2 Nisan 2010 Cuma

Sorular



- Gün içinde beni hiç aramayan, hatta odasının kapısını "beni biraz rahat bırakın artık!" dercesine sertçe kapatıp kendini yaramazlığa veren 21 aylık bir çocuk gece neden uyanır ki ? Beni arıyor mudur? Koyun koyuna gündüz uykusundan ne diye 50 dakikada hortlanıp da oyuna dalınır o zaman?

- İtoğlu it dişleri kaç günde çıkar? Ya da kaç haftada?


- "Terıbıllanıyor muyuz yoksa hayvanoğlu hayvan dişleri mi zorluyor?" ayrımı nasıl yapılır? Ayrımına varmak bi işe yarar mı?

- Saatlerin ileri-geri alınması 21 aylık bir çocuğu etkiler mi? Gün ışığı ve karanlık saatlerin artmasının/azalmasının ayırdına varabilirler mi? Öyleyse bu onları huysuzlaştırır mı?

- Çoğu huysuzluk döneminin bir duyarlılık öncesi sancısı olduğundan hareketle, önümüzdeki günlerde bizi neler bekliyor?

- Anneanne ve dede neden bu kadar çok özlenir? Biz eşek başı mıyız, neyimiz eksik? Yeterince eğlendiremiyor muyuz?

- Yorgunken daha mı çok vicdan azabı çekilir yoksa o vicdanın sesi hiç susmak bilmez mi?

- Tüm gün süt, ayran, kuru üzüm, kuru dut ve antep fıstığıyla besleniyor diye umursamıyorum ya, acaba umursamalı mıyım? Bugünleri de arar mıyım?

- Neden parkta sürekli benim oğlumun elinden oyuncak alınıyor, neden hep birileri bizimkini itiyor ve dahası neden anneleri hiç oralı olmuyor? Ve neden ben o çocukları güzelce uyarınca kadınlar elleri belinde bana çemkiriyor? "Çocuktur anlamaz, sen kendi çocuğuna sahip çık" demek kolaylarına mı gidiyor?

- İyi niyetli olmak genetik midir acaba? Öyleyse s*çtık!!!

- Geçen yaz giydiklerinin çoğuna hala nasıl sığar bu çocuk? O zamandan bu zamana 3 kg almış, neredeyse 10 cm uzamışken hem de... Kıyafetler de bizimle birlikte büyüyor mu?

- Çatal kaşık yerleştirmek neden küçükken bu kadar zevk verir de büyüyüp artık bir "iş" haline gelince bıkkınlık verir? İş yaparken büzülen o dudaklar neden bu kadar tatlı olur? Hiç üzülmese, hiç canı yanmasa, hiç ağlamasa hep keyifle oynasa ben hep izlesem olmaz mı?

video

20 yorum:

  1. hülya ablacım sana sorum olacak şu fotoğrafın programını yükledim yapıyorumda bu fotoğrafı dosyama kaydedemiyorum eğer şu soruma yanıt verirsen çok sevineceğim öpüyorum teşekkürler ediyorum şimdiden :)

    YanıtlaSil
  2. hülya ablacım sana sorum olacak şu fotoğrafın programını yükledim yapıyorumda bu fotoğrafı dosyama kaydedemiyorum eğer şu soruma yanıt verirsen çok sevineceğim öpüyorum teşekkürler ediyorum şimdiden :)

    YanıtlaSil
  3. Ah o dişler,bir anda nevri dönüyor insanın, çocuğa verdiği acı da cabası.Bir süre sonra anneanne,dede özlemi bitecek, olana alışacak, dişler çıkacak l uykuları artacak, normal yaşama döneceksiniz ...

