11 Ağustos 2009 Salı

Organize İşler

Sarı Çizmeli mimlemiş, pratik anneliğe dair ufak tüyolar istemiş. Yazalım..



Mutfak:

Bir kere yıllarca çalışmanın, eve geç saat gelmenin ve akşam yemeğini ille evde-ev yemeği şeklinde- tüketmenin verdiği alışkanlıkla mutfakta çok kısa sürede sofra kuracak kadar pratikleştim. Elim hızlıdır yani, bu biir. Bir de Tuna'dan sonra edindiğim birkaç alışkanlık var onları paylaşayım

- Cumartesileri pazara çıkarım. Tuna babaya emanet olduğundan aldığım yeşilliklerin çoğunu ayıklayıp yıkayıp, buzdolabı poşetlerine koyarım. Semizotu ve roka en az 3-4 gün dayanıyor. Yeşil soğan daha da çok.. Kalan günler -yıkanmamış halde sakladığım için daha uzun dayanan- marul salatasıyla idare ediyoruz.

- Kurubaklagilleri bir seferde çok çok haşlayıp, biraz suyuyla birlikte buzluğa atıyorum. Pişirme zamanı geldiğinde bir yanda pilavım tıngırdarken, diğer tarafta kurufasulye ya da nohut pişiyor olur. 30 dakikada sofra hazırdır. (Rachael Ray miyim neyim be :))

- Köfte yaptığımda da aynen, birkaç öğünlük yapar atarım buzluğa. "Acil durumda camı kırınız" köftesidir o. Yanında salata yeter de artar bile. Bazen sadece yoğurt koyarım, birer tabak yapar DVD izleriz (Yalaaaannn, Tuna doğduğundan beri hiç olmadı böyle bir sahne. Böhüüü)

-Yaz sebzelerinden annem geldikçe buzluğa istif yapıyoruz. Bamya, barbunya, bezelye ve taze fasulye dolu buzluğum. Donuk yemeği çıkarıp pişirmek 15 dakika..

- Benim adam şahane balık yapar. (ve ben buna rağmen "benim adam" diyorum ya, yazıklar olsun bana... ) Cumartesileri hiiç karışmam yemeğe, salatamı yapar çekilirim kenara. "Balıklar pişti" sesini duyana kadar karışmam da işine. (Evlenecek kızlar, mutfağa giren erkekleri seçin. Benden sölemesi;)

- Gene benim adam :)seçicidir ama aynı zamanda kanaatkardir yemek konusunda. İlle makarna, pilav olsun demez, tatlı sevmez. Sadece zeytinyağlı yemek, salata ve ekmek yeter. Yemeğin üstüne şarap içip peynir kemirmeyi daha çok sever.



Temizlik

-Çalışırken de değişmez rutinimdir cumartesi temizlik yapmak. Pazar eve çok yakın kurulduğundan aynı günde çıkıyor aradan. Tek sorun Tuna'nın elektrik süpürgesinden fena halde korkması. Babası evden çıkarmazsa imkanı yok temizlik yapmanın. Sabah uykusundan sonra yemeğini yedirip, ikindi meyvesinden beslenme çantası yapıp şutluyorum ikisini. Bana 4-5 saat yetiyor. (Öyle üstünkörü bir temizlik de yapmam. Halıları süpürgeyle aldıktan sonra kıllar hala kalabildiği için ıslak bezle üzerinden geçiyorum, parkeleri eğile eğile siliyorum)

Hatta banyo yapıp PC başında kahve keyfi yapacak zamanım bile kalıyor.

Cam, perde temizliğini sağolsun 2-3 ayda bir gelen annem hallediyor.

Her temizlik zamanı eve bir kadın alayım diyorum ama şuncacık iş için vereceğim paraya kıyamıyorum. Eskiden "bu paraya neler neler alırım kendime" derdim, şimdi Tuna'mın bir aylık bez parasını bir günlüğüne bi kadına vermek istemiyorum. Tuna babasıyla çok mutlu ve ben de evde tek başına iş yapmayı özlediğimden çok büyümüyo gözümde temizlik.

Kendi işimi kendim gördüğümden ev aksesuarları konusunda çok sadeleştim. Biblo, gereksiz vazo, buzdolabı magneti vs gbi teferruatları evime sokmam.

