10 Haziran 2011 Cuma

Zamane Veletleri

Özgür'ün şu yazısıdır bu postun esin kaynağı.

Çocuk yetiştirmekle ilgili en çok kullanılan ifadeler hiç şüphesiz "bizim zamanımızda" diye başlayanlardır.
Kendi ebeveynlerimizden de bizler küçükken duyduk bunları. Şimdi biz sarfediyoruz aynı kalıp cumleleri.

Yalnız arada şöyle farklar var. Bizim kendi ebeveynlerimizle aradaki farkımız bu denli fazla değildi. Ailem radyo günlerini bilir, ben o radyo piyesleriyle ve tek kanallı siyah-beyaz televizyonla büyüdüm. Renkli TVmiz olduğunda hala çocuktum. Belki bu yüzden-yani çocuk olmanın verdiği o olağan karşılama hali yüzünden- "waaww renkli gösteriyor" demedim.
Eve ilk telefon aldığımızda aranınca kim açacak diye abimle itişe kakışa telefona koştuğumuzu hatırlıyorum.
Sonrasında ilk VHS videomuz oldu. "Vidoocu"dan kaset kiralardık. İlkokul 3'teyken videonun arka bağlantılarının yerini değiştirip açmayı kapamayı, ileri geri sarmayı, TVden kayıt yapıp sonra tekrar tekrar izlemeyi becerip, yaşını başını almış ev sahibimizi dumur ettiğimizi hatırlıyorum. Bana "bacak kadar boyuyla yaptıklarına bak hele" demişti. Tıpkı Tuna'nın benim akıllı telefonumu minicik parmaklarıyla açıp, youtube videolarını kendi kendine izlemesini hayretle izleyen yabancıların soylediği gibi: Zamane veletleri çok fena...

Çok korkutucu geliyor bazen.
Chucky gibi.
1 metrelik bi velet, 60 yaşındaki babamın yapamadıklarını büyük bir ustalıkla yapıyor. Annem hala cepten SMS yollayamıyor. Kayınvaldem de cevapsız aramalara bakamıyor, ama SMS yollamayı öğrenmiş durumda :)

Geleceğe ilişkin felaket senaryosu yazmaya niyetli çok insan var. Çocukların teknolojiye bu denli hakim olmalarından endişe eden...
İşin aslı çocukların bizim önümüze geçmesinden rahatsız olduklarını düşünüyorum.

Gelelim Özgür'ün postundaki rakamsal değerlerin anlattıklarına. Özetle 2-5 yaş arası günümüz çocukları her tur ayfon eplikeyşınlarının kurdu olmuş fakat mesela ayakkabısını bağlayamıyor, bisiklete binemiyor, yüzemiyor. Ama ipadde oyun oynayabiliyor, mouse kullanabiliyor.

Teknolojinin karşısındaki örnekler mi yanlış bilemedim ama beni tatmin etmedi bu sonuçlar. Şöyle ki; bizim zamanımızda da yoktu bu denli teknolojik zımbırtı ama ben gene de 5 yaşında hala yüzemiyordum, bisiklet kullanamıyordum falan filan.

Bir de çocuğun bunları yapamamasının sebebi teknoloji veledi olması mıdır sadece?
Her konuda olduğu gibi bu işi de çok mu abartıyoruz acaba?
Teknolojiyle daha az haşır neşir olsa yaşamsal becerileri artar mı ki?

Evet günümüz çocuklarının yaşamsal becelerileri olması gerektiği gibi değil. Çok ama çok şişmanlar, berbat besleniyorlar, çoğunun çok hantal fast-food vücudu var. Spor salonuna gelip annesini bekleyen ilkokul çocuklarını goruyorum. Annesinin spor yaptığı o yarım saati sadece cep telefonuyla oynayarak geçiren ya da sadece boş boş duvara bakan çocuklar...

Çoğunu okudan annesi alıyor ya da servisle gelip gidiyorlar. Otobüse nasıl binilir, bilmiyorlar.
Yemek hazırlamak, en basitinden yumurta kırmak konusunda hiç bir fikirleri yok. Dahası yumurtanın ağaçta yetiştiğine inanmaları bile olası. Ama Feys'teki (!) tüm oyunların kurdu olmuşlar.

Evet yaşı 30u geçmiş her Türk evladı gibi ben de zamaneden yana dertliyim ama bu gidişattan dolayı teknolojiyi sorumlu tutmuyorum.

Teknoloji muhtemelen annelerin de tercihi. "Aman dışarı gitmesin, terlemesin atlamasın zıplamasın, otursun evinde odasında" temelinden çıkan bir hareket sanki.

Konuyu çok dağıttım, toparlıyorum.
Evet, günümüz çocukları teknolojinin içine doğdular.
Evet, biraz beceriksizler, biz olmasak aç kalırlar :)

Hayır, bunun sorumlusu teknolojiye hakim olmaları ya da bunun başında çok fazla vakit geçirmeleri değil. Asıl sorun diğer işler konusunda yeterince ve zamanında sorumluluk verilmemesi bence.
Çocuk dediğin balığın sadece konserve kutudan çıktığını görmemeli bence.
Balık halinin kokusunu duymalı. Pişirilirken yardım etmeli.

Kendi eşyalarından sorumlu olduğu hissettirilmeli.
Sofraya çatalını-kaşığını kendi koyması istenmeli.
Kendi işini kendi görmesi için yardım edilmeli.

İphone, ipad.. düşman değildir, yeter ki ömrü onun başında geçmesin.

7 yorum:

  1. Çok güzel anlatmışsın. Budur tam olarak... sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. hülyacım özgürün yazısını okumadım daha ama çok katıldım sana. aynı noktadan bakıyoruz, öperim.

    YanıtlaSil
  3. ben mümkün olduğunca çocukları bu teknoloji zımbırtılarından uzak tutmaya çalışıyorum ha kurcalamak istemiyorlar mı evet istiyorlar ama ben izin vermiyorum kendi aralarında oyun oynuyorlar(kardeş olmanın büyük avantajı)mutlaka hergün hasta değillerse ya da yağmur yoksa parkta oynuyorlar kendi arkadaşları var,toprakla büyüyorlar bunlar gerçekten onların yaşlarına uygun davranmasını sağlıyor bir de 3 yaş büyük bir dönüm noktası 3 yaşından sonra sende farkedeceksin Tunadaki değişimi resmen minyatür insan oluyorlar,bence belli bir yaşa kadar onları teknolojiden uazk tutmakta fayda var derim kendimce
    sevgilerimle
    İzgün

    YanıtlaSil
  4. Eline sağlık Hülya, yine çok güzel bir yazı olmuş. ve ben de katılıyorum

    YanıtlaSil
  5. Güzel anlatılmş. Tesekkürler

    YanıtlaSil