12 Haziran 2012 Salı

Yılsonu Gösterisi: Karşı mıyız, yanında mıyız?

Daha Tuna kreşe falan gitmezken Nurturia'daki "yılsonu gosterileri çocukları çok fazla strese sokuyor" tezlerinin yanında yer alırdım. Zaten koala modunda yapışık yaşadığımız için kreşe uyum sağlasa bile sahneye çıkınca koyvereceğinden öyle emindim. Henüz yaşamadığın konu hakkında tavırlı olmak ya da büyük konuşmak ne denli anlamsızmış bir kez daha gördüm.

Tuna balığımın ilk sahne deneyimi 23 Nisan'daydı. Ağlayarak bizden ayrılmasına ve hafif hasta olmasına rağmen en azından gosteriyi tamamlayabilmişti.

Geçtiğimiz haftalarda da yılsonu gosterisi düzenlediler. Bildiğim kadarıyla 3 farklı gosteri için hepi topu 2-3 hafta prova yaptılar. Bu arada son hafta dışında gunluk rutinlerinde pek şaşma olmadı. Sadece son hafta provalar yogunlaştıgı için bir kez gunduz uyutmayıp dansettirmişler. O gün de serviste uyuyarak gelmişti.

Gösteri günü salona girerken biraz ağladı. İkna etmeye çalıştık öğretmeniyle ama fena halde paçama yapıştı. Kucağıma alıp kulise götürdüm. Çişini yaptırdım. Arkadaşlarını ve öğretmenlerini bulduk. Babasıyla seyircilerin arasında olup onu izleyeceğimizi, onun çok eğleneceğini ve alkışlayacağımızı, video çekeceğimizi soyleyip olayı fazla dramatize etmeden yerime oturdum. Eşim bu arada sürekli söylendi. Bu kadar küçük çocuğu zorlamaya ne gerek var, falan filan.....

Tüm yaş grupları yavaş yavaş sahneye çıktı. Sıra bizimkilere gelince kocaman bir kahkaha attım önce. Kostümlere bayıldık :) Cazdan hazetmeyen biri olarak sevdiğim tek cazcı Louis Armstong'un şarkısını çok beğendim, çook....





Geçen gösteriden hazırlıklıydık. Ağlayan arkadaşı olursa sırtını sıvazlayıp "ağlama, annen orda seni izliyor" diyecekti ama ağlayanları bana ispiyonlamaktan ona fırsat bulamadı :) Çan çan konuşmaktan çoğu hareketi yapamadı.

Velhasıl kelam, 2 saat boyunca toplam 3 gösteriyle sahneye indi çıktı. Ağlayarak girdiği salondan zor çıkardık. Bahçede her gördüğü arkadaşını bize tanıştırdı:
- Anne bak bu Ahmet Tuna
- Anneeaaa anneeee bak bak Kaan ooorda
- Annne anne anneeeee bak bu Deyda (Ceyda)

Daha önce yatır-kaldır postlarımda da yazmıştım. Çocukları boyle zorlayan ve bir sonraki adıma itekleyen faaliyetlerden sonra beyinlerine birşeyler oluyor diye. Tuna son haftalarda sabaha karşı anne-baba yatağına gelmeye başlamıştı. Sabah 6:30 da sektirmeden yanımıza geliyor 2 saat orda uyuyordu. Tüm gün görmediğimden, birlikte uyumaktan zevk de aldığımdan ve en onemlisi gece boyu kendi kendine deliksiz uyudugu için ses etmeden sarılıp uyuyorduk. Gösteriden sonra yani kendi sınırlarını zorlayan ve duygusal anlamda sonraki levela geçiren bu olaydan sonra hiç yanımıza gelmek istemedi. Özgüveninde kırık olan her neyse, bu şekilde tamir ettiğine inanıyorum.

Madalyonun öte yüzünde ise sahnede ağlayan çocuğun anne-babası olmak var elbette. 23 Nisan'dan sonra Tuna günlerce "off Damla bebek bidi(gibi) ağladı yaaa" diyip durmuştu. Belli ki okulda kızcağızla alay etmiş arkadaşları. "Olabilir oğlum, korkmuştur belki. Bir daha ağlarsa sarılıp ağlama Damla'cım dersin, tamam mı?" dedim. Bebek gibi olduğundan değil annesini görmek istediği için ağlamıştır falan diye anlattım ama anladı mı bilmiyorum. Zira bebeklik üzerinden aşağılama ve aşağılanma trendinin etkisindeyiz fena halde.

