15 Nisan 2010 Perşembe

Oyun Grubu Tragedyası, Komedyası, Paradigması, Fiyaskosu


Tuna ne zamandır "evde aynı oyuncaklar, parkta aynı kaydıraklar, salıncaklar, televizyonda hep aynı saçma Baby tv programları, hayat ne sıkıcı" der gibi ilgisizdi her şeye. "Bir şey yapmalı ama ne?" derken derken anne-çocuk oyun gruplarını araştırmaya başladım. İstanbul'da bir sürü arkadaşımız Gymboree, Kyndoree gibi yerlere götürdüğünü ve çok memnun kaldığını yazınca iyice gaza geldim... Bir sürü yerle görüştüm. Kimini yıllık ücret istediğinden; kimini de bana çok uzak olduğundan eledim.18 aylık oğlu olan arkadaşım Elif'le araya araya birinde karar kıldık ve salı günü bir saatimiz bu mekanda geçirdik.
Tercih yapan sadece ben olmayayım diyeve daha önemlisi mekanı Tuna'ya tanıtmak için ön inceleme yaptım. Ben görevlilerle konuşurken Tuna salona daldı ve halinden memnun bir şekilde oyuna girişti. Zor ikna edip kaptım Ton'u ve  "fazla söze gerek yok, salı günü burdayız" diyerek memnun bir şekilde ayrıldım.

Ton o arada antibiyotiklendi, iyileşti; başka çocuklar için tehlikesiz hale geldi.

Salı saat tam 14.30da merkeze girdik ve aksiyon-kelimenin gerçek anlamıyla- başladı.
Tuna dahil toplam 6 çocuk vardı.
Hepsi önce tüm oyuncakların toplandığı salona geçti. Hepimiz minderlere oturduk, bir abla ortaya renkli ahşap küpleri saçıp "hadi şimdi kule yapıyoruuuzzz!" diye şakıdı. Bu arada -çocuk şarkısı da olsa- sürekli yüksek desibelli ve hareketli şarkılar çaldığını da eklemeliyim.
Çocuklar şekilleri incelemeye yeni başlamıştı ki aynı abla "hadi şimdi küpleri kutuya koyuyooruuzzzzzzz!" diye coştu. Haydaaaa, daha incelemedik bile...
3 dakika süren bu aktiviteden sonra çocuklar top havuzuna geçti. Tuna'nın aklı içerde kaldığından havuza zor soktum ama havuza bayıldı. Burda da bi 10 dakika kadar debelendikten sonra "haydi şimdi parmak boyasınaaaaaaa" çınlamasını duyduk.
Tuna bu sefer de havuzdan çıkmak istemedi, masaya oturtamadım, önlük giydiremedim. Görevlilerden biri önlüksüz de olsa bizimkinin parmaklarını boyaya bandırıp iki çentik attırmıştı ki kaçıp kurtuldu ve havuza girmeye çalıştı. Tutup yakaldık, yine kaçtı falan.
5 dakika kadar süren parmak boyasından sonra meyve saati geldi, tabaklarda 3-5 kraker ve birkaç ufak dilim muz vardı. Çocuklar daha muzları yutamadan kitap okuma aktivitesine geçildi.


