15 Aralık 2011 Perşembe

Sosyal Medyanın Dışı Seni İçi Beni Yakar

Son yıllarda dilimize yeni bir terim pelesenk oldu: Sosyal medya. Ne işe yaradığını tam anlayamadığım "uzmanlar"ı bile var bu işin.
Hem işim gereği hem de yurdun dört bir yanına dağılmış akraba, eş-dost- arkadaşlarla haberleşebilmek adına sosyal medyada çokça yer alıyorum. Şu an okuduğunuz blog da zaten sosyal medyanın bir parçası ve benim de en sevdiğim kısmı.

Bir de sevmediğim kısımları var ki kelimenin tam anlamıyla iki ucu pis bir değnek gibi.
Van depremi sırasında Okan Bayulgen'e atılan twitler sayesinde enkazdan kurutulanları da gördük; normal şartlarda  "ıyyy caddeyi varoşlar basmıaaş" cümlesini kurabildiği ve bir Vanlı'yla en fazla evini temizletecek kadar yakınlaşmayı kendine layık gördüğü halde Van'a yardım için sözümona en önde koşan twitır ünlülerini de, çakma hümanistleri de....

Samimiyetsizlik her yerde olduğu gibi sanal dünyada da makyajla kapatılamıyor.


Birkaç gün önce birden fazla arkadaşımdan mail geldi. Facebook'ta binlerce kez paylaşılan bir videoda Tuna'nın bir fotoğrafı kullanılmış. "Anne babaları tarafından şuursuzca beslenen, sunta gibi biskuviler yedirilen çocuklar..." gibi birşeyler derken hem de. Sözümona komiklik olsun diye yapılmış ama ben hiç gülmedim. Videoyu yayına koyana , bir de hazırlayana ulaştım. Hazırlayan da bir anneymiş ve eğlence olsun diye yapmış. Hassasiyetimi anladı ve elinden geleni yaptı.

Videoyu asıl paylaşıp milyonlara ulaştıran kişiye hemen görüntüyü kaldırması gerektiğini, yoksa avukatımla muhatap olacağını soyledikten sonra aramızda ise şöyle bir diyalog geçti . Noktasına dokunmadan aynen yazıyorum:

hangi videoda var bayan avkata vercekseniz koşarak gidebişrlisiniz saten ben film ve müzik işi yapıyom bu tarz şeylerle muhattap oluyom..tektitkar msj yazcanıza kibarca yazsanız daha uygun olurdu tüm türkiye oğlunuzu tanımak zorunda deyil
bakın bayan videonun en başında videoyu yapan facebook sayfasının ismi yazıyor (bakale01adana) eğer şikayetci olacaksanız onlardan olabilirsiniz yani video yu yapan ben deyilim ben yapılmış videoyu paylaştım sadce videonun anası yani kaynağı ()bakale01adana) facebook aranma yerine yazarsanız görrürsünüz



cevabım: bakale 01 in ne anlama geldiğini anlayacak kadar adanaca bilmiyorum kusura bakmayın. teşekkurler


Neticede bu videoyu kendi sayfasında ilk paylaşan bu "saten film ve müzik işi yapan" kişi en azından kendi duvarından kaldırdı. Ben de "avkata" vermeyeceğim haliyle. Hoş versem de bir şey olmayacaktı ama...  Başkaları da paylaşmaya devam edecektir ama ben kimi görsem uyarıyorum. 
Bu da sanal dünyanın arsız ve tehlikeli boyutu. Bu kim kime dum duma ortamda fotograf altı yorumların küfürlerle dolu olması, seviyenin yerlerde sürünmesi artık olağan karşılanıyor. Nasıl olsa tanımazlar, ana bir bacı iki. Gerisine salla küfrü diyen diyene.

Sanal dünya en çok tüketicinin işine yarıyor sanırım. Geçtiğimiz hafta Turk Telekomla yaşadığım bir sorunu #turktelekom hashtag'iyle twitterda yazınca telekom destek hemen olaya el koydu. Telefonla ve maille hemen  iletişime geçtiler. Şirketler artık sosyal medya kullanıcıları tarafından "bombalanmak"tan acayip korkuyorlar. Müşteri memnuniyetinin en önemli olduğu çağdayız sanırım zira tek bir kullanıcı bir anda kendi networkündeki yüzlerce/binlerce kişiyi etkileyebiliyor. Onlarca yıllık firmaların imajı birkaç saniyede yerle bir olabildiğinden firmalar özellikle twitter'ı çok iyi izliyorlar.


Bugün geldiğimiz noktayı TIME dergisi yıllar önce farketmiş ve 2006 yılında "Yılın Kişisi: Siz" diyerek sosyal medya patlamasını öngörmüştü. O zaman çoğu kişinin önemsemediği bu kapak, şimdi daha da anlamlandı.


Evet sevgili blog okuru/sosyal medya kullanıcısı. Sen önemlisin, bilgi çağının kontrolü senin elinde. Tek bir RT  (re-tweet) tuşuyla bir bilgiyi paylaşıp kendi netwok'üne duyurabilir, protestonu, iktidara diyeceğini çarçabuk cümle aleme bildirebilirsin. 
Sonra da elinden geleni yapmış olmanın hissiyle hafiflersin ki bence asıl tehlike de bu. Birkaç Yılmaz Özdil yazısı, birkaç muhalif yayın paylaşmak, tarikat/medya/iktidar/muhalefet partisi aleyhi yazıları RT etmek çok önemli bir eylem değil ne yazık ki. Çoğu kez sadece paylaştığımızla kalıyoruz. Mısır'daki devrimi "Facebook devrimi" diye adlandırıp sosyal medyayı yüceltseler de sen de gayet iyi biliyorsun ki işler öyle yürümüyor. En çok paylaşılan ve en duyarlı video/haberle şekillenseydi dünya, neden hala orda olduğunu bile anlamayan yüzlerce gazetecimiz hapiste olmazdı.
Paylaşmaya devam ama tatmin olmadan.
Bir de biraz daha az uygulama isteği yollarsanız sevinirim.

edit: twitter'da burdayım. pek möhüm twitlerimle ve dünyayı değiştireceğime ilişkin sonsuz saflığımla.. beklerim :)

5 yorum:

  1. :) haa bayıldım..adanaca :)

    YanıtlaSil
  2. Doğru söze ne denir?
    Her şeyin başı dürüstlük değil mi?
    Ve "Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma.".
    Tuna'nın videosunu nereden bulup yayınlamışlar? Aynı şey kendi çocuklarına yapılsa üzülmezler mi?
    Facebook tehlikeli bir duruma geldi, hesapları iyi ayarlamak gerekiyor galiba.
    Tuna'yı öpüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Ben işte tam da bu yüzden, internette hiç bir mecrada ne kızımın ne de kendimin fotoğraflarını paylaşmıyorum, ne facebook ne de twitter hesabım mevcut. Sadece blog yorumcusuyum :)

    YanıtlaSil
  4. tuna'nın tek kare fotografını almışlar google'dan. komple video değil. videoyu yapan kadın zaten niye bu kadar uzuldugumu anlamadı. onun için sakıncası yokmuş hatta tuna'nın fotografını kaldırıp kendi kızınınkini koyacak. herkesin hassasiyetleri farklı, yapacak bir şey yok

    YanıtlaSil