4 Eylül 2012 Salı

Bi'şeyler Bi'şeyler

Saydım tam 73 gundur hiç post girmemişim. Koca yaz geldi geçti daha da yazmaya niyetim yoktu ama Sarı Çizmeli dürttü sağolsun.
Bu denli ara vermemin sebebi aslında bu yazının da esin kaynağı.
Baştan başlayayım.
Tuna'nın okulu 1 ay tatil olacaktı, sonradan sürpriz bir şekilde 2 aya çıktı tatil. "Allah allah tüm çocukların anası evde zahir" diyip fazla sorgulamadım. Tuna da okulunu çok sevdiğinden 3 Eylul'de buluşmak uzere okuldan ayrıldık. Geçen ay inanılmaz tesadüfi bir şekilde okulun neden apar topar uzun bir tatile alındığını; aylar once okulda neler olup bittiğini 2.ağızdan duyunca kelimenin gerçek anlamıyla şok geçirdim.Olayın tarafları şu an mahkemelik ama  okulun adını vermeyeceğim için sanırım yazmamda bir sakınca yok.

Olay şu: Meğer bizim eski okuldaki ogretmenlerin hemen hepsi sigortasız çalışıyormuş. Denetime gelinen bir gunde sigortasızlar arka bahceden kaçırılınca, 2 tane 4 yaş sınıfı ve 1 de 3 yaş sınıfı (toplam 40 çocuk) tek ogretmene kalmış. O da hayli ağırlaşmış bir hamile!! Sınıfta otizmli bir de çocuk varmış. Bu 3 sınıfın toplam 40 çocugu, otizmli çocugu fena halde hırpalamış. Hamile öğretmen çocukları ayıramamış ve ne yazık ki çocuk hastanede tedavi gorecek hale gelmiş.
Aile, okulu mahkemeye vermiş fakat okul yonetimi tüm kamera kayıtlarını silip öğretmeni de yalancı şahitlik yapmaya zorlamış.
Okulla ilgili, ozellikle yemekler konusunda, başka ufak tefek şeyler daha öğrendim. Okuldaki tüm öğretmenler istifa ettiği için daha kolay bilgi verebiliyor haliyle. Eski işyeriyle ilgili çamur atmaya meyilli oluyor insan, bunu biliyorum. Ancak anlatılanların yarısı bile dogruysa bu okul kapatılmalı.

Bunu öğrendikten sonra birkaç gün başka bir dunyada gibi yaşadım, o hırpalanan çocuğun yaşadığı travmayı, ailesini, ilerdeki yaşamını düşündüm. Ya Tuna? O da orda mıydı olay gunu? Bin tane soru sorduk ama olayı gordugune dair hiç emare yok. Olsa zaten o gun soylerdi diye düşünüyorum ama emin de olamıyorum.

Derken biz tatile çıktık. Tatilden sonra da yeni okul arayışına başladık. Yaşadığımız semtte seçme şansımız az oldugundan en iyi birkaç okula bakacaktım. Eski okul da guya buranın iyi okullarındandı bu arada :( Veli profili eğitimli, çalışan anne-babalardan oluşan bir kitleydi. Bir kaç da akademisyen vardı  hatta.


İnciraltı'nda geçen yıl açılan Montessori Anaokulu'na baktık önce. Fiziki koşulları enfes. Bilmemkaç donumluk araziye kurulmuş, bahçesinde tavşanların tavukların cirit attığı, cok cok guzel bir okul. 3-4-5-6 yaş grubu çocukların aynı ortamda eğitim alması gibi Montessori felsefesine uygun çok guzel uygulamaları var.
Menusundeki hot dogları saymazsak-ki onları da değiştirebileceklerini soylediler- tek dezavantajı eve 22 km(!) uzakta olması. Haliyle üzüle üzüle eledik okulu. Tuna hala "tavşanlı okul" der durur.