Kitaplar ışık hızıyla "okunup" salona dönüldü.
(Okuma daha çok "aaaaağğ bakın burda sarı ördek vaağğrrr" şeklindeydi ve kitaplara bakan tek bir çocuk bile yoktu. Zaten çocuklardan biri, gruptaki tek kız, düzenli aralıklarla bağırdığından, müzik hiç susmadığından ve öğretmenler sürekli yüksek sesle konuştuğundan herhangi bir şeye odaklanmak söz konusu bile değildi)
Salonda bu kez kaydırak kayma zamanı olduğu buyuruldu. Çocuklar merdivenden çıktı kaydı. O da toplam 5 dakikayı geçmemiştir sanırım ve kaydırak derhal kenara çekilip paraşüt açıldı. Anneler paraşütü dalgalandırdı, çocuklar altına girdi. O da birkaç dakikadan uzun sürmedi.
Sonra bir kova topu paraşütün üstüne döküp çocukların toplamaları isttendi -ki videosu aşağıda. Tabi ki çocukların hemen hiçbiri komutları kaale almadı.
Yoruldunuz mu?  Daha bitmedi :)
Sonra köpük yakalama (videosu aşağıda) ve marakaslı tefli müzik aktivitesine geçtik. Kızlar 2 şarkı söyledi, çocuklar daha aletleri incelerken aletler gitti başka oyuncaklar geldi.
Serbest oyuncak saatinden bir kesit de aşağıdaki videolarda. O kablodan boncuk geçirme dalgasından bizim doktorun muayenehanesinde de var. İKEA'da çocuk bölümünde vakit geçirirken de veriyorum eline. Tuna normalde mest olarak dalar o tarz oyuncaklara ama tüm aşırı uyarılmadan dolayı o da ne yapacağını sapıtmış durumdaydı.
Arada birkaç tane daha atladığım faaliyet vardı sanırım :)
Ben şahsen ufacık bir yere kapatılıp 10 ayrı televizyondan hareketli klip ve reklam bombardımanına tutulmuş gibi hissettim kendimi. Çocuklar muhtemelene kat kat fazlasını hissetmiştir.
İlk ders için izlenimlerimi soran görevlilere az çok derdimi anlatmaya çalıştım.
Mesela her şeyin neden bu kadar hızlı aktığını sordum.
Bu ay grubundaki çocukların algı ve dikkat süresi çok kısaymış, o yüzden çok hızlı yapılıyormuş aktiviteler.
"Değil" dedim. "Her çocuk farklı. Benimkini buraya müziksiz ve eğitmensiz salsam her bir aktiviteye çok çok daha uzun zaman ayırır ve daha faydalı olurdu"
"Eee işte bıkbıkbık"tan öteye gidemeyen açıklamalar aldım.
Hafta içi o saatte çocuğumla olduğuma göre çalışmayan, koca parası yiyen Alsancak annesiyim ya ben... Onlar da işi bilenler...
"Montessori ......... Ama aktivite böyle yapılmaz..... Ben fazla uyarılmasın diye reklam, klip, haber izletmiyorum, ne bu böyle düğünde ortaya salınan, yüksek sesten sarhoş olup koşuşturan çocuklar gibi........" diyen iç sesimi susturdum mecburen çünkü karşımda asla aynı dili konuşmadığım ve çocuk gelişimiyle ilgili çok çok bilgisiz ama çok çok prezantaaabıl insanlar vardı.
Aslında giderken ne beklediğimi bilmiyorum. Sağlıklı bir oyun grubu nasıl olur onu da bilmiyorum ama içgüdülerim yaşadıklarımızın kötü bir tecrübe olduğunu söylüyor. Her hafta bu merkeze gitmemiz durumda Tuna'nın uzun olan dikkat süresinin saniyelere düşeceğindense eminim.  
İşin ilginci Tuna hallinden şikayetçi değildi. Sadece bir aktivitenin bittiğine ikna etmek çok zor oldu. O hep devam etmek istedi ama hep engellendi :)
Merkeze her hafta gelen müdavimler olayı kapmıştı.
Yurtdışındaki örnekleri nasıl olyuor böyle yerlerin? Ya da İstanbul'dakiler, Gymbolar, Kyndolar? Böyle over-stimulated durumlar mı var yoksa çocuklara daha serbest seçme hakkı veriliyor mu?
Çok mu gereksiz takıyorum? Ben mi yanlış biliyorum? Çok mu önemsiz şeyler bunlar? Hem eskiden oyun grubu mu vardı?


video
video
video

27 yorum:

  1. oy kyamam ben o ton balığına. demek daha oynayamadan hop başka oyuna geçtiniz. şaşkın şaşkın bakakalmıştır ton balığı o kırmızı yanaklarıyla.

    YanıtlaSil
  2. ay bune ya ojurken yoruldum bir yandan da anlatışına güldüm.Ben olsam bir daha götürmem zira o ilk videonun sonundaki şakşakçıya kıl kaptım.
    Otobüse binin haftada bir başka semtlerin parklarına gidin daha iyi:)

    YanıtlaSil
  3. Aman Tanrim!!!
    Tek bir kelime goruyorum ben burada: KAOS :-)))
    Bu kaos icinde cocuklarin ne gibi bir fayda goreceklerini cok merak ediyorum. :-))))

    YanıtlaSil
  4. Okurken yoruldum. Çocuklar biz istemesek de aşırı uyurılıyorlar zaten. Bizim şirket eğitimleri olurdu eskiden ona benzettim nedense. KAçasım geldi. Bu yüksek müzik ve alkış merakı nedir onu da anlamıyorum.

