5 Temmuz 2011 Salı

Caillou: Dost mu? Düşman mı?






Tuna'nın TV ile ilişkisini -ki o da Baby TV'den ibaretti- 2 yaş civarı kestik. Sebep zaman kavramı olmadığı için sürekli aynı çizgi filmi (The Cudlies, Tuna'nın deyimiyle "dodo") talep etmesiydi. İstediği çıkana dek arada diğer sevmediği programları da mızırdana mızırdana izliyor, başka da bir şey yapmak istemiyordu. Derken bir gun "TV bozuldu, dodo artık evine gitti" diyerek Baby TV'ye veda ettik. Hepi topu 2-3 gün daha dodo'layarak gezdi evde. Sonra da unuttu gitti.




Geçtiğimiz aylarda Antalya'dayken aşırı hareketli olmasından bunalıp evde Yumurcak Tv açtım. Haliyle Tuna annemlerin evinde ilk kez o keltoş veletle, Caillou ile tanıştı. Aslında 2 yaş civarında birkaç kez görmüş ama hiç oralı olmamıştı. Ancak son izlediğinde resmen büyülenmiş gibi ekrana çakıldı kaldı. O zamandan beri yemek saatlerini Caillou+ Samsung Galaxy S işbirliğiyle geçiriyoruz... Tuna Youtube videoları arasında kendi gezinebildiğinden, yemek sonrası bana da siparişlerimle ilgilenmek için gerekli zaman kalmış oluyor.



Oğlum bu denli tutkuyla bağlanınca "neymiş bu veledin alamet-i farikası?" diyerek ben de izlemeye başladım. Malum internet annelerinden pedagoglara çok geniş bir anti-caillou ittifakı mevcut. Komik bir örneği burda mesela.



Hiç izlememiş olanlar için anlatayım. Ecnebi memleketin birinde anne-baba ve küçük kız kardeşi Rosie ile yaşayan 4 yaşında bir oğlan çocuğu Caillou. Meraklı, keşfetmeyi seven bir çocuk ve ailesi de ona bu konuda surekli yardım ediyor. (Jenerik müziğinden apartma cumle :P)


Ama asıl olay annesi.


İnanılmaz sakin ve tatlı dilli bir anne. Asla bağırıp çağırmayan, Caillou'nun keşfetme isteklerini anında yerine getiren, hemen çözüm üreten ideal ötesi bir anne. Baba da öyle ama kendisi sanırım işe gittiğinden pek iştirak edemiyor ortamlarda.




Bu haliyle klasik bir ideal aile portresi çiziyorlar. Annelerin büyk bir kısmı da Caillou'ya değil de annesine gıcık. O kadar pozitif bir kadın ki bizim gibi sesi kısılana dek bağırmıyor, bu yuzden onun oğlu ve kızı muhteşem uyumlu çocuklar, hiç uykusuz kalmıyor, çocuklarına her dakika bir şeyler öğretecek ve oynayacak enerjisi var.




Ben de başlarda her yorgun anne gibi Caillou'nun annesindne nefret ettim :)


Sonra bu çizgi seriyi yaratan pedagog ekibinin alttan alta vermek istediği mesajları düşündüm.


Çıkan sonuçlar:




- Caillou aslında anne-baba eğitim serisi olmaya aday bence. Nasıl daha iyi ebeveyn olunur? sorusunu cevabı gibi çoğu şey. Mesela bir bölümde Caillou ve arkadaşı Leo evde arabalarla oynuyorlar. Ortalığı çok dağıtıyorlar. Anne gelip aynen şunu soyluyor:"Ooo ne çok iş yapmışsınız, acıkmış olmalısınız. Siz ortalığı toparlarken ben de yemek hazırlayayım".




Buyrun çocuklara dağıttığını toplatma yöntemi. "Normal" bir Türk annesi söylene söylene kendi toplar, siniri tepesine çıkar sonra olmadık bir şey için çocuğuna bağırır. Sonra da Caillou'nun annesini bir kaşık suda boğmak ister.




