7 Şubat 2012 Salı

"Eskiden X mi Vardı?"

Alternatif Anne'nin geçen ayki kapak konusu "Eskiden" di ve ben eskiden olmayıp şimdi hayatımızı kolaylaştıran ürünler hakkında bir yazı yazacaktım. Ama hastalıktı, seyahatti derken beceremedim. Derken konuyu çalıp kendi blogumda yazmaya karar verdim. Derken Tuna yine hastalandı ve bu yazı gene yalan oldu.
Bu seferki hastalığımızın adı otitis media; yani orta kulak itihabı. Genelde viral enfeksiyona bağlı olarak östaki borusunun tıkanıp kulak zarı arkasında bakteri ve virusleri içeren sıvı birikimi şeklinde bir olayı var bu hastalığın.
Okul çocuklarında en sık görülen hastalıkmış vırvırvır....

Teşhisi normalde kolay ama Tuna'nın ki kulak da dolmuş. Önce temizletmek için KBB'ye gittik. Sonra çocuk doktorumuza. Bu işlemlerin ne kadar yüksek volulmü itirazlar eşliğinde gerçekleştiğini söylememe gerek yok sanırım. Neticede iki kulakta birden ağır orta kulak iltihabı teşhisiyle eve döndük.

İşin uzmanını bulmuşken KBB'ciye sordum: "Yaw bizim zamanımızda bu kadar çok KBB hastalığı yoktu sanırım. Şimdi betası ayrı vuruyor otiti ayrı. Hepsinin de tek çözümü antibiyotik ve ben bıktım. Gerçekten kendimi beceriksiz, çocuğuma bakamamış, antibiyotiğe mecbur kalmış hissediyor olmaktan bittim" dedim.

Orta yaşlı bir kadın olan doktor çok tatlıydı. Anne olduğunu tahmin ettiğim Dilek hanım şöyle söyledi:

"Beta iyi tedavi edilmezse eklem romatizmasına; otit iyi tedavi edilmezse duyma kaybına yolaçıyor. Sizden önce sosyoekonomik duzeyi köt bir hasta çıktı. O teyze, çocukken tedavi edilmemiş otit yuzunden şimdi duyma sorunu yaşıyor. Tedavisiz hastalıklardan korkun. Yılda birkaç antibiyotikten birşey olmaz. Tedaviyi geciktirmenin bedeli çok daha ağır olabilir"

Yani hep diyoruz ya "ben de çocukken X yaptım/yapmadım bak hala hayattayım, sağlıklıyım". Bunun bir de yaşlılığı var anlayacağınız. Daha genciz. Çocuklarımız daha çok çok küçük. Sağlıklı bir yaşlılık için zamanında tedavi şart.

10 yorum:

  1. Ağrı var mıydı, ya da ateş nereden anladınız???

    YanıtlaSil
  2. derece civarında ateş vardı denizcim.4 gun surdu ateş. ama daha onemlisi kulağım ağrıyor dedi tuna.

    YanıtlaSil
  3. Geçmiş olsun Tuna kuzuya. Tabi ki otit tedavi edilmeli, edilecek. Kimse otit tedavi edilmesin şuursuzluğunda olamaz ki zaten. Benim bakış açım şu. Normalde çocukların kulaklarında hastalık sonrası sıvı birikmesi normalmiş. Bu sıvı da normal şartlarda 2 hafta içinde geçmesi gerekirmiş. Bu süreci takip edip, gerekli önlemleri alıp sonrasında da sıvıyı kontol ettirmek gerek. Geçmeyip sıvı iltihaba dönüştüyse artık yapılabilecek tek şey antbiyotik ama "sıvı var aman otite dönüşmeden tedaviye başlayalım" bana ters :) Hatta en son gittiğim doktor "henüz sıvı yok ama ya birikirse, ya ilthaba dönerse..." diye korku pazarladı resmen. Bizim zamanımızda "o mu vardı, bu mu vardı" bir yere kadar. Biz yaşmadık şimdiye kadar. Belki de bünye sıvı işine giremednen geçip gittiği için hastalıklar ya da anatomik yapıdan bilemiyorum :)) Bakalım umarım da yaşamayız. Göz kulak, kulak kontrolü önem verdiğim konular. Doktorunun dediği gibi gerekli ise tedavi gecikmemeli. Ama kimse de korku pazarlamamalı.

