22 Şubat 2010 Pazartesi

Haftasonu



Artık gelenekselleşen Hayat ve Yeliz'le buluşmamız bu sefer çok daha anlamlıydı.
Zira Arca Bey'in 1. yaşgününün ilk pastasını birlikte kestik, ilk hepi börtdeyini birlikte dillendirdik
Adresimiz İnciraltı'ndaki Kumrucu İzzet' ti.
İzmir'in en nalet meteoroloji durumlarından biriyle karşı karşıyaydık. Hava günlük güneşlik, 23 derece dolaylarında ve fakat delicesine rüzgarlıydı.
Mekanın hem kapalısı hem açık alanı var. Üstelik bahçede çocuklar için pek ferah ve güvenli bir oyun alanı yapmışlar. Fakat hava muhalefeti nedeniyle dışarda durmamız pek mümkün olmadı.


Tabi havanın rüzgarlı olması Tuni'yi yıldırımazdı. Savrulan perçemine, sümüklenen burnuna rağmen içeri sokamadım oğlanı. Aç karnını doyuramadım, içeri girip masaya oturttuğum anda kıyametler koptu.
Kısa sürelerle dışarı çıktık, artık çiseleyen yağmuru elledik.
İçeri girdiğimiz anda durum değişmedi.
Açlık asabiyetiyle oyun isteği birleşti, bir deli oğlan oldu, attı kendini yerlere.
Dışarda pek yaşamadığımız bu durumda ben bir süre tamamen görmezden gelip kumrumu yedim :) (Mücadele yorucudur ve acıktırır)

Kâh kucakta kâh dışarda; hafif yağmurda bir içeri bir dışarı iki sohbet bir dedikodu, bir pasta merasimi derken gün bitti. Tuna giderayak Arca'nın daninolarını yuttu. Ben yine kızları göremeden ayrıştık.
Günden aklımda kalan Eloş'un komando edasıyla yarı yürüyerek yarı sürünerek mutfağa firar etmesi, Arca'nın tam bir doğumgünü çocuğu efendiliği ve Tuna'nın sanki ömründe ilk kez görüyormuşçasına saldırdığı kaydırak ve salıncaklar oldu.
Bu veletler büyümeden biz adam akıllı iki lafın belini kıramayacağız, anlaşıldı.

10 yorum:

  1. Aynen oyle, gecenlerde ben de iki tane cocuksuz arkadasimla disarida bulusayim dedim, ama oturup iki cift lafin belini kirmak ne mumkun! Surekli Ela'nin pesinden kostum durdum ve bulusmamizdan hicbirsey anlamadim! Sanirim arkadaslarim da bir sure daha cocuk yapmamaya karar vermislerdir :)
    Ayrica Arca'nin dogumgununu de burdan kutlayalim bu vesileyle :)

    YanıtlaSil
  2. Az daha sabir. Cok yaklastiniz oturup da sohbetli gunlere:)

    YanıtlaSil
  3. o ne oyle be incecik hali kapli, cocuklar salincakta ayaklarini suruye suruye haliyi yirtmislar...oraya hali kaplayana kadar kum dokselermis ya!!! deniz derya kum Izmir`de...
    Sen bu parki da ilerideki `park elestiri` yazilarinda kullan. *Ayca bak yine bir akim baslattin!
    Kumrucu mumrucu, sonucta cocuklar icin bir alan! adam olsunlar, soyle bir dahakine.

    YanıtlaSil
  4. yeşim
    ben de o gün bize şaşkınlıkla bakanları tuna'ya gösterip "bak bu abileri de baba olmaktan soğuttun" dedim hep :)
    ayşe
    sen daha özenip bi çocuk yapamadın ya.. ne diyim sana :)
    elf
    tam olarak ne zaman oluyo o dediğin?
    açalya
    restoranlarda çocukların azıcık oyalanabileği bir yer bulmuşuz, halının yırtığını falan görmüyoruz biz. kum olsa muhtemelen o rüzgarda ağzımıza kumru yerine kum dolardı. restoranlardaki çok önemli değil de bugun tuna bizim mahallenin parkındaki boş tahtadan düşüyodu nerdeyse. çok korktu yavrum. ayça'nın park yazısını seri haline getirmek artık farz oldu.

    YanıtlaSil
  5. anam su doktora bi bitsin gorursun sen cocugu... Icim gidiyo valla sizin yavrulari gordukce...

    YanıtlaSil
  6. şahane fotolar olmuş :) bendekileri gönderdim az önce. konuşamadık hakketten ama yine de güzeldi:) tekrar teşekkürler

    YanıtlaSil
  7. Bu tip toplantılar çocukları bilmem ama anneleri için oldukça aktivasyon içerikli,''bir daha mııı aman amanlı'' geçiyor galiba :)Süpersiniz,haftada 2 gün buluşsanız böyle spora falan gerek kalmaz kanımca

    YanıtlaSil
  8. 23 derece dedin ya icim gitti.
    Biz eksi derece felan demeden disarilara atiyoruz kendimizi. Simdi bir de tatilden döndük ya ah günes vah günes diyorum..

    YanıtlaSil
  9. üye oldum sizin sitenizden nf8387@hotmail.com adresinden.
    sayfamda görmek istiyorum teşekkürler.

    YanıtlaSil