Bu arada bir süredir bu dağıttığını toplama konusunda uğraşıyorum. Mesela acıktı mı? Önce şu şu şunları yerşne koyalım, ben de o arada yemeği ısıtayım.. diyorum. O oyuncaklar alındığı yere aynen geri konuluyor. Bir oyuncağı-eğer büyükse ve yer kaplıyorsa- istediğinde eskisini yerine koymasını istiyorum falan filan... Adım adım Caillou-Mom olacağım, evet azimliyim :)




- Çocuklara ne söylediğimiz kadar nasıl söylediğimiz de önemli. Mesela Caillou bir seferinde arkadaşı Clementine'ın ailesiyle ile çilek toplamaya gidiyor. Yalnız gitmekten çekindiği için babasını da yanında istiyor. Babası "olmaz Caillou, sen Celementine'ın özel misafirisin" diyor. "Normal" bir Türk babası "len amma korktun, seni yemeyecekler ya. Arkadaşın o senin. Hadi hadi erkekler korkmaz" diyip yallah tazzik kovar oğlanı. Caillou ebeveynleri empati kurmamıza yardımcı oluyor.




- Çocuklara sorumluluk vermenin yaşı yoktur. Kendi boyuna uygun bir poşeti taşımak, minicik ev işlerine yardım etmek, en azından kendi eşyalarının ve oyuncaklarının sorumluluğunu üstlenmek 3 + bir çocuktan beklenmelidir. Bir bölümde annesi, kardeşi ve Caillou alışverişe gideceklerdir. Annesi Caillou'dan alışveriş listesini ezberlemesini ve boylece alışverişte kendisine yardım etmesini istiyor. Çözüm yine her zamanki gibi basit :) Şarkı soyleyerek ezberletmek.


- Siz Caillou'nun annesi olmaya ne kadar yaklaşırsanız, ne kadar sakin kalmayı başarırsanız çocuğunuz da o kadar uyumlu oluyor. Gayet ciddiyim. Kabul, bazen uzun açıklamalar yerine sertçe "tamam, bitti" diye kestirip atmak daha etkili ama bu aralar bizde uzun uzun açıklamalar kriz savmada daha etkili.




Demem o ki bardağın dolu tarafına bakmak gerek bazen. Bir dönem yayınlayan muhafazakar kanalın gudik dindar çevirilerine takılmadan izleyebilmek gerek. Bir dönem "rabbim rahmet yağdırıyor" gibi cümleler duyulmuş Caillou'da. Ben izleyenlerin yalancısıyım...




Yukarda verdiğim linki açtıysanız daha da şaşıracaksınız, zira pedagog hanım Caillo'nun ailesinin kibarlığına takmış. Güzel Türkçemizin sağol yerine teşekkür ederim denilerek kirletildiği görüşünde.


Sözünü ettiği utanma, ölüm, karanlık korkusu gibi duyguların da çocukların er geç tanışması gereken duygular olduğunu düşünüyorum. Çocukları fanusa kapatıp her türlü kötülükten ve köt duygulardan korumak imkansız.




Bu arada tüm Caillou serisi aslında bir masal kitabı. Bir kadın etrafına çocukları toplayıp onlara kitaptan masal okurken akıyor her şey. Haliyle arkada sürekli anlatan bir dış ses var. Pedagog hanıma biri bu ayrıntıyı da verse iyi olacak. Zira çocukların bu şekilde aptal yerine koyulduğundan neredeyse emin!!

28 yorum:

  1. hülya valla sana tamamen katılıyorum. kayyu yu ben de seviyorum, çocuklar da seviyolar. çok sakin, dingin, öğretici... o kadar saçma sapan ben10 , winx vb eleştirilecek yapım varken neden burada takılı kaldık bilmiyorum...

    YanıtlaSil
  2. henüz hiç seyretmedim desem :P

    Eylül'e yuva da hafta 1 ya da 15 günde 1, bu çizgi filmi seyrettiriyorlarmış,Eylül'ün muhtemelen bir fikri vardır :)

    Herşeyin fazlası zarardır ya bu da onun gibi birşey sanırım.Az seyredersen az etkilenir,bağımlısı olmazsın diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Tibet'te çok seviyor. Başlangıçta anti caillou yazılarından ötürü tedirginlik duydum ama sonra sonra Tibet'le birlikte oturup ben de seyrettim, üstelik annesini seslendirenin sesine hayranım :) beni tek rahatsız eden Caillou'nun hoşuna gitmediği her şeyde karşısındakine hemen "seni sevmiyorum" demesi ki, bunu Tibet anında kaptı tabii :((

