7 Haziran 2010 Pazartesi

Ceride-i Havadis


Fink fink gezmekten iki satır yazamıyorum desem yeridir.

Geçen haftamız çok yoğundu. Önce Alpi'nin doğumgünü, sonra Çeşme'ye Evrenler'e yaptığımız üçlü ziyaret, arada arkadaş ziyaretleri, yemeler içmeler derken blogu unuttum!!!



Çoook ama çok güzel bir Çeşme günü geçirdik. Evren'in harika annesiyle tanıştık. Çocuklar çılgınca koşturdu, herbirinin eline birer hortum tutuşturduk. Görev verilince ne kadar ciddi olduklarına şaştık kaldık. Bu arada çıtçıtlı body hakkaten çocukları daha bebek gibi gösteriyor. Kim inanır yukardaki cücenin 1 ay sonra 2 yaşına basacağına?


Tuna yemek seçme olayının suyunu çıkarmış durumda ama bende ne gam... Az çok vitaminini proteinini alıyorsa yeter diyip iyice saldım çayıra. Çeşme'de koca gün sadece açlıktan bayılmayacak kadar yedi mesela. İki lokma yemekten sonra da deli deli koşturup durdu. Yolda kucağımda sızdı kaldı.


Hamileyken pek romantik oluyor insan. Özellikle alışveriş yaparken sağlıklı kararlar veremiyor. Giyim kuşam neyse de çocuk odasına verilen büyük paralara pek acıyorum. Sonradan pişman olmamak için Tuna'ya şaşalı bir oda almadık. IKEA gardrop ve Kraft park yatak bugüne dek işimizi gördü.
Bir de hayat tarzı olarak sadeliştikçe sadeleştim. Anne ve Bebişi- Esra uzun zamandır yazıyor ya, ne kadar az tüketirsek o kadar mutlu olduğumuzu farkettim.

Buna gerçekten ihtiyacım var mı? Olmazsa olmaz bir eşya mı? Ne işe yarıyor? gibi soruları netleştirmeden Tuna için bir şey almıyorum. Yatak alacaktım vazgeçtim mesela. Yer yatağında daha rahat yatıyor. Odasında pamuklu bir döşek var zaten. İki gündür orada yatıyor ve sabah 5.30-6.00a dek hiç uyanmadan uyuyor. O saatte de azıcık süt-ıhlamur-su falan verince 8e kadar uyuyor.

Şimdilik tek sorun odada yalnız olduğunu farkedip kapıya doğru sürünmesi :)
Sabaha karşı parkede buldum kafasını. Kapıya yetişemeden sızmış kalmış.

video

Çocuk odasının uyku kısmı olabildiğince sade olmalı diye düşünüyorum. Ve odanın temeli oyun ve oyuncak üzerine kurulmalı. Odada oynamaktan keyif almalı ve oyuncak yayıntısı minimumda tutulmalı. Tuna pek dağınık bir çocuktu ama şu IKEA raf zımbırtılarını aldığımızdan beri her gece uyku ritueline oyuncaklarını yerine yerleştirme ve oyuncaklara iyi geceler deme faaliyeti eklendi. Rahat bi 10 dakika oyalıyor ve o arada gözler iyice ovuşuyor.

Ton başka nelere yapıyor? Büyüyor işte teyzeleri..

Cumartesi günü Yeliz, ElfAna ve Hayatla buluştuk. Biz Yelizle ve Hayatla buluşmaları rutine bindirmeye başladığımızda Tuna, Arca ve Ela kadardı. Onlar pusetlerinde uslu uslu etrafı izlerken Tuna asla yanımda durmaz, yürürken elimi tutmaz, hep bi yerlere kaçar giderdi. Şimdi Arca o modda. AVM'de bir şeyler yerken Tuna sandalyede koca çocuk gibi oturuyor. Ama Arca'yı yakalabilene aşkolsun. Ve ben Tuna'nın ne kadar büyüdüğünü ancak böyle anlarda farkedebiliyorum. Oysa hep aynı haşarı çocuk gibi geliyordu.

Şimdilerde yürürken az da olsa elimi tutuyor. "Bu tarafa gidiyoruz" dediğimde beni takip ediyor. Koşarak kaçmaya çalışsa da buna kızdığımı bildiği için azıcık uzaklaşıp sırıta sırıta ona yaklaşmamı bekliyor.

Huysuz değil, mızmız değil ama çok yaramaz ve hareketli bir çocuk oldu. Cumartesi günü banyoda aynaya bakarak saç-makyaj yapıyorum. Aynaya yansıyan görüntü şu: Tuna boş damacanayı salondan mutfağa; mutfaktan salona taşıyor. Koşarak!
Odasından elektrik süpürgesini alıyor, çekiştire çekiştire balkona çıkarıyor. Farketmesem ıslanacaktı makine. Balkon kapısını kapatırken farkettim.

Kolçaklardan koltuğa günde bin kere atlayıp yüzünü morartıyor.