Neticede yılsonu gösterilerinin aslında hem iyi hem kötü olabileceğine kanaat getirdim. Tıpkı paraşutle atlamak gibi, scuba diving yapmak gibi.
Yapmaktan korktuğunuz ne varsa onun gibi.
Yapana dek içi içini yiyor insanın ama başardıktan sonraki muzaffer his, insanı bambaşka yerlere taşıyor.
Ağlayan ve alay edilen çocuk olmak zor. Ama çocuklar böyle böyle büyüyor.
Böyle böyle gerçek yaşamın acımasızlıklarıyla mücadele etmeyi, kendilerini savunmayı, bir dahaki sefere "başarmayı", bu seferlik kaybetmeyi öğreniyor.
Ve en güzeli bu yolculuklarında onların yanında olup kendi geçmişimizle yzleşmek ki bu aslında başlı başına yeni bir post konusudur :)




20 yorum:

  1. yerim onu yerim ben , çookkk tatlı

    bu sene sahnede aglayan kuzunun anası olarak karsıyım ulen :))

    YanıtlaSil
  2. :)) tuna da ağlasa ben burdan okula kufreden bir post girerdim kesin. bu yaşta ne gosterisi lan diye :)))

    YanıtlaSil
  3. valla zorlamak bana da doğru gelmiyor, ama genel olarak çoğunluk sahneye bayılıyor :)

    Ortam da önemli galiba ya, bizimki böyle açık havada şenlik tadındaydı, büyük salon, perde, sahne belki daha stres yaratıyordur

    YanıtlaSil
  4. valla süper lokum... maşallah. Harika bir duygudur eminim dilerim bende yaşarım bunları...

    YanıtlaSil
  5. Cocuklari sterese sokan yine veli bence cunku basit ve stressiz bir gosteri ortaya koysalar ogretmenin basini yerler koca yil bunu mu yaptiniz diye Super bir gosteri hazirlasa ama yogun provadan cocuklar bunalsa bu cocuklari cok yoruyorsunuz denir.bence en guzeli basit ama zor olmayan cocugun eglendigi yapamadigi yerde strese girmeden sahnede dolandigi gosteri.biz bu sene cok eglendik tekrar tekrar izledik,cok mu super yapmislar yokkkk ama hepsi cok rahatti gul gul olduk
    Adadoga

    YanıtlaSil
  6. çok tatlı maaşallahçBizim açımızdan bakınca güzel onları seyretmek çok zevkli .ben duygulanıyorum onu seyrederken.Ama onların açısından bakınca ne kadar önceden başlıyorlar sırf bize gösteri yapıcaklar diye.Mesela efenin okulunda gösteriyi 22 haziranda yapıcaklar ben normalda haziranın başında okuldan alıcaktım tamamen bu ayı kapattılar efede sıkılmaya başladı ama gösteriye bu zaman kadar hazırlandığı için alamıyorum provalarımızda var diyorlar işte böyle buda zorunluluklarından:(

    Bende bloğuma bekliyorum:)

    YanıtlaSil
  7. şimdi zeynep gösteri öncesi 2 gece acayip huzursuzdu ilk perde açıldığındada bizi görene kadar nasıl endişelydi görülmesi gerekirdi ama bizi bir gördü orda olduğumuzu anladı ve tamda dediğin gibi biyerlerde kırık olan bir özgüven parçası aynen tunada olduğu gibi gösteriden sonra yapıştı parça tamamlandı evet strese girdimi girdi ama hayat böyle değilmi zaten sonuçta onlarda bu hayatın içindeki küçük insanlar çocuklarımızı bu kaygılardan-streslerden nekadar kollıya bilirizki ha gösteri fikri banada hep soğuk geliyor ama zeynebin gösteriye çıkması gerçekten onu bir kat daha üst seviyeye çıkarttı allahtan küçük sınıfta 2 öğrenci haricinde bizim kreşte bir kaza olmadı bütün çocuklar bir edalı bir işveliydi bakın biz neler yaparız der gibilerdi gösteri öncesi kurum psikologumuza sordum bu endişeler kaygılar ve stresleri oda bana aynen yukarıda yazdığım gibi hayatın ta kendisi olduğunu ve bunu ancak yaşıyarak öğrenebiliceklerini söyledi birde ebebeyn tavsiyesi olarak çok başarılıydın-çok güzel yaptın gibi değilde "zeynepcim bize güzel bir gün yaşattın seninle gurur duyduk biz herzaman senin yanındayız seni çok seviyoruz " gibi cümleler söylememi istedi çünkü çok başarılıydın şöyleydin böyleydin gibi cümleler insanlara kaç yaşında olurlarsa olsun ciddi yükler bindir ve sevdiğimiz insanların bu beklentileri o anda yaşanan stres ve kaygılardan daha çok zarar getirirmiş buda nacizane bir tavsiye gösterisi olmuş yada olucak okuyuculara