    YanıtlaSil
  4. Arda 2 yaşından 2.5 olana kadar seyretti keltoşu. Bizde dvd leri vardı, yumurcak kanalı yok zaten. Sonra kendiliğinden azad etti ve yüzüne bakmıyor artık. Ben gayet sevmiştim valla keltoş ve ailesini. Anne babanın yaklaşımlarından az ders çıkartmadım kendime. Dediğin gibi her zaman mümkğn değil o denli dingin ve çözümleyici olmak ama alt satırları iyi okuyunca gayette güzel dersler çıkarıyor insan..Olamadığımız insanı, yapamadığımız işi geri püskürtmek milletçe kanımızda var zaten..Hemen tü kaka, yapamıyoruz ya öyle...Neyse ben gayet masum, veletler için de anne-babalar için de baya faideli buluyorum caillou yu. Hatta özlüyorum bazen, seyredelimmi arda diyorum ı-ıh! Artık arabalara geçti kendisi :)

    YanıtlaSil
  5. Hulyacim agzina saglik malum zeynepte bir callio fanatigi aynen will baslarda bende anne dusmaniydim by ne ya bu kadin ne uyuz diyordum ha bu arada annesi galiba senin gibi evden calisan bir bayan ama cok dogru bakis acisi yakalamissin evet o anne sakinligiyle bir cok sorunu cozuyor vebizede empati yapmamiza sebeb oluyor agzina saglik

    YanıtlaSil
  6. Ay yazıyı da yeni okudum..Psikolog hanım sonunda caillou zihinsel faaliyetleri yavaşlatır demiş, yuh!! arka fondan seslendirilmesine filan takmış..bir de hayırı olmayan bir cocuk demiş..nasıl yani ya? türk bebelerine göre bayağı bir hayırı, sınırı ve kuralı olan bir tip bence..

    YanıtlaSil
  7. Hülyacım o pedagogun yazısını okudum , söylediği pek cok seyede katılmadım. Hani 3-4 bölüm izleyip bu kadar ahkam kesmesi , bilmiyorum bana tuhaf geldi dogrusu.Helede Kayyunun istediği hersey yerine getiriliyor lafına cok takıldım . Aslında her bölümde ufak bir sorun mutlaka olur , daha sonra anne yada baba müşfik:)) yaklaşımıyla sorunu çözmeye calısır, Kayyu olaydan ders alır falan . Kesinlikle egitici ve ögretici yanı var bence .Evet biz Tv olayını biraz abartıyoruz evde , belki bu cok hoş degil ama abik-gubik birsey segredecegine Kayyu segretmesinde hiç ama hiç sakınca yok bence . Winx kızı olmasındansa Kayyu kızı olmasını tercih ediyorum şimdilik:))

    YanıtlaSil
  8. Yazının başlığını görünce aha hülyanın tunası da zararlı diye yazmış caillou!ya tüh, bizim oğlanın izlemesine izin verirken bir kat daha vicdan azabı duyucam şimdi diyerek açtım! Yazdıklarına kesinlikle katılıyorum. Ben de senin gibi Caillou'nun çocuklardan çok ya da en az onlar kadar anne-babalar için de olduğu kanaatindeyim. Kriz anlarında Caillou'nun annesi gibi davranmak kesinlikle çok işe yarıyor. çalışıyorum. Tek sorun fazla idealist olması, sorunların hemen çözülüvermesi.

    Tibet'in annesi,
    Bunca zamandır Caillou izliyorum mecburen herhalde izlemediğim bir bölümü kalmamıştır ama Caillou'nun seni sevmiyorum dediğini hiç duymadım, yanılmış olabilir misin?

    YanıtlaSil
  9. CAnım çok güzel tespitlerle harika bir yazı olmuş ben de kayyu nun çocuklar kadar annelerde seyretmeli . gitgide hırçın bağıran insanlar olmaktan kurtulmak lazım arkadaşımın torunu sayesinde bize geldiklerinde izlediğim kadarıyla seyredilmesini desteklediğim çizgilerden biri.
    ama çocuğu başına bırakıp anne habersiz olmamalı bu sefer minicik yüreğinde benim annem niye öyle değil düşüncesi oluşabilir.
    sevgiler canım.

    YanıtlaSil
  10. hülya biliyor musun Arca ilk defa kayyu yu sizin evde izledi:)))

    ama öcesinde tanıyordu. 3 tane kitabını hatmetmişti.

    ben çok üzerinde durmuyorum ama İlker şiddetle karşı. fazla ideal olması, durağan olması, hayalgücüne yönelik olmaması gibi gibi.. ben çok takmıyorum. Noldu sonuçta Cars manyağı oldu. çok mu farklı:)

    ama dediğin gibi ailelerin çıtasını yükseltiyor ve bi gün çocuk "neden sen de kayyunun anası gibi değilsin" dese pek fena içi acır insanın.