Sonraki görüşmeyi, eski okulun hemen çaprazındaki başka bir okulla yaptık. Çocukların gun boyu klasik müzik CDleri dinlediği, tarhanasından yogurdune her şeyi kendi bunyesinde yapan, sağlıklı menuleri olan şirin bir okul. Fiyatı da cok uygundu.
Burayı elememin birkaç sebebi oldu:
Birincisi binanın çok eski olması. Deprem olsa ilk yıkılacak binalardan biri gibi duruyor.
İçerde dogru durust materyal, oyuncak vs yok.
"Yuva değil okul, biz Atatürkçü çocuk yetiştiriyoruz" gibi sloganları ve felsefeleri var. Resmi tatil gunlerinde Atatürk'ü anlattıklarını övünerek anlattı müdür. Ben çocuğumun dinci, Atatürkçü, Marksist, solcu-sağcı ocu, bucu, şucu olmasını istemiyorum. 6 yaştan önce bir çocuğun bu kavramları anlaması imkansızken bu zırvalıkların övünülecek bir şey gibi pazarlanmasına dayanamıyorum. Bir de "5 yaş çocugunun uykuya değil eğitime ihtiyacı var" gibi bir cumle sarfedip beni benden aldılar. Ne eğitimi yahu!!!

Kala kala tek okul kalmıştı. Birkaç minik detay dışında çok gözüme batan bir durum olmadığından başlattık buraya. Bahçesi var ve kışın yağmur olmadıgı surece bahceye her gun çıkıyorlar. Yemekleri fena değil ve hersey kendi mutfaklarında pişiyor.

Amma ve lakin Tuna geçen hafta ağlayarak gidip ağzıma s.çtı afedersiniz. Geçen sene okula hiç gitmemiş gibi, süt bebesi gibi okula girdiği anda kıyameti kopardı. İlk gun ust kata çıktıgında aşağıya hala çığlıkları geliyordu.  Ben de okulun etrafında jaws gibi döne döne ağladım birkaç saat.
Ne zamanki ağlama sesleri kesildi ve "legolarla oynamaya başladı" bilgisini aldım eve gidebildim ama yureğim düğüm düğüm. Eski okulda olanları unutamıyorum. Ya olanları gorduyse ve ondansa bu aşırı tepki???

Bu sureçte anladım ki okul oncesi eğitim işi tırt. Eğitmenlerin çoğunun bir vasfı yok. Birkaç saat kurs, eğitim vs alan kreşte öğretmen olabiliyor. Kurumların birincil amacı çalışan anne babayı çocuk bakımı kulfetinden kurtarmak. Eski okuldaki gerzek öğretmen resim yaparlarken Tuna'ya "siyah kullanma çok çirkin oluyor, güneşi sarı yap, güneş sarı olur" demişti. Tuna da evde resim yaparken "anne bak hiç siyah kullanmadım, çirkin olmadı" demişti ve ben çok uzulmuştum.

Şu boyama kitapları var ya hani solda orijinal resim olur, sağdakini çocuk boyar. İşte onlarda bir kere bile aynı renkte boyamayan çocuğum, buyuk bir hırsla soldakinin aynısını yapmaya başlamıştı. Muazzam bir dehayla doğan çocukların eğitim denen saçmalıkla tanışınca ne hale geldiğini gayet iyi anlatan bir ornek işte.  Eğitim = Kahrolsun özgür düşünce+Yaşasın otoriteye baş eğen Atatürkçü ya da dinci ya da bilmembaşkabirşeyci çocuklar... 

Kreşlerin asıl amacı para kazanmak. Ötesi teferruat. Bana  "Almanca, İngilizce ve yoga derslerimiz var" diye gelenin ağzına ağzına terlikle vurasım var. Biz bloglarda, orda burda pek bilmiş bilmiş konuşuyoruz ya "eee çocuğa aferin demeyin sonra bık bık bık olur, aman bir yerini çarparsa gidip orayı vurmayın sonra çocugunuzu hedele hödele olur" falan diye. İşte onların hepsini unutun. Sizin binbeşyuz tane kitap okuyup buyuttugunuz çocugunuzun içine ediyorlar sistem içinde. Çünkü o eğitmen de etrafında ne görse onu uygulamaktan başka bir şey yapamıyor.

 "Aaaa ama evladım güneş siyah olmaz küüü" diyor çocuk gelişiminden zerre anlamayan ve tek derdi "akşam olsa da eve gitsek" olan öğretmenimsi.
Ya da çocugu susturmak için açıveriyor TRT çocuk kanalını. "Ama az açıyoruz annesi" oluyor sonra. "Ben bilmiyor muyum evde TV açmayı mal?" da diyemiyor anneler çunku çocukları onlara emanettir ve zaten yetişmesi gereken de bir işi vardır.
Eskaza okulda bir sorun yaşadıysanız da ilk yaptıkları okulu korumak oluyor. İstisnai şekilde iyi kadroya sahip, köklü kurumlar vardı elbette ama İzmir'in en kalabalık ilçesinde benim gözlemlerim böyle ne yazık ki.