    Bir de o parktaki kadınları bana bir getirsene sen:P

    YanıtlaSil
  4. of hülya yaaa!! ben de bunlar büyüdükçe herşey daha güzel olacak diye teselli buluyordum. dünya harikası tuniş böyleyse bizim canavarlar nasıl olacak bilmiyorum.
    iyi haftasonları şekerim, allah kolaylık versin:)

    YanıtlaSil
  5. Hülya'cım Tuna büyüdükçe daha bir tatlı oluyor sanki,bizim evin Japonu ev işlerine yatkınlık emareleri verdikçe Tuna geliyor aklıma,onunda vardı sanki böylesi ilgileri...dişler veya teribble two,matriks misali yok ki çaresi kırmızı hapı seç mavi hapı al yapasın...öperim tuna balığını

    YanıtlaSil
  6. lena
    bak ablacım! dosyama kaydedemiyorum derken ne demek istedin? hangi dosya? post olarak yayınlayamıyor musun? anlamadım ablacım ben.. (geçen liseli kızlar bana "teyze" dedi zaten. üstüme gelmeyin lan!)
    birben
    geçecek di mi birben? okula yollayacağız daha bu oğlanları. süt dişleri dökülecek, önde bomboş damakla ayları geçecek, gülerek anacağız bu günleri
    yeliz
    ben arca'dan şüpheliyim dedim ya sana da. cevval bi oğlan olacak o.tuniş? harika çocuk? yok canım

    YanıtlaSil
  7. Hulyacigim bir tanesi haricinde tum sorularinin cevabi zamanda gizli. Zamanla gececek, duzelecek, unutulacak vs. Hani biz bulusacagiz ya, o anneli parka Alpi ile gotursen ya bizi:) Sen bizi besledikten sonra. Enerjileri tavan yapmisken :0)

    YanıtlaSil
  8. Şekerim, bunların ayrımına varmak bir işe yarar mı yaramaz mı bilemiyorum ama Tuniş'in iş yaparken büzülen dudakların görmek ve hatta onları bizim yerimize de öpmek çok işe yarar! Hem sana hem de bize büyük bir mutluluk getirir :)
    Ne sabırdır, ne azimdir, ne mutluluktur yapmak ve yaptığın şeyi yıkmak, sonra yeniden aynı heyecanla yapmak. Bence felsefecilerin deconstructivist teorilerini uygulamadan önce bu videoya bir göz atmaları gerekir :=)

    YanıtlaSil
  9. hülya şu bir numaralı soru ve parkta elinden alınan oyuncak sorusunun cevabını bulunca banada bi haber veriver...

    YanıtlaSil
  10. saatlerce o çatalları kaşıkları yerleştirmesini izleyebilirim :)

    birde hepsini yere boşalttıktan sonra o hınzır gülümsemeye ayrıca bayıldım :)

    YanıtlaSil
  11. düşün düşün boktur işin Hülya...

    YanıtlaSil
  12. merhaba hülya
    sizi yaklaşık 1 snedir yani hamilelikten beri takip ediyorum benim oluşda temmuz 2009 doğumlu aramızda bir yıl var ama ben tunişi devamlı takip halindeyim eski postlarına bakıp bakıp benim bızdıkla karşılaştırıyorum ,yeni postları da benimkide böyle mi olucak diye zevkle okuyorum umarım diş sancıları çabuk geçer güzel güzel uyur,güzel güzel yer

    sabocan izmir

    YanıtlaSil
  13. bütün bu yadığın soruların tamamını ben de her daim kendi kendime soruyorsam bunun iki anlamı olabilir:
    1- bizim çocuklarımız ikiz (pek muhtemel değil)
    2- bu bebeler bu dönem böyle davranıyorlar demek ki :) (daha muhtemel)

    Özellikle şu anneanne-dede kısmına koptum! Hakikaten yaaa, yuh yani! Allahtan işe başladım da akşam beni de onları karşıladığı gibi karşılamaya başladı eşşek sıpası!

    Bir de parkta ittirip kaktıran çocuklarla ilgili olarak, vaktin olursa bir bakıver... aynı dertten muzdaripiz! http://basakvecinar.blogspot.com/2010/03/anneligin-korkutucu-halleri.html

    Sevgiler!

    YanıtlaSil
  14. Sen cevaplari sorulari yazarken vermissin zaten.
    Inisli cikisli bir yol bu annelik. Tam yetti gari diye isyan bayragi cekecekken bir bakiyorsun ki düze cikmissin. En azindan bir süreligine.

