24 Nisan 2011 Pazar

Eli Öpülesi Kadınlar

Benim olayım belli. Alıyorum-satıyorum, alıyorum-satıyorum.
İşimin iki zorluğu var: Birincisi anneye-babaya ürünü dogru şekilde anlatmak. Çoğu ürünümün bilinirliği ve genel kullanımı hala çok az. İkincisi de satış sonrası oluşabilecek sorunları çözmeye çalışmak. Evde bilgisayar başında; dışarda da cepten çok fazla yazışma yapmak zorunda kalıyorum ama yine de "urettiğim" bir şey yok. Bu yüzden aşağıda bahsi geçen kadınlara çok imreniyorum.


K.İ.S.D.
Kendi izini sürerken tanıştığım bu entellektuel anneyi çok seviyorum. Nasıl desem... Ruhumu besliyor. "Keşke onun kadar güzel yazabilsem" diye iç geçirirken bir de baktım "keşke onun kadar yetenekli olsam" demeye başlamışım. Sevgili arkadaşım K.İ.S.D bir suredir Çocuk Odasına Resimler adresinden kişiye ozel resimler yapıyor. Çocuklarınızın odasında sadece size ozel bir sanat eseri olsun istiyorsanız K.İ.S.D ile irtibata geçip ne istediğinizi söylüyorsunuz. O da Cevcev'in kısacık uyku saatlerinde ayağını uzatıp kahvesini yudumlamak yerine fırçasıyla ruhunu buluşturup yureginden geçenleri kağıda döküyor.



k.i.s.d teyzesinin Tuni'ye 2 yaş hediyesi ruya kuşu.

KEKDEKOR:
Bu da sevgili Yasemin'in girişimi. Antalya'da şeker hamurundan pasta ve butik pastacılık eksikliğini goren akıllı arkadaşım, oğlu Gazihan daha 1 yaşında bile değilken işin eğitimini alıp hemen kolları sıvadı. Şimdilerde ikinci bebikosunu kucaklamak uzere oldugundan işlere ara vermiş durumda ama hala Antalya'nın en popüler ve de güzel pastacısı...
Biz bizzat bu yılbaşı test edip onayladık, kurabiyeleri enfes.

FÜS:
Bizim Füsun işte. Temiz yürekli güzel insan. Bunu tüm blog dostları biliyor. Daha da ne yazsam bilemediğim ve çok sevdiğim bi arkadaşım.
Defne için keçeden yaptığı minik çerçevelere ben bayılırdım hep. İstanbul'da Tuna'ya da bir sarı kuş kondurmuştu. Tuna'nın odasının kapısına astık. K.i.s.d.nin kuşuyla şahane uyum sağladı ki zaten Tuna da kuş figürünü çok seviyor. "Bunları isteyenlere de siparişle yapsana" diye diye beynini yıkadım Füsun'un. İçindeki girişimci ve yaratıcı kadını kışkırttım. O da girişmeye hazırmış ki sonunda ürünlerini Pasaj'a koymaya başladı. Bildiğim kadarıyla o da kişiye ozel şeyler yapabiliyor.

GAMZE:
İzmirli güzel annem Gamze-nam'ı diğer Ege'nin annesi de el emeğini değerlendirmeye yeni başlayanlardan. Gamze'nin en çok talep goren urunleri ise anne-kız bir örnek mutfak onlukleri.
Anneler gününe az kaldı bu arada :) Gamze'nin de kişiye ozel tasarımları var ve o da bu adreste.



OYUNCAK DÜKKANI
Diğer girişimci annem: Hilal Timur.
Oğlu için yaptığı keçeden oyuncaklar herkes tarafından beğenilince ona da "ne duruyorsun, blog açsanaaaaa, girişseneeee" diye feci baskı yaptım. Sonunda açtı blogunu ve tüm ürünlerini sergileyip sipariş almaya başladı. Çocuklar bu el ve yürek emeği oyuncaklarla oynadıkça Hilal de çok mutlu oluyor.

ART BABY TASARIM:
Sevgili Nehir de el emeğinin yanısıra yaratıclığını konuşturarak kişiye ozel esprili t-shirt ve bebek bodysi tasarlıyor. Kendi deyimiyle "kendi bebeğine hiç bir şeyleri layık göremeyip donuna kadar kendisi tasarlayan çılgın bir annenin diğer annelere armağanıdır. " Bebeğinizin doğum günü için ozel şeyler yazdırmak, özel figurler seçmek mümkün.


Dediğim gibi benim olayım daha çok ticaret. Ama bu harika anneler çocuklarını uyutup ya mutfağa pasta yapmaya, ya makinenin başına dikişe, ya da suluboyasının başına koşuyor. El emeğini kazanca dönüştürüyor, bir miniğin yüzünü güldürüyor. Kıskanıyorum, imreniyorum, takdir ediyorum ve sonuna kadar destekliyorum.