    öpüyom seviyom seni :P

    YanıtlaSil
  11. banada gına geldi caliodan .Gecenin bi yarısı tutturuyor calio diye ama yanında bende oturup izlemek kaydıyla.Bizim evdede yumurcak olmadığı için dvd den seyrediyoruz. Aynı bölümlerini tekrar tekrar izlemek sıkıcı oluyor kızım ezberlemiş cümlelerini kendisi cevap veriyor calionun yerine izlerken.Eğitici güzelde çok izlemesine rağmen kızım hiç calio gibi kabullenmiyor istediğin kadar açıklama yap güzel güzel anlat klasik türk bebeleri gibi ayakları dikip havaya zır zır ağlamaya devam.Keşke çocuklarda caliodan ders alsa

    YanıtlaSil
  12. adsız; bir kaç tanesinde "ben artık bilmemkimi sevmiyorum, onunla oynamak istemiyorum" diyor. uzun uzun yazmayayım diye kısalttım sadece :)

    YanıtlaSil
  13. Hülyacım, seni öpüyorum, ben yazmaya üşenmiştim bu caillou konusunu, yazacak olsam bundan çok da farklı olmazdı..
    Ben onun bu kadar ciddiye alınmasına şaşıyorum. Aslında bizim bebeler onun bir çizgi karakter olduğunun gayet farkında, herşeyi olağandan fazla ciddiye alan, üstüne kafa patlatan biziz..
    Melek Güneş de bi ara takıldı ona, hatta özür dilediğini, teşekkür ettiğini görüp, kendi de kullandığı zaman daha çok hoşuna gitti. Yani, tvdeki, netteki, hayattaki olumlu şeyleri kazanıp, olumsuzlukları gözardı etmek bizim elimizde ve bi de çocuklarımızın..
    Karanlıktan, gökgürültüsünden vs korkuyor Cailluo evet, ama bunlar zaten hayatın içinde var. Evde hayatı toz pembe gören, onun içinde yaşayan bir çocuk sokağa çıktığında nasıl bocalamaz...
    Hiç izlemeden sayıp dökenler, bir de deliler gibi takılıp hayatını bardağıyla, maskesiyle, oyuncağı, giysisiyle vıcık vıcık yaşanlara gıcığım ben de :)

    YanıtlaSil
  14. Bu pedagogun yazısını ben de okumuştum, hiç beğenmedim. Oğlum da seviyor, içinden aldığı dersler de oluyor. Eminim Caillou'dan önce eleştirilmesi gereken birçok çizgi film vardır.

    YanıtlaSil
  15. Tibet'in annesi; bizde de var seni sevmiyorum, demek ki bundanmış, çözememiştim :(

    YanıtlaSil
  16. Şiddet veya Uçuş(Boriler gibi) içerikli çizgifilmlerdense kayuyu tercih ederim. Ayrıca kayulu takımlar çok da pahalı değil pazarda 7,5 lira :D:D

    YanıtlaSil
  17. ben calliou konusunda fikrimi belirtmiştim :) normal değiller.
    http://www.slingomom.com/coluk-cocuk/ben-bu-calliouyu-sevemedim/

    Koray hala nefret ediyor, ara ara meraktan açıyorum. Yok. Sinirleniyor görünce. Anne de ayrı, baba da ayrı. Bize uymaz :P

    YanıtlaSil
  18. son noktasına kadar katılıyorum. verilmek istenen mesaj sadece çocuğa değil annelere babalarada vermeye çalışılıyor.yağızada arada izliyor hemde ağzı açık transa geçerek :)