    YanıtlaSil
  5. Hülya'cım seninle tamamen aynı kaygılarla,hele özellikle ne yapacak koca kış bu cüce evde daha yazık diye düşünerek,evimize tek yakın oyun grubu olan Gymboree'ye gittik biz de 12 hafta.İnan bana cumartesi sabahı gitme saati geldiğinde geriliyordum..ilk iki ders hakikaten ilgilenen Japon hele sonlara doğru aynı bayık ve tam anlattığın gibi seri halde gelen aktivite!lerle hiç ilgilenmediğinden ,biz ana oğul bir kenarda kendi aktivitemizle zaman doldurduk,üstelik hatrı sayılır bir para da ödediğimizden sonuna kadar da bu azabı çektik malesef.Japon başladığında 10 aylıktı,şükür bittiğinde 12 aylık,ama Ton gibi daha ileri aylardaki çocukların anneleri ,gelişimlerine pek de bir faydası olmadığını ,marakas sallamaktan,hayali elma toplamaktan öylesine daraldıklarını hep anlattılar.Eh ne demişler bir müsibet bin nasiyattan iyidir.Denedik gördük bize uymadı.Umarım sen Ton için aradığını bulursun,ben bir kere daha paraşüt açarsam bayılacağım biliyorum :)

    YanıtlaSil
  6. Okurken yoruldum ben ya. Gercekten cocuklara reklam seyrettirmek gibi bir sey bu. Cocuklarin ilgi suresi kisa diye boyle hizli aktivite yapmaktansa ilgilerini daha uzun sure cekmeye calismak konsantre etmeye ugrasmak dogru degil mi? Demek boyle olabiliyor bu oyun gruplari. Ben de hevesle turkiyeye donunce ilk is bir yere yaziliriz diyordum.

    YanıtlaSil
  7. ya benim bile başım ağrıdı videoları izlerken :)

    elbette en doğrusunu sen bilirsin ama lütfen o top havuzlarına dikkat et...çok ciddi mikrop yuvası...ve bazı kuzucuklar sırf o yüzden çok ciddi tehlike atlattılar

    YanıtlaSil
  8. Videolar herşeyi anlatıyor.. yazın iyimser bile kalmış.. Olay bir uyaranlar bombardımanından ibaretmiş hakkaten :)

    YanıtlaSil
  9. Ton mutluymus ya kiyamam Hulya ben sana:) Teklifini degerlendirsem mi yahu?

    YanıtlaSil
  10. ah be hülyaaa hakikatten yorucu neyse senin tecrübelerinden faydalandık iyi oldu. birkaç haftada bir birmizin evinde toplanmak suretiyle bir oyun grubu oluşturalım bence. ya da kendimiz bir aktivite merkezi kuralım:)

    YanıtlaSil
  11. Okurken ben yoruldum birsey anlamadim, sen nasil canlisina dahil olabildin sasirdim simdi. Bizim gittigimiz grupta sarkilarda söyledik oyunlarda oynadik ama isteyen cocuklar katiliyor zorlama yok, ya da bak bu bitti yok, cocuklar ne zaman bikiyor iste o zaman baska seyler yapiyor. Pekip gruplari deniyor bu tür gruplara, daha cok cocugun istegi ön planda oluyor.

    Bence hülyacim sen birak tuna biraz daha parklarda takilsin, ve ya baska yerlere bak sen annesi.

