belki Tuna da ilerde aşçı olur, kimbilir..















"Bir kedi gördüm sanki" diyerek hedefe kilitlenen Küçük Hüsamettin..
-Tuna'nın hayvan milletiyle tuhaf bir ilişkisi var. Korkuyor mu seviyor mu tam çözemedim. Uzaktan kedi görünce "nihiiaaa" diye tuhaf çığlığımsı bir ses çıkarıyor. Başka hiçbir koşulda çıkmıyo o ses.(Köpek görünce bile) Bu sesi duyunca bakınıyorum sağa-sola ve muhakkak bir kedi çıkıyor karşıma. "Kedi, kedi, kedi" diye tekrarlayınca "tettti" gibi bi şeyler söylüyor. Böyle giderse ilk kelimesi "kedi" olacak. Dışarda bi kediye yaklaşınca gözlerini kırpmadan izliyor. Eğer dışardaki kedileri balkondan izliyorsak aşağıya atlamak istiyor :)) Henüz yakın temasa geçiremedim bir kediyle. Eğer hayvanları severse çok sevinirim çünkü biz maaile bayılıyoruz kedilere. Belki kedi sevgisi de genetiktir. Ya da çocukken içgüdüsel olarak sevdiğimiz hayvanları bir şekilde sevmekten vazgeçiyor kimilerimiz.
- Son olarak da Tuna'nın yediği ilk ahtapot olarak tarihe not düşüyorum. "Yeter kardeşim bıktık senin oğlunu tıkınmasından, ne pisboğaz aileymişsiniz" diyenleri de sağ üstteki çarpıyı tıklamaya davet ediyorum.
Herkese iyi haftalar
Çüüss

video

34 yorum:

  1. salakanne ye bende uye olmak istiyorum yaa ahahah :) super super.
    allahım ahtapot mu yedi bu Tuniş yaa ne acayip adamsin oglum sen.
    operim seni yanaklarından Tuna erkegi.

    YanıtlaSil
  2. Hayatta aklima gelmezdi cocuga ahtapot vermek ama sevmis yemis iste :) Bizimki somon canavari
    Bu arada bende seninle aynis eyleri dusunuyorum Amerika'da bizim Dr 1 yas dedi yumurtaya baslamak icin ama ben 6 aylikken sarisini vermeye basladim .
    Hamileyken sushi yasak dediler e Japonyadaki hamileler ne yapiyor peki ?

    Ilyas kopek kedi horoz cildiriyor ve hep ayni sevinc cigliklarini atiyor Yaziyi okurken Tunayi hayal edebiliyorum , oglumun ciglik efektini ekleyerek :))

    Bana bak o 4 cipurayi oturup kari koca ikiniz mi indirdiniz mideye ?
    Afiyet olsunnn Yarasinnn
    ama en cok Tunaspor a yarasin :)

    NOT adam kisir yediginde sok gecirmistim zaten o bulgur o mideyi sisirmezmi rahatsiz etmez mi diye Onumuzdeki ay kalkipta Tuna cig kofte yogurup yerken koyarsan sasirmiycam valla

    YanıtlaSil
  3. Ohh, afiyet olsun.

    Buzluk menünü bir rica edebilir miyiz? Neleri nasıl atıyorsun buzluğa. Yakında işe başlayacak bir anneye büyük faydan olacak.

    YanıtlaSil
  4. kirazım ilkayım
    yedi valla. biz de dorit'i öperis. hepimiz anneyiz hepimiz salağız demek istiyom bi de
    yeliz
    4 çipurayı 2 gün yedik. tuna çöplendi sadece bizden. birkaç cımcık aldı.çiğ köfte de vermem canım. o kadar diil. ama bak içli köfte vermiştim bir kere. haşlama olanında.
    sarı çizmelim
    sana emaille atsam??