    YanıtlaSil
  19. Hülya bir şeyi eleştirmek istediğimizde mutlaka geçerli nedenler bulabiliriz. Elbet Caillou için de söz konusu bu. Ama seninle hemen hemen aynı fikirleri paylaşıyorum. Nilsu sevrek izliyor. Hatta tekrar tekrar izliyor. Durağan olabilir ama bence sakinliği öğretiyor. Hayal gücünü geliştirmiyor evet olabilir ama zaten hayal gücü de bir tv karakteri ile gelişmesin zaten. Henüz 3-5 aydır sürekli seyrediyoruz ama bizim konuşmamıza çok etkisi oldu. Teşekkür ederim nasıl bizim kültürümüzle uyuşmuyor anlamadım. Tamam Türçe'yi bozmayalım ama Türkçeleşmiş ve yaygın olarak kullanılan kelimeleri de bi zahmet asıl ayıklanması gerekenlerden ayıralım. Dediğim gibi 3-5 aydır bizim hayatımızda ama ben kızıma hep teşekkür etmeyi öğrettim. Annesine, babasına, oyuncağını paylaşan arkadaşına, hediye getiren bir misafire, ikram da bulunan bir yabancıya... Ne zararı var anlamadım. Ya da izin istemenin. Ne kadar güzel. Kızım bir şey için kibar bir şekilde izin istediğinde mest oluyorum. Üstelik bana olumlu ve yapıcı bir anne olmayı öğretiyor. Kendime ayna tutmamı sağlıyor. Evet izlemesini istemediğiniz bölümler olabilir. Yazıda konu edildiği gibi karanlıktan korkmuyorsa tamam aklına sokmanın anlamı yok. Bu yüzden önce kendim izliyorum ve sakıncalı bulduğum bölümleri geçiyorum. Ama benim sakıncalı bulduğum bir bölüm bir başkası için kurtarıcı olabilir. Bu arada hiç farkettiniz mi? Caillou kel. Ama hiç bir zaman bunun üzerinde durulmuyor, nedeni sorgulanmıyor. Bence altında çok güzel bir mesaj yatıyor. Evet farklılıklarımız olabilir. Ama herkesi olduğu gibi kabul etmeliyiz.

    YanıtlaSil
  20. Nasil pedagogmus bu anlamadim, pes yani. Elestirecek baska sey mi bulamamis? Iki bolum seyretmis atip tutmus. Cok tesekkur ediyormus, izin istiyormus (ne kadar kotu ozellikler yarabbim!); "cocuk" gibi degil yetiskin gibiymis (yani laf anliyormus), hic hayir denmiyormus ("hayir" illa ki bagira cagira denmez! Her istedigi kesinlikle yapilmiyor bu arada). Hic anlamamis Kayu'yu ve tamamen sacmalamis.
    Bir de Kayu'yu sevmeyen anne-babalar neyi seviyor onu da merak ettim.

    YanıtlaSil
  21. Hülyacım, eline sağlık yazını çok beğendim. Yazdıklarını dalga geçmek için değil, olumlamak için yazmışsın diye algıladım ben...birkaç şey eklemek istiyorum...

    baştan belirteyim ben kayyusevengillerdenim :))

    Rüya, neredeyse 18 aylıktan beri Kayyu izliyor. Yalnız burada şunu belirtmekte fayda görüyorum, tabii ki çocuğu TV/DVD nin karşısına koyup unutmaktan bahsetmiyor kimse. Haftada 4-5 kere, en fazla yarımşar saat gibi...Ve Rüya bunun haricinde neredeyse hiç TV izlemiyor. Baby tv vs hiç izlemedi, gördüğü yerlerde de hiç ilgisini çekmedi.

    Kayyu'nun hem anne-baba davranışları konusunda hem de çocuğun davranışları konusunda çok olumlu bir çizgi film olduğunu düşünüyorum. Kayyuya yapılan genel itiraz, anne-babanın aşırı sakin olması, Kayyunun çok uyumlu olması ve kardeşi Rozinin hiç 2 yaş krizi geçirmiyor oluşu vs gibi şeyler..Yani, aslında çok idealize edilmiş bir aile tablosu var evet. Ancak, zaten çocuğa ve ebeveynlere verilmek istenen de bu bence. Yani, olumlu davranışların pekiştirilmesi, olması gerekenin gösterilmesi ve bu yolla örnek oluşturması. Ayrıca, çocuklar, bizim baktığımız karmaşık penceren bakmıyorlar, çok daha basit şeyleri algılıyorlar ve mesela çocuğunuz evin içinde tıpkı Kayyu gibi "tamam annecim" diye dolaşabiliyor :)

    YanıtlaSil
  22. Oldukça fazla sayıda Kayyu bölümü izlemiş biri olarak, pek çok olumlu şey sayabilirim, mesela:

    1.Hem anne hem baba çalışıyor ve dolayısıyla TABİİ Kİ evin işlerini paylaşıyorlar. Baba, evde temizlik yapıyor, yemek yapıyor, bulaşık yıkıyor, cam siliyor, bahçeyi temizliyor, çocukları uyutuyor, yediriyor.