    YanıtlaSil
  15. hülyacım
    hoşgeldiniz antalyadan. ben de psikopat bir dönemi bitirdim işyerinde.
    şimdi tüm soruların cevabı: zaman...tek ihtiyacın olan budur.
    dişler, uyku vs zaten biliyorsun, büyüdükçe yoluna girecek. ben şu parktaki mevzuya değinmek istiyorum. ben yıllarca benim büyük kız için, ah ah ezik olacak, sünepe olacak, herkes bunu itip kakacak diye dertlendim. zira her park gezmesinde, elinden oyuncağı alınır, her arkadaş toplantısında diğer çocuklardan sopa yerdi. çok samimi arkadaşların kızı da şiddet eğilimliydi, hala da öyle (9 yaşında) uzun süre benim kıza vurdu.
    insanın içi kıyılıyor böyle evladı sopa yedikçe ama müdahale de bir yere kadar edebilirsin. sonuçta sopa yiye yiye, kendini ezdirmemeyi öğrendi. ya ortamdan uzaklaştı ya da o da karşılık verdi. ben de ona vurma olayını ilk başlatanın kendisi olmamasını, arkadaşını uyarmasını, uyarmadan anlamıyorsa kendini korumasını öğütledim. o anlayacağını anladı. tabi bu dediğim 4-5 yaş civarını buldu. parktaki histerik annelere ise ne diyeyim bilmem. hadi onları tanımıyorsun, benim çok yakın arkadaşlarım bile var, çocuğu kızımın elinden oyuncak alıp ya da vurup ağlatırdı, hiç müdahale etmezdi.
    hatta bir gün, kızım 1.5 yaşındayken alnına bir oyuncakla vurmak suretiyle kızımın alnını kanattılar. ortama bir daldım, diğer çocuğu kolundan tutup bir çektim, seni çok fena döverim sözleri dökülmüş ağzımdan. çocuk korkudan altına işedi. hiç şaka yapmıyorum, resmen işedi. hahahahaha korkun benden...parka çıkarken bir gün yanında beni götür, hepsinin icabına bakayım.
    ay çenem düştü, bize gelin de bigün, detaylı anlatayım bu konuları, çok çektim ben de...

    YanıtlaSil
  16. ElfAna
    hehehe. götüreceğim zaten bizim parka sizi. elimizde maşalarla :)
    Evren
    çok keyifle yapıyor gerçekten. hiçbir oyuncakla bu kadar uzun süre oynamıyor üstelik.
    cavidan
    hahaha. tamam haber veririm.
    elçin
    ben de bımadan izleyebilirm böyle kendi kendine oynamasını. o kadar konsantre iş yapıyor ki hiçbir şey duymuyor bazen
    adsız sebocan
    çok memnun oldum. aralarında tastamam bir yıl varmış bızdıkların. sevgiler.
    başak
    okudum linkini. evet benzer durumlar sözkonusu. hakkaten ikiz olmasınlar bunlar :))
    özlem
    ya özlem sen arada bu kadar mesafe olmasına rağmen her seferinde nasıl da yüreğime su serpmeyi başarıyorsun. çok sağol
    günebakan
    yaa ben şiddet eğilimli çocuklara değil analarına kızıyorum. bi dur demiyorlar çocuklarına. çocukların neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaları farklı zamanlara denk geliyor ama annelerin çocuğu engellemesi lazım. eğer parkta çocuğun biri oğlumun canını ciddi anlamda yakarsa ben de aynen senin yaptğını yaparım. geçen bi çocuğun kolunu tuttum "ittirme!" dedim sertçe. o da altına zıçmadıysa da en azından bi yusuf yusuf çekmiştir.

    YanıtlaSil
  17. ya bu oyuncagi alinan cocuk isine bende cok takmistim, buyudukce degisti; kaptirmiyor oyuncagini simdi:))bu annelik isi bazen siyirtiyor iste, oyuncagi alip Leonardo'yu iten cocuga dair hicte iyiniyetli duygular beslemiyordum inan!!!

    YanıtlaSil
  18. beste
    leonardo kapmış işi desene.. bizimkiler de itile kakıla kendilerini savunmayı öğrenecekler.... umarım:)

    YanıtlaSil
  19. Hülyacım gittim geldim şu yazdıklarına baktım da, acaba farkında olmadan ben mi yazdım bu postu? :))

    YanıtlaSil