* Evvelki hafta Anadolu Ajansı'ndaki arkadaşım Gulcan'a girişimci annelikle ilgili kısa bir röportaj vermiştim. Geçtiğimiz hafta boyunca pek çok internet sitesi haberi kullanarak çok şaşırtı beni. Bu, bu ve bu en beğendiklerim.
(Sonuncu fotoğrafa Evrim'in yorumu şu oldu:
Tuna diyor: Aennneaaa Yuksekova'dan sling siparişi vaar. En ücra koylere bile sling veriyormuşsun ya :P)

** Bir de Hurriyet Cuma ekinde 23 Nisan'da çocuklarla gidilecek mekanlar konusunda hep liste verdim hem de jurilik yaptım. O da burda.

Biz zamanlar haber yaparken şimdi habere konu olmak çok tuhaf oluyor :)
Herkese iyi haftalar.

3 Nisan 2011 Pazar

Bir "The Tükkan" Öyküsü


Anne olduktan sonra çalışmamayı seçen hemen her anne gibi beni de 1 yaş civarı bir telaş sarmıştı. Ömrümün kalanında sadece anne mi olacaktım yoksa?
Hem de ben..... İşte, sokakta, alışverişte çılgınca koşturmaya alışık, yrmek nedir bilmeyen Hülya...
Hem firmaların kurumsallıktan fersah fersah uzak olması hem de kazandığın komik paranın neredeyse tamamının kreşe- bakıcıya verecek olmaktan dolayı İzmir'de bi'daha asla bi firmada çalışmayı düşünmüyordum. Tam da "ne yapsam ne yapsam, bu bunalımdan kurtulsam" diye dört dönerken tekstilci arkadaşım Cemile'yle konuştum. "Bana ihraç fazlası kaliteli anne-bebek-çocuk ürünü tedarik edebilir misin, blog uzerinden satabilir miyim bunları sence?" dedim.
"Durduğun kabahat Hülü" dedi.

Ben de Tuna'nın 1.yaş gününden hemen sonra işe koyuldum.Bir sürü blog dostum bloglarında benden sözetti, gaz verdi:)
 6 ay kadar çok küçük bir ürün gamım oldu. Derken zamanında benim çok işime yarayan slingleri satmaya karar verdim. Avrupa'ya ihracat yapan, haliyle ürün standartları yüksek olan düzgün bi atölyeyle anlaştım. Avrupa'ya yapılan malın aynısını benim için de ufak adetlerde yapmayı kabul ettiler. Tükkan'ın asıl yükselişe geçmesi de zaten bu adımdan sonra oldu. Sling nedir bilmeyen ya da dışardan kucak dolusu paraya getirtmek istemeyen bir sürü anneye slinglerini seçmesine, bebelerini bedenlerine sarıp sarmalayıp gezinmesine yardım ettim.
Derken başka firmalardan da işbirliği teklifleri gelmeye başladıkça ürün gamım arttı. Özel ürünler diktirmeye başladım. Tükkan artık hobi olmaktan çok "iş" olma arifesindeydi. Daha çok pc başında vakit geçirmeye başladım. Ama hala profesyonellikten çok uzaktı hala bir çok şey.

Geçen aylarda artık bir dönüm noktasına geldim. Ya böyle blog üzerinden satış yapmaya devam edecektim, ya da bir sonraki aşamaya geçecektim. İkinciyi seçtim.
Bir e-ticaret paketi ve domain satın aldım. Ürünleri yeni domaine aktardım. Bir kargo firmasıyla kapıda ödeme sistemi için anlaştım, imza attım. Birkaç gün içinde kredi kartıyla ödeme yapmak mümkün olacak. Vergi mükellefi oldum. Vergi levham oldu :)
Fatura koçanı, kaşe, gelen fatura, giden fatura gibi bir terminolojiye aşina oldum.

Uzun lafın kısası artık tükkan daha profesyonel ve güvenilir hale geldi...

Şansım bu güne dek hep yardım etti. Hep iyi insanlarla çalıştım. Bir sürü anne bloglarından, Facebook'tan, Nurturia'dan duyurup, alışveriş yapıp bana destek oldular. OİP ilk bannerımı yaptı. Ege'nin annesi Gamze şablonumu değiştirmeye yardım etti. Siftahımı güzel dileklerle yaptı bi arkadaş. Kargo gecikmeleri, nadiren de olsa giden yanlış ürünlerden dolayı neredeyse hiç sorun yaşamadık. Annelerim çok kibar yüksek empati sahibidir benim:)

Şimdi başka boyuta geçerken yine desteğinizi esirgemeyeceğinize eminim.

Buyrun bu kadar bıdı bıdı yaptıgım Tükkan'ın yeni adresi.

http://www.sanalbebekmagazasi.com/