    2. Kayyu'nun "farklı" arkadaşları var ve hiçbir ayrım yapmadan hepsiyle arkadaşlık yapıyor, evlerine girip çıkıyor. Çinli, siyah, engelli vs gibi..hatta bir bölümde kreşe kayyu'dan daha büyük ama zihinsel engelli bir çocuk başlıyor ve onun neden farklı olduğu ve farklılığının aslında ne kadar olumlu bir şeye çevrilebileceği ve arkadaşlık kurulabileceği anlatılıyor.

    3. Rozi'ye ve Kayyu'ya zaman zaman babanne-dede bakıyor..Dede de aynı şekilde ev işlerine yardımcı, torunlarıyla zaman geçiriyor, babane onları parka götürüyor, şarkılar söylüyor...

    4. Anne de baba da çok iyi kriz yönetiyorlar...Yani, bizim gibi bağırıp çağırmak yerine, her seferinde durumu toparlayıcı bir çözüm yolu bulunuyor. Mesela, bir bölümde babası kayyu'yu sirke götüreceğine söz veriyor ama kayyu günleri karıştırıp 1 gün önce tutturuyor gidicem diye, hatta banyoda tepinmeye başlıyor. Babası, durumu özetleyip bugün değil yarın gideceklerini söyleyip işi şakaya vuruyor ve kahvaltıda tavalardan, ekmeklerden, süpürgeden bir sirk ortamı yapıveriyor...Bu arada, anne uyumaya devam ediyor ve çocuklara kahvaltıyı baba yaptırıyor...

    YanıtlaSil
  23. 5. Bir bölümde mahallede "eski eşya pazarı" kuruluyor ve herkes evinde satmak istediği eşyaları çıkarıyor..Kayyuyu da artık oynamadığı oyuncaklarını satması için teşvik ediyorlar. Kayyu önce istemiyor ve ben hepsiyle oynuyorum diyor..anne-baba hiç zorlamadan ona pazarı gezdiriyor ve kayyu çok seveceği bir oyuncak görüyor..annesi, onu alabilmek için kendi oyuncaklarından birini satması gerektiğini söylüyor. böylece kayyu ikna oluyor ve eski bir oyuncağını bir arkadaşına verip kendisi de o başkasının eski olan oyuncağını alıyor. Alın size takas, değişim, eskilerin el değiştirmesi, tüketim karşıtlığı...

    6. Anne, pasta-kurabiye vs gibi şeyleri evde yapıyor..Markete gidilen bölümlerde "hayır kayyu buna ihtiyacımız yok ve almıyoruz" denilerek sadece gerekli olan şeyler alınıyor, yumurta vs gibi...

    7. Kayyu'ya sürekli sorumluluklar veriliyor ve yapabileceği şeyler için motive edilip özendiriliyor...Mesela, babası şöyle diyor: "kaymanın zor olduğunu biliyorum kayyu, ama denediğin için gurur duyuyorum ve eminim biraz daha çalışırsan rahatlıkla yapabilirsin..."

    8. Karanlıktan korkma gibi bölümler, olumsuz değil tam aksi etki yapıyor kanımca..mesela, kayyu'nun çıkan seslerden, yatağındaki böceklerden korktuğu bölümde aslında gilbert'in o sesleri yaptığı, ağacın cama vurduğu gibi gerçek sebepler gösteriliyor ve kayyu ayıcığına sarılıp uyuyor...tam da 3-4 yaş çocuğunun öğrenmesi şey kanımca...

    Neyse, daha bir sürü şey yazabilirim, yazıdan uzun bir yorum oldu ama bu konu son zamanlarda çok tartışılıyor Kayyu izliyor olmak tukaka ediliyor otomatik bir davranışla...Oysa, bizim izleyerek büyüdüğümüz bir sürü abidik gubidik çizgi filmden bin kat daha iyi olduğunu ve senin de dediğin gibi bardağın dolu tarafını görmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Rüya'nın da -tabii ki makul izleme süreleri dahilinde- izlemesinde hiç bir sakınca görmüyorum.