    YanıtlaSil
  12. cok tatlı bu tuna yahu..
    ıkıncı vıdeoda kptum kac defa ızledım bılmıyorum..:)
    hele vıdeonun basında ılk bı yere yatıp debelenısı yüzer gıbı !!!
    birde 3 vıdeoda da cocukların saskın hallerıne kıyamadım bıle.. :) sız toplasıp evde bırseyler yaptırsanız bence kat ve kat daha faydalı olur..
    kı dedıgınız gıbı eskıden grup mu vardı...
    ben cocugum olursa onunla olayların akısı dısında ozellıkle oturup aktıvıte yapacak gucu bıle bulup bulamayacagımdan emın degılım :)

    YanıtlaSil
  13. çocuklara fazla aktıvıte yapınca aktıvıte bulamayacak bır zamana dogru gıdıldıgının farkında olmak lazım hem.. yenısı yenıı..bulamayınca o cocuk sıkıntıdan patlıcak enı sonu :)
    aktıvıte cılgını anneler bence tamamen tatmınsız cocuklar yetıstırıyor..
    sız eskı döngüye devam edın bence park-ev-baby tv :)

    YanıtlaSil
  14. Buradaki Gymboree bile bana kaotik gelmişti, ki senin bu "çakma Gymbo" deneyimin yanında buradaki Gymboree yoga merkezi tadında diyeyim, sen anla.
    Şimdi sana buradakiler nasıl oluyor onu anlatayım.
    Dante 5 aylıkkenden beri böyle "aktivite"lere gidiyor aralıksız. 5 aylıktan 15 aylığa kadar J.W. Tumbles diye bir gimnastik-oyun merkezine gitti.Kocaman bir gimnastik salonu düşün.Rengarenk ama göz yormayan.Bir öğretmen ve etrafta bir yardımcısı olurdu. Girdiğimiz zaman, ders saati gelene kadar serbest takılır veletler. Saat gelir, öğretmen herkesi cırlamadan circle'a çağırır. Herkes yuvarlak olur annesinin dizinin dibine oturur. Öğretmen başlar asla yüksek olmayan müzik eşliğinde bazı esneme hareketleri yaptırır,ayaklar yere vurulur, eller çırpılır vs.Sonra top havuzu gelir, çocuklar toplar içinde heveslerini alınca,top havuzu kaldırılır, çocuklardan yardım istenir,minicik eller havuzu götürmeye yardım eder. Sonra baloncuklar yapılır,çocuklar artık baloncuğa doyunca, iktirme arabaları gelir,yada çim biçme makinesi oyuncağı gibi iktirmeli şeyler ama her çocuğa bir tane düşecek şeklinde, paylaşamamak yok.Sonra ona da doyarlar, tavana salıncaklar asılır. ona da doyunca,son 15,20 dk ortaya puzzle'larkuleler,eklemeli oyuncaklar çıkarılır ve isteyen istediğini oynar ama hiç yüksek ses,yüksek müzik, ortada cırlayan 18'lik kızlar yoktur.En son paraşüt açılır ve good bye şarkısı eşliğinde paraşüt sallanır falan.Sonra da stamp time! herkes sıraya girer oturur,öğretmen ellerine ve ayaklarına,isteyenin göbeğine ıstampa basar.Bu arada çocuk sayısı 5 falandır.
    Bu 15 aylığa kadardı.Orası ekonomik krize dayanamadı kapandı.Biz de Türkiye tatili falan derken 2-3 ay ara verdik. Sonra Gymboree'ye kayıt olduk.İlk içeri girdiğimde şoka girdim.(Tumbles'ın kapanmış olmasıyla aileler Gymbo'ya akın etmiş onu gördüm)Bizim salonun iki katı kadarcık bir alan,20 çocuk.Bir de elbette anneleri babaları.Yüksek olmasa da bir müzik, hapşuran tıksıran veletler, bir de bazı anneler yeni doğan bebeklerini de getirmişler tabi diğer çocuklarıyla beraber, onları da araba koltuklarıyla yan tarafa dizmişler, bayılacaktım neredeyse.Dante tabi çılgına döndü,ordan oraya koştu, neyle oynayuacağını şaştı.Sonra kız geldi,cırlak sesiyle şarkılar söylemeye çocukları circle'a topladı,tabi 20 çocuk göt göte, anne babalar arkalarında ay kaos gibi!Circle'da çocuklara resimler gösterip sorular sorarlar, çocuklar bağırarak cevaplar veriyor,müzik bu arada kapatılıyor elbette.Sonra 5 dk geçince, ortaya engeller,koca koca yumuşak minderler, işte o haftanın teması anlatılır, çocuklar orman içinde kütükler üstünde yürüyormuş ve kaplumbağaların üstünden zıplarlar falan filan neyse, bu bayağı sürer.Sonra serbest oyunlar oynanır, herkes kafasına göre takılır.İsteyen duvara tırmanır, isteyen basketbol oynar,isteyen minik arabaları sürer, isteyen toplarla oynar,sonra circle'a toplar öğretmen çocukları ve marakaslar, ziller ile müzik yapılır yada iki çomak ile çekiç oyunu bilmem ne oynanır.O bitince good bye şarkısı eşliğinde köpükler yaplır,çocuklar bir 10 dk daha köpüklerle oynar,sonra da öğretmen ıstampa basar çocukların ellerine,çocuklar yine sıraya girer.Sonra da ayakkabılar giyilir ve gidilir.
    Burda 4,096 karakter limiti doldu, ikinci posta geçiyorum :o)