Bir de çocuk emekliyo paranoyasıyla her allahın günü ev silen bir kadın olmamamın verdiği rahatlıkla haftalık temizliğin yettiğini düşünüyorum. Ayrıca "en iyi temizlik, kirletmemektir" felsefesini benimsedim ve en önemlisi benimseTTim..


Çok çok titiz de değilim. Mesela Tuna'nın en sevdiği yaramazlıklardan biri anasının babasının iç çamaşır çekmecesini karıştırmak. Öyle böyle değil, açıyor çekmeceyi çoraplar atletler donlar havada uçuyor. Günde 3-4 kere yaşanıyor bu sahne ve ben de tabi her seferinde katlayıp koymak gibi bir manyaklık yapmıyorum. Nasılsa yakında sıkılacak, şimdilik geri tıkıştırıyorum.
Salondaki oyuncaklarımızı da eskiden her akşam kaldırırdım, şimdi ortada bırakıyorum. Artık batmıyor gözüme.

Kitap, Film, Entellenme, Dantellenme

-Deli gibi okuyarak geçen ilk, orta, liseden sonra üniversitede erkenden çalışmaya başlayınca sistematik okuyamaz oldum. Arada ev arkadaşlarımızla döndüre döndüre okuduklarımı, vazgeçemediğim yazarları falan saymazsak öyle aman aman bi okur değilim. Son bir yıldır da sadece bebek gelişim kitapları okuyorum. Fırsat buldukça...

- Bizim evde er kişiden dolayı TV = Belgesel kanalları (sadececnbcediscoveryizliyorumveradikalokuyorumçokentelimçok imajı vermeye çaşlışan insanlar diiliz. Hakkaten durum bu). Ben sevmem çok bilimsel belgesel ama eşim uçak kazası raporları, salgın hastalıklar, mühendislik harikaları vs hastası. Hal böyle olunca dizi mizi izlemiyoruz. Zaten ben tavuk gibi erkenden yattığımdan hiiç alakam yok TV ile. "Maykıl Ceksın ölmüş" diye annem haber verdi, düşünün halimi...

- Dünya yıkılsa izlediğim 2 dizi var:

Desperate Housewives (Salı 21.15) (Gece 22.15 gibi bittiğinden ben de pek uykusuz kalıyorum. Gündüz mümkünse uyuyorum ki gece diziyi bitirecek gücüm olsun)

Lost (Ne zaman indirirsek ve ne zaman izleyebilirsek)

-Bloga yazı yazmak sanıldığı kadar vaktimi almıyor. Aklından geçtiği gibi yazdığımdan, fazla süslemediğimden ve olayları yaşarken aslında bir yerlere yazar gibi düşündüğümden (blogger olmadan önce de böyleydi) olsa gerek en baba yazıyı yazmam 30 dakikayı geçmiyor. Video yüklemek, kolaj yapmak bile daha çok zamanımı alıyor. Ama daha geniş zamanım olsa aslında çok daha iyi yazacağım da bir gerçek.

-Tuna'nın uzun (1,5-2 saati bulan) bir sabah uykusu vardır ve hemen her işimi yapmak için ilaç gibi gelen bir süredir bu. Kısacık akşam uykusu da(45 dk) kaymağı olur işin..



Aktivite, Oyun

- Tuna tek başına olmayı sevmeyen ve bana çok fena bağlı bir çocuk. Ortalığı karıştırmak istiyor ama ben de yanında onla gideyim istiyor. Alıp başını gitmiyor yani. Bu durumda tüm gün sakin sakin çekmeceleri karıştırıyor ben yanında geziniyorum, oyuncaklarla oynuyor ama ille de ben oynatıyorum... Günümüzün çok büyük bölümünü de zaten bu oyalanma anları oluşturuyor.



Bir de hakkaten planlı ve organize olmak gerek. Her akşam yatarken o gün yaptığım ya da yetiştiremediğim işleri geçiririm aklımdan. (Yani böyle bilinçli bir şekilde değil, geçiyo işte kendiliğinden) Ertesi günün kabaca planını yaparım ve çok büyük bir sürpriz olmazsa aynen uygularım kafamdakini.