    YanıtlaSil
  5. Yorumları okudum da ne düşünsem yazmış yeliz.Ahtapot bir çocuğa vermek için aklıma gelecek en son yiyecek olurdu ama haklısın neden yemesin ki?
    Ayrıca biz Tuna'nın yemek yeme durumlarına bayılıyoruz,o yumuk ellerine hastayız.Sen 18'ine kadar yazacağım de biz yine okur o çarpıya basmayız:))

    YanıtlaSil
  6. o öyle bir site biz mi açsak acaba, itiraf.com tarzı bişey olur, tam geyik:)

    YanıtlaSil
  7. emaille atsan olur, hatta olmuş, ama çimdi cevabını da emaille atmalısın:))

    YanıtlaSil
  8. Ayy canım çok güzel yiyo ya:D Afiyet şeker olsun ,bal kaymak olsun :))

    YanıtlaSil
  9. hülya bu kuzunun videoları mutluluk hormonu salgılatıyor yahu insana

    YanıtlaSil
  10. benim ahtapot resmime cok tepki gelmisti Seninkini mi calip koyuversem acaba :)
    Ama ben bayildim yemesine ..sevdim onu ekrendan tontoshhhhh
    Ne yerse yesinler , yeterki istahlari gitmesin valla

    YanıtlaSil
  11. Ay Hülya yaaa inanamıyorum sana daha doğrusu ona:))Aştınız kendinizi ana oğul yahu..Hayatta ağzıma koymam ama öyle güzel yiyo ki minnoşun videosuna bayıldım:))

    Ya bi de şu yemeklerini bir haftalık yapıp buzluğa koyma işine ben el atsam diyorum ama ilerde de birileri çıkıp buzluktan yedirmek zararlı diycek diye içim elvermiyo..Öbür türlü de akıllara zarar zamanını alıyo insanın ya..Her gün eyrı uğraş can dayanmıyo vallah..Dondurduğun şey sebze çorbaları mı?Bi de nasıl çözdürüyon diyiver bakiyim..

    YanıtlaSil
  12. ohhh yarasın ahtapotlar bu derya kuzusuna!! ne güzel işte, çocuk şimdiden yeni tadlara açık olacak. helal olsun tuna'ya da, ona ahtapot yediren anne ve babasına da.

    çok öptük!

    S.

    YanıtlaSil
  13. tereyağında ahtapot ha! mmmm
    kedi de kedi ha! ulen kaplan gibi birşey o, valla kaplana yukarıdan biryerlerden bakıyorsunuz sandım, sonra hiçbir koruma olmadığını ve ordaki yeşil hortumu gördüm, allah belalarını versin bu hayvanat bahçesi yönetiminin, Türkiye`deki hayvanat bahçesi aha bu kadar olur dedim. Yazıyı okuyunca anladım, yuh!

    Tekneyle mi çıkıyor kocan balığa, (kıyıdan oltayla ahtapot avlayamayacağına göre öyledir, soruya bak) Tuna`ya can yeleği giydirdi umarım teknede. Zaten şimdi zevkini çıkarsın, ayağa iyice kalkınca ahtapot yerine ton balığına talim edersiniz.

    YanıtlaSil
  14. ah acalyam ah. her şeyi yanlış anlamışsın
    kedi bizim evin önündeki parkta ööle sıcaktan mayışıktı. ama harbiden kaplan gibiymiş. izmirdeki tek hayvanat bahçesinde(çiğli'de yeni açıldı) kaplan var mıdır ki? sanmam...
    ahtapotu kocam geçen sene tuttu. bu sene haftasonları tuna'dan ayrı kalamadığı içün gitmedi pek balığa. ahtapot marketten alınma.(kilosu 12 tl) ben oğlumu babasıyla balığa mı gönderirim leyn? yemişim can yeleğini.(bu arada evet ahtapot açıkta avlanıyor ama oltaya denk gele tutuluyor. yoksa ahtapot avı diye bi şey yok)

    YanıtlaSil
  15. mummycim
    buzluk işi iki ucu pis değnek. şöyle ki;
    eğer aldığın sebze tazeyse dondurup tazeliğini korumak mantıklı ama muhakkak besin kaybına uğruyordur buzlukta.
    ama öbür türlü her gün(bilemedin günaşırı) taze sebze bulmak imkansız. o zaman eldeki sebzeyle idare edip bir yemek hazırlıyorsun ki bence bu daha fena. bir de her gün 100 cclik yemek hazırlamaka çin işkencesi gibi bee.
    ben steril idrar kaplarına koyup atıyorum buzluğa, max 15 gün kalıyor zaten.ve benmari usulu eritiyorum.