    YanıtlaSil
  24. Vallahi ben ilk çıktığında sevmiştim artık sevmiyorum.Annesinin sakinliğinden geçtim bir çocuk bu kadar sakin olabilir mi her denileni hemen kabul edebilir mi?İtiraz hiç yok gibi bir şey.Nadir itiraz etsede hemen ikna oluyor.Baba evde yok diyorsunuz ama yok canım baba evden hiç eksik olmuyor ki ev işi yapıyor yemek yapıyor daha neler neler işe arada sırada gidiyor ,anne çalışıyor ama arada sırada işe gidiyor.Nasıl bir iş bu arada sırada gitmeyle evi döndürüyorlar.
    En kızdığım şeyde iyice paraya dökülmüş olması tişörtlerinden geçtik balını bile çıkardılar tvden satıyorlar ben daha bir şey diyemeyeceğim.Bu benim görüşüm tabii ki
    Benim ve çocuklarımın favorisi şu sıralar trt çocukta yayınlanan Pepe çok tatlı şirin bir şey sevimli Pepe, biraz daha geliştirseler çok iyi olacak.Aman kayyu gibi cılkını çıkarmasınlarda.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  25. Herşeyin fazlası zarar bencede,ama bazı eleştiriler biraz saçma geliyor bana.Kızım 22 aylık gün içinde kısıtlı da olsa tv seyretmesine müsade ediyoruz.pepe ve kayyu yu izliyor.Ben kızımda olumsuz etkiler yarattığını görmedim hatta bazı kelimeleri yerinde kullanıyor onun sayesinde :)

    YanıtlaSil
  26. Demir geçtiğimiz kış bir kaç ay izledi şimdi açtırmıyor bile.

    Zararlı mıdır?, İyi midir?, Kötü müdür? bilmem ama buradaki çılgınlığı acayip boyutlarda. Her oyuncakçıda bebekleri, yazı tahtaları, stickerları, artık ne diyeyim her şeyi işte bir raf değil koca bir reyon. İşte bence bu kesinlikle hiç hoş değil. Belçika'da keltoşu tanıyan yok. Adını sorsan kimse bilmez, bir tane oyuncağını göremezssin. Burada efsunlanmış gibi çocuklar. Açıkçası nereye kafamı çevirsem Callilou görmekten rahatsız oldum ben.

    YanıtlaSil
  27. (not: nurturia'dan kopyalıyorum)

    Hülya'ya da Yüksel'e de sonuna kadar katılıyorum. Caillou'nun evindeki demokratik yönetişim, farklılıklara olan açıklık, ekolojik yaklaşım, sağlıklı beslenme.. hepsi de onayladığım, sonuna kadar desteklediğim şeyler. Bir çizgi filmde bunların işleniyor olmasını da takdir ediyorum. Yalnız işte, şu var ki, benim deneyimim bazı çocukların çok kısa sürede bu çizgi filmden ölesiye sıkıldıkları yönünde. yani Caillou okullarda okutulan bir kitap, hatta çizgi film olsa iyi de, çocukların eğlence için seyretmek istedikleri birşey değil gibi sanki. Ya da bizim durumumuzda öyle oldu, bilemiyorum. Bu anlamda Caillou bana biraz didaktik, hayal gücünden yoksun ve sıkıcı geliyor. Benim Caillou ile ilgili bütün meselem bundan ibarettir. Yoksa vermek istediği birçok değer benim de Neva'ya kazandırmak istediğim değerlerdir. : -)


    Hülya'nın güncellemesine yazmıştım, buraya da yazayım. Eski çizgi filmlerden 1970 Disney yapımı Aristo Kediler adında bir çizgi film var. O kadar güzel ki. Çizimler, hayvan sevgisi, sokak ve ev kedilerinin birlikte yaşamaya başlaması, muhteşem caz parçaları.. Neva bu çizgi filmi kaç kere seyretti, biz kaç kere ona eşlik ettik, sayısını unuttum. Şiddetle tavsiye ederim :-)

    YanıtlaSil
  28. Kesinliklefaydalı bir çizgi film olduğunu düşünüyorum. Evet bazı bölümleri kendi çocuğum için sakat ama onları da izletirken anlatıyorum sonucunu. Belki de bana faydası çocuğumdakinden daha fazla oldu. İnsanı sakinleştiriyor, dinginleştiriyor, tatlı dille çözümlemeyi öğretiyor. Ve evet aslında dikkatlice üzerinde düşünüldüğünde çok ince mesajlar da içeriyor. Mesela en yakın arkadaşlarından biri zenci, diğeri çekik gözlü. Sizce neden Calliou gibi tipler seçmediler??

    YanıtlaSil