Bisikletine tek kelimeyle ba-yı-lı-yor. Fred Çakmaktaş modeli (Ashley'in tanımı ve cuk oturdu) sürüyor da sürüyor. Arada inip itiyor. Kaydırak, salıncak ve bilumum park oyuncaklarına hiç yüz vermiyor.

Bu sıralar çocukların huyu ve de suyunun ne kadar göreceli bir kavram olduğunu düşünüyorum. Genelde evde görüştüğümüz bir arkadaşım var. Ayşe....
Ayşeler ne zaman görse Tuna paçama yapışır. Onunla konuşmama izin vermez. Ayşe'ye sorsan Tuna basbaya yapışık ve mızmız bir tip. Bir de sevdirmiyor kendini. Nedendir bilemedik. Normalde en azından ses etmez ama Ayşe'ye basbaya carlıyor hergele.
ElfAna, Yeliz ve Hayat'a sorsan bambaşka bir Tuna çıkar ortaya. Oysa çocuk aynı çocuk... Değişkenler farklı sadece.
Arca'yı ilk kez cumartesi gören bir kadın çocuk yapmaktan çekinebilir ama 4 aylıkken görse sakinliğine deli olurdu muhtemelen.

Bu aralar iyi uyuyor demiş miydim? Olsun bi daha diyeyim, zira çok mesudum a dostlar!
Deli deli koşan Ton'dan sevgiler....
video

17 yorum:

  1. evet gerçekten değişkenler. hani tunanın kumrucu izzette seni delirten hallerini bilmesem melek gibi çocuk diyeceğim. ya da arcanın sakin sakin oyalandığı zamanları yaşamasam benim çocuğum canavar diyeceğim:) ama değil işte!! çok değişkenler. duygularını bizden çok daha yoğun yaşadıkları için reaksiyonları çok farklı oluyor, biz onlara adapte olmakta zorlanıyoruz.

    YanıtlaSil
  2. Hulya,
    Oda konusunda cok haklısın..ben bin pişmanım mesela o kocaman şeyleri aldığıma. Şimdi atsan atılmıyor...şimdiki aklım olsa park yatak+ikea gardrop ve bir çekyat ile hallederdim odasını :(
    bir de damacanaya koptum...

    YanıtlaSil
  3. Ayşe'nin Tuna'yla oynayacak ççocuğu var mı Hülya? Belki de ikinizin konuşması ve onunla ilgilenilmemesi hoşuna gitmiyordur. Benimki de normalde uslu ama biriyle derin muhabbete girince bir süre izin verip bir süre sonra carlıyor :)
    Tuni'nin her hali tatlıdır gerçi:))

    YanıtlaSil
  4. Hulyacım öncelikle maşallah diyorum uyku konusunda bizim Tunik hala 2-3 kez kalkıyor,artık ümidimi yitirdim.
    Öyle oturma falan da yok bizde nereye gitsek burnumdan geliyor o yüzden biryere çıkmamayı tercih ediyorum,
    En son Pazar günü eşim ayakkabı denerken Tuna vitrine girdi bende peşinden tam rezillik! Bir vitrine girmediğimiz kalmıştı…
    Tatlı Tunikimin yanaklarından kocaman öpüyorum…..

    YanıtlaSil
  5. ama ama bi fred çakmaktaşda bende var. aynı tabiri kullanmamız komiğime gitti. bundan 1 ay öncesinde bi videoda aynı terimi kullanmıştım. bu fredler çok komik oluyor yahu.

    YanıtlaSil
  6. Çok şeker maşallah tam yemelik zamanlarından biri

    YanıtlaSil
  7. ne güzel yazmışsın sıcacık,keyifle okudum :)
    çakmaktaşı çok öpüyorum yanacıklarından.

    Daha kızıma oda yapmamış ve odasını ayırmamış biri olarak tavsiyelerini mantıklı buluyor ve not alıyorum :) teşekkürler,sevgiler.

    YanıtlaSil
  8. tunik pek tatlı :) öperim tombik yanaklardan.

    YanıtlaSil
  9. çocukların huyların ne kadra değişken olduğunu daha bugün düşünüyordum. farklı kişilerin yanında farklı imaj sergiliyorlar ve ben sağıttığı durumlarda "aslında normald eböyle değildir. ama????" derken buluyorum kendimi. nabza göre şerbet bu oluyor demek ki. bir de ne kadar cinnnnnnnnnnnn oldukları buradan belli.