    YanıtlaSil
  15. Bu arada herkes ayakkabısını çıkarmak zorundadır bu tip oyu merkezlerinde. Anne babalar çorap giymelidir.Çocuklar çorapsız yeri daha iyi kavradıklarından çorap önermezler çocuklara.Ama ayakkabıyla girmiş çocuklar sizin çakma gymbo'da, tüylerim diken diken oldu.Anneler de galoş geçirmiş ayakkabılarına komik ya!Neyse ben ikinci derse gitmek istemedim, ama baktım Dante Gymbo diye şarkılar söylüyor, bubbles falan diye inliyor anaaa neyse ikinci derse de gittik ve 6 ay kadar da buraya devam ettik.Hem de haftada iki kez!Tumbles kadar çok sevdi Gymbo'yu.Benimse tam 6 ay başım ağrıdı. Ki burda oyun süreleri daha uzun, kimse çocukların elinden birşeyleri kapıp kaldırmıyor ve daha düzenli.Beni Gymboree'ye bağlayan tek şey Putumayo Kids CD'leri çalıyor olmalarıydı. Hastasıyım!
    Neyse sonra Dante'nin J.W.Tumbles'daki öğretmeninin profesyonel bir cimnastik klubüne transfer olduğunu öğrendik ve Dante'yi oraya yazdırdım.Burası bildiğin profesyonel cimnastik klubü. Milli atlet falan yetiştiriyor. Küçük çocuklar için de programları var. Kocaman bir uçak sığacak kadar büyük bir kapalı alanı var.Derinden müzik çalıyor. Dante'yi ta 5 aylıktan beri tanıyan öğretmeni de olunca harika oldu. Çocuklar giriyor, circle time oluyor, çocuklar kol ve bacak hareketleri yapıyor, koşu yarışı yapıyor, sonra obstacle course dedikleri organize şekilde yerleştirilmiş bir sürü profesyonel cimnastik aletleri üzerinde (çocukların yapabilecekleri aletler) temel cimnastik hareketleri yaptırılıyor, oyun gibi. Kocaman sünger havuzu, tumble track, trampolinler, aylık ücretle de bazı aylar hergün gidebiliyorsun.Dante sıraya girmeyi, sırasını beklemeyi, oturup öğretmenin dediklerini yapmayı bu tip yerler sayesinde öğrendi.Hala da severek gidiyor.
    Post yazmışım, ama sordun orda nasıl oluyor diye, ben de yazdım.
    Türkiye'de herşeyin kötü çakma modellerini görüyorum.Dediğim gibi buradaki Gymboreebana göre kaotik olmasına rağmen, videolarda gördüğüme göre yoga merkezi gibi.