    YanıtlaSil
  8. Harika görünüyorlar,çok güzel bir histir eminim,maşallah kuzuya.. Ben Nazlıyla Tuna'yı çok benzetiyorum bu açılardan. Bizim kreşte gösterimiz yok, kendi açımızdan şanslıyız diye düşünüyorum,ama aslında görmek de istiyorum,boyle bir durumda neler yapacağını, Tuna gibi sahnede tamamlayabilecek mi günü,yoksa bizimle beraber arkadaşlarını mı izleyecek..9 aydır okula ağlayarak giden bir yavrunun annesi olarak, sanırım gösterisiz yıl sonu gayet gayet güzel:)

    YanıtlaSil
  9. Güzel bir bakış açısı olmuşbu,hoşuma gitti :) Ama benim oğlum geriliyor sanki sahnede,bakalım bu yıl nasıl olacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) gerilsin. o duyguyu da yaşasın. oyle diyor bizim okul pedagogu

      Sil
  10. ay çok da minikler yaaaf :))) çok güzel maşallah, ne olursa olsun insan gururlanıyor anne baba olarak bence :)

    YanıtlaSil
  11. Ben çok büyük bir kültür şoku yaşadım bu yılki gösteride. Hala atlatabilmiş değilim. Anlatsam mı anlatmasam mı ona da karar veremiyorum, malum ne yazsam birileri üzülecek... Ama gerçekten travma geçirdim. Kızımın şovundan değil, ondan hemen sonra sahneye çıkan 3 yaş grubunun yaptığı canlandırmadan... Ahhhh nasıl anlatsam... Biri beni anlar mı ki...
    Gülüş

    YanıtlaSil
  12. ayyy tunaya bak ya koptum:)) ama ne tatlı olmuş:)
    ben en çok sahneye çıktıklarında izleyiciler arasında bizi ararkenki tedirgin hallerine üzülüyorum sanırım. kendimi gösterene kadar paralanıyorum. yıl sonu gösterisinde ayağa kalkıp defneee diye bağırdım mecburen. ama görünce nasıl mutlu oldu ve rahatladı anlatamam. onun dışında sahneyi ve dans etmeyi sevdiği için çok karşısında yer almasam da zorlamayı, kimi yerlerde toplanan feci yüksek kostüm ücretlerini ve gösterilerin abartılmasını, tek çocuk üzerine odaklanılmasını falan doğru bulmuyorum

    YanıtlaSil
  13. Kreşlerin bu gösterileri düzenlerken parasal kaygıları olduğu bir gerçek ve tabii kendilerini velilere kanıtlamanın bir yolu olarak da görüyorlar.Çocuk açısından da bir yorgunluk oluyor tabii bu gösteriler ama bir taraftan da korktuğumuz gibi olmadı yıl sonu gösterisi 3 yaştan 6 yaşa kadar ki tüm yaş grupları kendi yaş gruplarına özel gösterilerini eğlenerek ve gayet de güzel sergilediler.Miniklerin bu halleerine gerçekten hayret ettim.Bu kadarını beklememiştim.Yorucu ama aynı zamanda da çok eğlenceli bir gün oldu onlar için.

    YanıtlaSil
  14. Sahnede olmayı her çocuk sevmiyor ne yazık ki , ama tuna gayet başarılı;) an itibariyle takipteyim, beklerim bloguma da :)

    YanıtlaSil
  15. Hahaaa:)))) aynı bakış açısı....Geçen seneki tavrım, bu seneki bakışım. Cacık olmaz bizden söylim:P

    YanıtlaSil
  16. Çok tatlılar gözlerimden yaş gelerek güldüm resmen. Ama o ağlayan miniğe de içim gitmedi değil :)

    YanıtlaSil
  17. Çok tatlılar, gülmekten yaşlar aktı gözümden, ama o ağlayan miniğe de içim gitmedi değil :)

    YanıtlaSil