    YanıtlaSil
  10. Bİşey diycem, bu park şu benim gülmekten kırıldığım, koşma düşersin mafyasının geldiği park değil mi:))))))))) Seninki yine koşuyo, amca oralarda bi yerdedir

    YanıtlaSil
  11. Çoooook güzeldi, bir daha istiyoruz, yine gelin, Bloomington'a da gelin! Doymadım doyamadım adlı şarkıyla veda ediyorum, Başak gibi ben de yazayım eşin beni sapık zannetmesin ama ne yapayım doymadım doyamadım diyorum başka da bir şey diyemiyorum. Bohuu :(

    YanıtlaSil
  12. yelizcim
    aynen öyle. 1 gün bakıyorsun uyum abidesi, ertesi gün canavara dönüşüyorlar.
    özge
    damacana evet :) hamilelere tecrübe olsun işte burdan yazdıklarımız
    anneyazar
    tam isabet. başkasıyla konuşmamı pek istemiyor tuna.dün tel.de konuşurken yemek yedireyim dedim. yemedi sıpa. başkasıyla ilgilenme hoop diyor işte
    rabbit
    valla bizimki de kah duruyor kah durmuyor. öyle restoranda falan uzun uzun yemek imkansız canım. kendi de açsa ve yiyecekse duruyor sadece. uyku meselesi de bu postu yazdıktan hemen sonra uyanmaları arttı. hiç şaşırtıcı değil di mi? murphy kanunu
    yasemin
    bir önceki postta ashley yorum yaptığında söylemişti. çok hoşuma gitti bu tanım. aklın yolu bir desene
    utku'nun annesi
    biz bol bol ekmek arası yapıp yiyoruz kendilerini
    ayşegül
    evet evet. almayın o devasa çocuk odalarından. yer yatağı işi bizde kısmen fiyaskoyla sonuçlandı. gece kalkıp odada yürüyor. beni arıyor. kapıya yaklaşıp yerde uyuyakalıyor. sanırım daha erkenmiş. bakalım...
    tekircan
    sağolasın. öptük adakuşu
    sermin
    tam anasını gözü ayol bunlar. bir de sapıttığı anlar hep aynı kişilere denk geliyor ki en fenası. tunanın resmen kıl olduğu bazı arkadaşlarımız var. biz çok seviyoruz ama hep onlarlayken arıza çıkarıyor.
    deniz
    bravo,işte reklamcı gözü...amca emekli oldu yerine teyzeleri bıraktı. onlar da sağolsun yokluğunu aratmıyor
    evrencancan
    sizi en az bir yıl daha göremiyeceğiz diye nasıl üzülüyorum anlatamam. keşke burda olsaydınız. izmiri geçtim istanbulda bari yaşasanız. off kader utansın. ben de içinde gurbet kelimesi geçen bilumum türkülerle eyvallah diyorum
    tülin su zillisini çoook öpüyorum

    YanıtlaSil
  13. Masallah diye baslamak istiyorum oglun cok tatli annesine cekmis gibi gorunuyor. Allah bagislasin...
    Bloglari gezerken rastladim sana ogluna bayildim cok seker...
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  14. Ben de bu yaşıt cücelerin aynı anda aynı huylar göstermelerine şaşırıyorum..Arda da aniden kaydırak salıncak vs. bıraktı, umru bile değil..Yemek aynı terane zaten..her ayran yapışımda aklıma geliyorsunuz, ayran budalası bunnar diye yorum bırakmıştın ya bana :)

    Bisikleti çok merak ettim..bi fotosunu yollasan bana..?? :)

    YanıtlaSil
  15. tespih taneleri
    hoşgeldiniz. teşekkür ederiz
    annetoticim
    http://www.urunland.com/pinfo.asp?pid=160907 bizdeki bundan. ama ben tansaş'tan 19,90 a aldım ki daha fazla etmez zaten. 2 yaş olsun ayakları değisn yeter. hepsi danddik plastik neticede

    YanıtlaSil
  16. hülya bu postu ben yazdım sandım bir an:) oda konusunda tamamen sana katılıyorum, bebeğin odasının showrooma dönüştürülmesi ve işlevsel hiçbirşeyin bulunmaması, çocuk için oyun alanı ayrılmaması bana da çok garip geliyor. biz benim eski dolap ve şifonyeri kaplamıştık, cici kulplar da takınca süper oldu.elfananın öteki blogda var hatta. şimdi de yerde yatıyor defne, onu da hergün halıdan parkeden topluyoruz. beni aradığından falan değil yalnız, deli dana gibi yattığından:)

    YanıtlaSil
  17. füs
    o katalogdan çıkma gibi duran çocuk odaları benim de tuhafıma gidiyor. çocuklar hiç oynamıyor mu odalarında acaba? eğer sadece yatmak içinse o şaşaa neyin nesi o zaman di mi? hele yenidoğan odaları allahlık. 5 metre tülden sepetler, cibinlikler, tüller. sanırsın monaco'nun yeni prensesi doğdu. altta ne anne eziklikleri çıkar deşelesen ya neyse. yer yatağı olayı hafiften cortladı gibi. gece kalkıp odayı turlayıp bir yerlere kafayı koyuyor diye ben huzursuz yatıyorum. gecenin bi yarısı odamıza getiriyorum. şimdilik böyle bi odası bi odamız gel-git yapıyoruz

    YanıtlaSil