    YanıtlaSil
  16. Benim Ece'yle hiç böyle bir deneyimim olmadı,ama İstanbul'da çoğu ticari amaçlı 'oyun grubu'nun bundan öte bişey yapmadığını da biliyorum ben..Kesinlikle 'çocuğu anlamak'tan çok uzak olduklarını düşünüyorum...Kaba tabir ama 'kaktırma' bir programları var gerçekten..Müzik,top oyunu,puzzle,boyama herşey içiçe,birkaç saat içinde,'oldu da bitti maşallah' modunda veriliyor...Evet o dönem çocuğunun dikkati çok uzun olmayabilir ama zaten o kadar oyuncağın,öyle bir müziğin ve curcunanın olduğu bir ortamda ben bile dikkatimi birşeye yoğunlaştıramam herhalde..Ki ortada dolaşan o mavi kazaklı kadınların çockları ittirip yerine oturtması,ellerinden topları plastik top kovasını kapar gibi almaları da çok dengesiz bir hareket bence..Sen mutlaka onun için en güzel kararı verirsin ama nacizane fikrim oradaki aynı dönem anneleriyle ev oyun grubu kurup haftalık görüştürmen..Bence bu dönem çocuklarının ihtiyacı olan kesinlikle bu değil,yaşıtlarıyla iletişime geçmek,bişeyler paylaşmaya başlamak..Orada kaktırılmaya çalışılan aktivitelerin alasını sen bireysel olarak gayet de güzel yapabiliyorsundur Tunişe,amaç sosyalleşmekse bunu ev oyun grubuyla da gayet güze yapar bence..

    Özet:Tunişimi bozar bence:)

    YanıtlaSil
  17. önce yazdıklarını okudukça o ortamda bende varmışcasına ruhum daraldı..hele videoları tek tek izledikten sonra ( özellikle çalan müzik ve devamlı bağıran kız çocuk sesi kulaklarımı tırmaladı resmen) aktivitemi işkencemi anlayamadım...

    YanıtlaSil
  18. Ay aman çok güldüm gece gece sen ölme emi :)))9

    YanıtlaSil
  19. aman Allahım!o elleri şaklatan 1. videodaki ablanın durumu,ben burdan korktum ya,nolmuş orda,Allahtan çocuk zaval görmeden ayrılabilmişsiniz!...geçmiş olsun diyorum...

    YanıtlaSil
  20. Hülya seniokurken yoruldum,Tunacık ne olmuştur kim bilir.

    YanıtlaSil
  21. Hülya,

    Oyun merkezi nasıl olur bilmiyorum ama böyle olmaması gerektiği konusunda hepimiz hemfikiriz sanırım!

    İki videoyu izledim ve başım şişti bile... yalnız, top toplama videosundaki Tuna'nın protest tavrı (toplar kutuya atılmak istnirken hoop diye ters çevirip boşaltmaya çalışması) beni benden aldı :)))

    Çocuklara bakıcılık yapan kızcağızlarda da profesyonellik varmış gibi durmuyor zaten. Böyle yerleri açmak bu kadar kolay olmamalı diye düşündüm okurken ve izlerken.

    Amaç çocuk herhangi bir saatini geçirsin değil çünkü; adam gibi, iyi vakit geçirsin. Yalnızca oyuncakların olduğu ama hiç yönlendirmenin olmadığı bir oyun odasında daha güzel oynayabilirdi Tunacık sanırım!

    Neyse, deneye-yanıla bulunuyor iyi yerler de, bir dahaki sefere size rastgele diyorum :) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  22. Bu videoları izleyince şanslı azınlıktan biri olduğumuzu düşündüm.Oğlumu götürdüğüm bir oyun grubu var.Hem oğlum hem de ben oradan çok memnunuz..Böyle bir kargaşa,yoğunluk kesinlikle yok..En az 3 en fazla 5 çocuk oluyorlar.Onlarla ilgilenen de 2 öğretmenleri oluyor.Hangi oyuncak ya da aktivite ilgisini çekiyorsa çocuk onunla meşgul oluyor.Haftada 2 gün ikişer saat gidiyoruz.Anneler çocuklarla birlikte olmuyor.Başka bir odada ya da dşarıda oluyorlar.Oğlum içeri girerken bana el sallıyor ve öpücük veriyor..Oğlum oraya alıştığı ve orada mutlu olduğu için ben de o saatlerde kendime kahve molası vermiş oluyorum.

    YanıtlaSil
  23. oy oy oyyy, mavili aplalar pek fenaymış!
    "Acayip eğleniyoruz abi" kıvamında kalça kıvırarak, el çırparak tempo tutmak berbat bir disko havası katmış :)

    Biz Gymboree nin deneme derslerine gitmiştik, seninkilere yakın izlenimlerle ayrılıp "yazılacakmısınız" diye yana yakıla arayan (ee kriz bu, müşteri baldan datlu) işletmecilerede her seferinde hayır demiştik.