    YanıtlaSil
  4. aynı şeyi dusunuyorum evrim. ama misal bu 5 gun tunanın ateşi 39un altına hiç inmedi. hiççç... 2 hafta boyunca oyle yaşasa sanırım hastanelik olurduk. zira katı hiçbir gıda yemedi 5 gundur. sadece sut ve ayranla besleniyor. antibiyotik vermemek için 2 hafta boyunca sutle sıvıyla beslenmesine katlanır mıyım bilemiyorum. işin ozu doktoruna guvenmekten geciyor sanırım. daha ilk gunden olasılığı gorup ilaç verenle enfeksiyonu tespit eden aynı kefeye konmamalı

    YanıtlaSil
  5. Sizin zaten otit teşhisi koyulmuş ki Hülya. Sıvı durumları için genel konuşuyorum ben. İki hafta bekleyin demiyorum yani. Belki de daha İstanbul'da rahatsızlandığında brikmeye başladı sıvı ve otite dönüştü. Doktor bana otit dese ben de anında başların antibiyotiğe. Ne iki haftası!

    YanıtlaSil
  6. O sıvı ateş yapmıyor. Çocuğun hafif az duymasını, doluluk hissi nedeni ile rahatsız olamsına neden oluyor. Hastalık sonrası bir durum. ani beklenmeyecke kötülükte bir şey değil. Biz değil ama çok yakın bir arkadaşımla beraber yaşadığımız için süreci oradna biliyorum. İtihaba dönüşürse zaten ateş yapar sizin durumundaki gibi. Aaaay çenem düştü :)))

    YanıtlaSil
  7. Ben de çook ikilemde kalıyorum onlar hastayken. En kötü örneği Ekim ayında yaşadık.
    Ateşi varken hemen şuruba dayanma, ılık suyla vs durdurmaya çalış mantığımdı. Hatta hemen düşürmeyin, ateş kötü birşey değil, vücudun mikropla savaşı, müdahale etmeyin'i bile okumuştum bir makalede. Ama Uluç Ege, 38.8'le, ateşli havale geçirdi. Anne-baba olarak yıkıldık, haftalarca kendimize gelemedik..Çünkü 38.8, o denli kötü bir anı yaşamak için çok da yüksek bir ateş değil..
    Her bünye ateşe, virüse farklı tepki verir dedi drumuz. Biri 40 dereceyle günü geçirirken biri 39'a dayanamayabilir, bizimki gibi..

    YanıtlaSil
  8. Çok geçmiş olsun elfeyp. Bizim drumuzun dediği de tam da buydu. Yani şu; Havale genetik bir rahatsızlıkmış ve ani ateş yükselmeleri ile tetiklenirmiş. Eğer bu rahatsızlığınız yoksa 42 derecede bile hiç bir şey olmazken varsa hızlı bir şekilde 36 dereceden 38 dereceye çıktığında bile geçirebilirmişsiniz. Bu durumda önemli olan ateşin ne kadar çok olduğundan ziyade ne kadar hızlı yükseldiği ve sizin genetik olarak bunu taşıyıp taşımadığınız. Sizin işiniz oldukça zor özellikle geceleri ani yükselişleri kontrol etmek çok zor. Sizin durumunzda bırakın mikroplarla savaşsın denilemez. Tekrar çokgeçmiş olsun...

    YanıtlaSil
  9. Çok geçmiş olsun canım acil şifalar.

    YanıtlaSil
  10. Geçmiş olsun.En kısa sürede sağlığına kavuşur inşallah

    YanıtlaSil