    YanıtlaSil
  16. aferin tunise. masallah, bizede ilk sene yogurt yedirme yumurta verme dendi amam ben verdim, yani kültürle ilgili bence birazda, o ülkeyle ilgili bisi :) anlamiyo bunlar bebe beslenmesinden :)

    Her bir verme deyisten sonra annem hemen su cümleyi sarf ediyor, sizi büyütürken biz herseyi verirdik diye...

    bacim yoksa bizdekidemi bu gaz sorunudur ne, korku morku derken bu gaz olayini gözden kacirmis olabilirim,al sana salakanne.com´ a bir üye daha.. bizimkide uykusunda bir sag bir sol, sonra popoyu havaya getirme yüzü asagi getirme kisaca domalma seklinde baya bir debeleniyoruz, dün gece dikkat ettim hehe ardindan birde koca bir piirrrttt geldi :)

    kocaman sevgiler

    YanıtlaSil
  17. saçlar uzamış, şehirli küçük emrah olmuş tuniş. ben bu oğlanın bir yemesine, bir kaşlarını kaldırıp bakmasına bitiyorum.
    bu arada şu gaz mevzuu aklıma takılmadı değil. çınar da bu aralar hiç uyumuyor acaba gaz mı ki?
    tarifler için sağol.çok işime yaradı.

    YanıtlaSil
  18. Gerçekten açmak lazım salakanne.com'u, ben de en az haftada bir-iki kez kendime söylüyorum bunu. Biz anneler işimiz gücümüz hayıflanmak.

    Yazıya link için teşekkür ederim, işe yaradığına pek sevindim.

    YanıtlaSil
  19. esin ve sermin
    bir deneyin bence rezene çayını ya da varsa gaz giderici başka karışım açığım yeni bilgilere. bizim sorunumuz akşam yemeklerinin geç vakte kadar uzamasından kaynaklı sanırım. 7,30 gibi tuna'yı yedirmeye başlıyorum. aheste aheste oyanaşarak yiyoruz biz de aynı anda yemeklerimizi. yemek faslı 8,15e doğru bitince hemen duş ve cumburlop yatağa girdiği için daha doğru dürüst hazmedemeden uyumuş oluyor. akşam yemeğini geriye de çekemiyorum o zaman daha ikindi meyvesinin etkisinde olduğundan :) az yiyor.
    rezene devam

    YanıtlaSil
  20. kitubi
    çok faydalı bir site hazırlamışsın
    emeğine sağlık

    YanıtlaSil
  21. ahtapot!!!:0 son nokta budur abicim! nasıl yedi ya hakikaten? şahsen ben yiyemiyorum da o açıdan yani!
    hülya oğlanı rahat bırak oğlum:)
    bakalım çocuğu patlatabilcek misin?
    bi de verme öyle şeyler erkek çocuğu afrodizyak patlaması olur sonra duvarlara tırmanırsa görürsün gününü:0

    YanıtlaSil
  22. paçoz
    haklısın valla. hem herife dayıyoz afrodizyak etkili gıdaları hem de niye uyumuyo diyoz. ahtapot yemiyon mu hakkaten? accık bacını feyz alsana. bak o denizden pabuç çıksa yiyengillerden. nası kardeşsiniz siz?

    YanıtlaSil
  23. maşallah ya Hülya hanımmm :)
    ben balık bile yiyemezkennn ama aklım kalırken tadlarında ahtapotu yemiş ya.. çok şeker bir oğlunuz var sevgiler!