    Ordaki play&learn dersi anlattıkların ve videolardan belki bir nebze daha iyi..ama çok yakın. 8 çocuk filan vardı bizim derste, sayı fazla değil nasılolsa diye hem anne hem babaları almışlardı içeriye!!! Çok kalabalıktı ve herkes "hadi oğlum hadi kızım" diye hepbir ağızdan dikkati dağılmış çocuğunu motive etmeye çalıştığı için feci bir kakafoni mevcuttu.
    Bir tek müzik dersinde çok keyifli vakit geçirmiştik çünkü talep olmadığı için tek biz vardık ve Arda her istediğini istediği kadar mıncıklamış ve dilediği gibi müzik icra edip, gönlünce şakımıştı...

    Bir de bana çok pahalı gelmişti..Hani memnun kalsak belki de..

    YanıtlaSil
  24. anladığım kadarıyla herkesin bir aktivite merkezi faciası olmuş. acalya üşenmemiş yazmış kendi deneyimlerini. bize çok mu uzak acaba öyle yerler ve ev taksidi öder gibi değil de mesela herkesin götürebileceği kadar makul fiyatlı ama hijyenik yerler açılsa..
    çocukların hepisinin gırgır, şamata, alkış, aşırı uyarılma sevdiğinin ne denli büyük bir yanılgı olduğu konusunda hemfikiriz demek ki... bence de ne kadar sessiz ve huzurlu bir ortam olursa o kadar iyi konsantre oluyorlar. ama "o kadar para verdik, iki boncuk dizip eve geldi. bunu evde de yapardık" diyen bir anne kitlesi vardır eminim. kurumlar için de böyle gırgır-şamata eğlence işin kolay yolu. alan razı-satan razı.

    bu arada ben gymbo'larda da böyle cıstak cıstak aktiviteler olduğunu ilk defa sizlerden duyuyorum. daha "adam gibi yerler olduğunu düşünmüştüm hep

    YanıtlaSil
  25. eda ve demir.19 Nisan 2010 23:03

    merhaba hülya
    bizde demir'le gymboree ye gidiyoruz senin yasadıklarının yanında biz mükemmel zaman geçiriyoruz ama su öğretmenlerin bağırışları aynı ..
    bizim grup 5 kisi olduğundan kargasa pek olmuyor. sırayla aktiviteleri yapıyoruz ama demir de hepsine katılmıyor yada basladıgı oyundan diğerine geçmiyor bn de pek zorlamıyorum açıkçası kafasına göre takılmasına izin veriyorum..çok faydasını gördüm desem yalan olur ama baska çocuklarla beraber olması için götürüyorum. yanlız gecenlerde resim dersine girdik ve Demir çok güzel vakit geçirdi,bundan sonra resme götürmeyi düsünüyorum...
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  26. Hülya, öyle güzel yansıtmışsın ki o telaşeyi. Ben oyun gruplarına ilk çocuğumda katılmadım, 2. için de henüz erken , yazdıkların benim için iyi bir tecrübe oldu.
    Ayrıca "Bu ay grubundaki çocukların algı ve dikkat süresi çok kısaymış, o yüzden çok hızlı yapılıyormuş aktiviteler." demekle dikkat sürelerini uzatmaya çalışmak yerine kolay yolu seçiyorlar, sonra dikkat eksikliği /dağınıklığı problemli çocuklar yetişiyor bence. Tamam dikkat süreleri kısadır ama alışma süresini de katarsan ve oyunun içine çekersen,süreyi onlara belirletirsen asıl amacına ulaşır gibi geliyor. sonuçta kurulmuş saat gibi plan yapıp o planı uygulamanın anlamı yok.
    Tekrar teşekkürler paylaşım için.

    YanıtlaSil
  27. Sırf bu hengame beni korkuttuğu ve Arda' yı da ürküteceğinden adım gibi emin olduğum için uzak duruyorum bu oyun gruplarından. Kindyroo da bir denememiz olmuştu, herşeyi, hep birlikte, aynı anda yapalım durumu beni hem yormuş hem germişti. Bi kaç haftadır musictogether dayız , mutluyuz huzurluyuz, umarım siz de Tuna için uygun olanı bulursunuz. Tuna çoook tatlı bu arada, öpüyorum güzel yanaklarından.

    YanıtlaSil