17 Mayıs 2012 Perşembe

Çocuk Büyütmek, Çocukla Büyümek, Çocukla Küçülmek



Ebeveyn olunca kaçınılmaz şekilde çocuğun hayat ritmine uymak zorunda kalıyor insan. O kaçta kalkmak isterse o saatte kalkmak, acıkınca değil de çocuk izin verdiği zaman yemek yiyebilmek, tuvalete gidebilmek, kahveden bir yudum alabilmek artık olağan hale geliyor.


Bunlar çocuklu yaşamın bilindik şikayetleri zaten. Sonuç değişmiyor: Hayat ritmimiz artık çocuğa endeksli, bunu kabul ettik çoktan.
Ancak çocuklu yaşamın anne-baba yaşamına kattığı şeyleri pek yazmadığımızı farkettim. Bu aralar sık sık -Tuna'nın tam gun okulda olmasının verdiği zihin açıklığının da etkisiyle- oğlumun bana neler kattığını düşünüyorum. Bunu düşünebilmek için yalnız kalmak zorunda olmanın ironisini bir kenara koyup başlıyorum izninizle.


     - Biraz, nasıl desem, kendi çocuk kalmış biriydim. Çoğu anlamda büyüttü beni annelik. İş güç sahibi yaptı.
- Ve aynı zamanda tekrar çocuk olmanın hazzını yaşattı. Çocuk yetiştirmenin ve bizzat hayatın kendi ağırlığıyla çoğu ayrıntıyı, küçücük anları kaçırır olmuştum. Çocukken saatlerce bir karınca yuvasını başına çömelip onları incelerdim hiç sıkılmadan. Büyüdükçe bunlardan değil zevk almak, karıncaları bile gormuyor insanın gözü. Ama çocukların o araştırma oburu pırıl pırıl dimağları sağolsun, biz de bir zamanlar öğrenmeye aç birer çocuk olduğumuzu hatırlıyoruz.



Salyangozun antenlerini çıkarması için nefesini tutmuş bekleyen oğlumun heyecanıyla yeniden çocuk oldum.  


Hep bitmek bilmez bir telaş içinde yaşarken, çocukların kendi ritmindeki paralel evrenine geçip o hızla yaşamanın tadına vardım. Dışarda ne kadar çok acı hayat olursa olsun.... Bu tarafta suya bıkmadan atılan taşların çıkardığı ses ve sıçrayan suyun verdiği heyecandan başka bir şey yok.


Bunca çileye rağmen çocuk sahibi olmak için bence en geçerli sebep bu. Çocuklar sizin hep çocuk kalabilmenizi sağlıyor. Bu, şu çağ için inanılmaz bir lüks.


Ve bu lükse ne parayla ulaşabilirsiniz; ne de saygın "title"larınızla.....



13 yorum:

  1. Çoook seviyorum sizi!! Nasıl büyüdüler gözümüzün önünde.. Birbirimize çatlak kremi sorup, bulantılardan bahsettiğimiz günler yüzyıllar önce sanki..Çok öpüyorum..

    YanıtlaSil
  2. elifcim
    evet sanki bir asır geçmiş, bambaşka kişiler olmuşus zgibi. nasıl bşr hayat okulu di mi annelik? ben de seni ve 2 yavrunu çok opuyorum. hiç buyumeyen insanlardan birisin sen de

    YanıtlaSil
  3. Aslında her birimiz küçük kızlarız daha, hayatın telaşesini bir kutuya koyup sıkıca kilitledikten sonra çocukla hayat çok çocuksu çok tatlı bir hayat. Parkta onca annenin arasında kaydıraktan deli gibi kaymaca oynayıp, tahtirifinal ( İroş'ca ) üstünde defalarca inip, kalkmak, kızım tarafından salıncakta sallanmak, parkta kahkahalarla saklambaç oynamak, babamız uyurken sabah erkenden bisikletle yollara düşüp bir parkta kahvaltı etmek, evde son ses müzik açıp, nefessiz kalmacasına dans edip, kulakları sağır edesiye çığlık atıp, bağırarak şarkı söylemek ... İşte bunlar bizim doppinglerimizden bazıları :) Sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
  4. Ne güzelsiniz.
    Sırf bu yazdıklarını yaşamak için doğurdum ben :)
    Alis azıcık daha büyüsün de atalım kendimizi ordan oraya diye sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  5. Sevdim hem de çok, öperim :))

    YanıtlaSil
  6. Çok özledim ben Tuna balığımı yaaa

    YanıtlaSil
  7. Çok özledim Tuna balığımı ben yaaa

    YanıtlaSil
  8. İki kere yollamaşım, anla işte ne kadar özlediğimi:)

    YanıtlaSil
  9. hanginiz daha maymunsunuz bilemedim :))

    YanıtlaSil
  10. Nefissiniz, şahanesiniz. Seviyorum ikinizi de, haylazlığınızı da, enerjinizi de...

    YanıtlaSil
  11. öyle doğru şeyler yazmışsınki.ama anladımki annelik tüm zorluklarına rağmen ne kadarda mucizevi ne kadarda yaşanası bir duyguymuş
    bebekvesaire.blogspot.com

    YanıtlaSil
  12. Birbirinize şımardığınız fotolarınıza bayyyılldımmm! Hep mutlu olun!!

    YanıtlaSil
  13. "Çocuklar sizin hep çocuk kalabilmenizi sağlıyor"
    Çok doğru bir tespit. İçimdeki büyümeyen çocuğun sebebi kuzularım.

    YanıtlaSil