    YanıtlaSil
  24. Oy oy oyyy , bayıldım Tunişe çookk tatlı , video süper .

    YanıtlaSil
  25. şu buzluk olayını ayrınıtlı olarak ele alsan diyorum ben:-)
    ben hiç anlamıyorum da,
    ya da ben geleyim, sen bana bizzat anlat:-)

    YanıtlaSil
  26. Senin yuzunden dun gece Gumusluge indim ahtapot yemek icin Daha dogrusu Tuna'nin yuzunden mi desem
    Sizi andim yani bol bol Ana ogul dedim bunlar beni habire yediriyorr

    Bu arada su market arabalarina kemer takilmasi ile ilgili kampanya baslatiiiim Bu is benim cok kanima dokundu NASIL OLMAZ diye .Yanimdasin ona gore ,senden iyi protestocu mu bulucam :)))

    YanıtlaSil
  27. Ay nasil cignedi ahtapotu ya... helal olsun vallahi.
    Sanki hala aseriyorum iyi mi? Canim nasil ahtapot cekti simdi. Buralarda da bulunmuyor öyle seyler... Gelince bir Bogaza uzanmak lazim....

    YanıtlaSil
  28. merhaba hülya ben sling inden memnunmusun onu merak ediyorum tek omuzlu olması belli bir süre sonra omuz agrısına sebep oluyormu bebek kilosundan dolayı bende int.sipariş verecegim çarpraz sling mi yapayım senin kullandıgından mı alayım karar veremedim yeni dogan bebekler içinde kullanışlı oluyormu cevabın için şimdiden tşk. tunanın o tombik yanaklarından öpüyorum

    YanıtlaSil
  29. serpil hoşgeldin
    ben yaklaşık 6 aydır kullanmıyorum slingi. en son tuna 8 kg'yi geçince taşıyamaz oldum uzun süre. zaten sonra oyuncaktı vs derken istemez oldu o kadar kucak. benim kullandığım model kullanışlıydı. bebeği çıplak kolla taşımaktan daha rahat. omuzda ağrı falan olmuyor. yeni doğanlar için nasıl olur bilemem ben şahsen 2 .aydan önce denemeye bile cesaret edememiştim. yeni doğanlar için de var özel taşıma şekli ama ben beceremedim şahsen.
    sevgiler

    YanıtlaSil
  30. Daha önce de bahsetmiştin bebe bisküvisinden.Tatlı olmasının dışında bir zararı yoktur diye.İşte alternatif birşeyler olsun filan diye.Aklıma geldi,muhtemelen biliyorsundur da...Yine aynı markanın bebe ekmeği var.Vitamin,mineral ne ararsan onda da var,hemi de şekersiz.Bizimkinin tatlıyla arası olmadığından ben kahvaltıda ondan yediriyorum.Hele şimdi birde ishal.Yiyecekleri de sınırlı bir peynir bir kızarmış ekmek.İyi geliyor...

    YanıtlaSil
  31. ayy maşallah dilini ısır hülyacım:) iştahı hep daim olsun inşallah, yemeyen çocuk bazen can sıkabiliyo:(
    şu bebe bisküvisinden banada geldiler.artık bende vermek istemiyorum bu iki tarif iyi oldu en kısa zamanda bende deniyim.sonra yazarım neticeyi.sevgiler

    YanıtlaSil
  32. heee balik almayaaaa...avlamaya diye okuyunca, can yelegi bilmem ne kurdum da kurdum tabi.

    YanıtlaSil
  33. Bayılıyorum şu Tuna'nın hallerine. Hele o kaşlarını birleştirip duygulu delikanlı pozları takındığında kalbim eriyor. Ahtopotlar afiyet bal şeker olsun :)
    Ahh! ben hep ekrandan mı izleyecem bu güzel şeyleri. Ne zaman cesaretimi toplayacam bakalım :(

    YanıtlaSil