Maalesef zaman bulamadığım için eksik kalan bir çok şey de var. Haftada sadece 3 saat Tuna'yı birilerine bırakıp spora gitmeyi çok istiyorum mesela. Hala 5 kg fazlam ve sporsuz düzelmeyecek jölemsi bir vücudum var. Spor yapsam hemen toparlanacğımı bildiğimden fazla kasmıyorum ama ne kadar geç, o kadar güç...

Sonra karı koca dışarı çıkıp geceyarısına kadar Kordon'da içip içip eve nasıl geldiğimizi bilememeyi; "oo teoman gelmiş şehre" diyerek konser konser koşmak coşmak; buz devri-3'ü sinemada izlemek istiyorum bazen ama ne buna zaman var ne 3.bir bakıcı alternatifi. (Eskiden pek anlamazdım böyle diyen anneleri. "Doğurmasaydın kardeşim halla hallaa" derdim ama hem eski hayatını az da olsa yaşamak istemek hem de iyi bir anne olmaya çalışmak dengesi çok zormuş.)


Ben de pek titiz iki hatunu, Birben ve Mummy'yi mimleyeyim. Aaah bir de Açalya. Yazın bakayım pratik anneliğin el kitabını.

11 yorum:

  1. he he, içime doğdu bir tıklayayım dedim. bir de ne görsem benim mimim:)) (sayfamızın yanında ne kadar sonra günleniyor bilgiler, orada hala bir önceki post duruyor)

    çok teşekkür ederim, uzun uzun yazmışsın.

    sanırım sorunlarımdan biri eşya, ıncık cıncık fazlalığı. bir de erken yatmayı yapmalıyım sanırım. akşam pilim bitmiş oluyor. ama yatıp dinlenmediğimden sabah şarj olmuş kalkamıyorum.:)

    YanıtlaSil
  2. olay anlaşıldı, erken yazmaya başlamışsın sanırım:)) 1 gün önce gözüküyor kayıt, iyi gümletmedim arada:)

    YanıtlaSil
  3. Sende geleceğimi gördüm birden.Çok gzüel bir yazı, rehber niteliğinde:)

    YanıtlaSil
  4. Pratikligin kitabini yazmissin Hulya :)

    YanıtlaSil
  5. efferim yavrimm!
    sen bu işi kıvırmaya başladın da hakikaten camlar 2-3 ayda bir o da anan gelmesi şartıyla mı temizleniyor bi onu anlayamadım!!
    dondurulmuş yemeklere kesinlikle katılıyorum buzluktan çıkartıp,pişirmek çok pratik oluyor! bi de şu çekmece olayı çok sıkıcı bi durum! inşallah bi an önce vazcayarlar bu huylarından, benim de mutfak dolaplarımın içine ediyolar saolsunlar!

    YanıtlaSil
  6. paçoz evet canım camlarım pisss
    nefret ederim cam silmekten. herkesin aksine ütü yapmayı falan severim. ama cam slmek demeyin bana

    YanıtlaSil
  7. bayıldım bu posta ama tek ortak noktamız balık pişirmeme ve ıvır zıvırı evden ayıklama durumu
    yoksa senin kadar pratikleşmeye daha çoook yolum var ama azimliyim:)

    YanıtlaSil
  8. anam beni ne zaman mimledin,yeni gördüm,şimdi bütün pisliğim gözler önüne serilecek:))

    YanıtlaSil
  9. anam beni ne zaman mimledin,yeni gördüm,şimdi bütün pisliğim gözler önüne serilecek:))

    YanıtlaSil
  10. diziler tutuyor,temizlik tutuyor ama ben bir magnet hastasıyım

    YanıtlaSil
  11. bloğunuzun vazgeçilmez okuyucusuyum. çok yorum yapmasamda çok beğeniyorum paylaşımlarınızı.
    mutfaktaki pratik bilgileriniz bana çok yakın. bende pratik şekilde sofra kuranlardanım. özellikle kuru baklagilleri haşlayıp buzluğa koyma konusunda tek olmadığıma sevindim:)
    tuna yı çok öpüyorum. arada banada uğrarasanız sevinirim.
    sevgiler.

    YanıtlaSil