Haa diyelim ki bi' mucize oldu, devlet tum kreşlere şahane vergi indirimleri, ssk kolaylıkları içeren bir yasa çıkardı. Kreş fiyatları yerlerde sürünüyor. Her çocuk muazzam bir okul oncesi eğitim alıyor. Eeee sonra? Sonra da gelip MEB'in kucağına oturmayacak mı? 60 aylık çocukları "gel evladım" diye okula başlatıp 9 yaşında da "ister mezun olup sanayide işçi ol/kocaya kaç; istersen gel sana nefis bir dini eğitim vereyim. Seç bakalım 40 katır mı kırk satır mı?" demeyecek mi? Neresinden baksan bitik bir eğitim sisteminin içinde hangi dala tutunsak kopuyor. Dalın koptuğu bir şey değil, sonra sekip bi tarafımıza kaçıyor.

36 yorum:

  1. doğru ne diyeyim doğru:( özellikle de sen ben kendimizi eğitelim zilyon kitap okuyup çocuğumuzu olması gerektiği gibi yetiştirmeye çalışalım sonra güya eğitim adı altında sıfırlansın çabalarımız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunca sene boşuna çabalamışız gibi hissediyorum

      Sil
    2. Hülya hanım tüm söylediklerinizde haklı olmanız maalesef beni çok üzdü .Kesinlikle hadi canım öyle değil deyip kendimi kandırmak istesemde bu sefer sizin yazmış olduğunuz yazı benim kendimi ina edemeyeceğim kadar gerçek ve yalın dı.Bu tabloyu göz önüne alırsak anne olarak yeni çözümler üretmemiz gerekecek offff offff diyebiliyorum yalnız.

      Sil
  2. Hof Hulyacım, hikakyeyi kısmen senden dinlemiştim. Komple anlatınca içime birşey oturdu.

    Oğlanı okulda bırakıp gidip jaws gibi döne döne ağlarken nasıl gecti zaman? Bizde de benzer durumlar yaşanacak gibi duruyor:(

    Hoof içim şişti benim şimdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kocamı aradım ağlaya ağlaya. sakinleştirdi biraz ama :(

      Sil
  3. Yazını çok beğendim Hülyacım, henüz ebeveyn olmadım ama fikirlerinin tamamına katılıyorum.

    YanıtlaSil
  4. Hem üzüldüm hem bizim kreş maceramız aklıma geldi , ne kadar haklısın , neresinden tutsak elimizde kalıyor hakkaten. Umarım Tunikom kısa zamanda alısır . 2 hafta sonra bizde görecegiz hanyayı , konyayı , yeni ögretmen yeni arkadaslar ve 25 kişilik kocaaa sınıflar içinde :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. biimkilerin sınıfı da 20 kişi olacak aşağı yukarı. az da değil anasını satayım

      Sil
  5. Sevgili Hülya, ah Hülya yazını tekrar tekrar okudum, sindire sindire içime çektim. "Niye" dedim, "Niye Hülya gibi düşünen veliler bana denk gelmez, niye?!"

    Bugün 2 yıllık ücretsiz izinden dönüp göreve başladığım ilk gün! Ve minnak sınıfımdaki baş otorite korkulası kazulet "öğretmen masasını" dışarı atışım için bin cenk ettiğim ilk gün!

    Ben okul öncesi öğretmenliği olan mesleğimi devlette tutkuyla yapıyorum. Ama hem idareci hem veli beton kafalarla o kadar çok uğraşıyorum ki!

    Şimdi böyle sen anlatınca imrendim ayol! Artık bölünerek mi olur, eşeyli mi olur çoğalsanıza; valla çok ihtiyaç var.

    Senden ve takip ettiğim diğer annelerden öğrendiğim ve düzelttiğim bir sürü şey oldu. Bu vesileyle teşekkür ediyorum. Lütfen yazın.
    Kendimi düzelteyim, çocuklarımı öyle şekillendireyim, onlar dünyayı çevirsin değil mi...

    Sevgiler...
    Reyhan Dönmez

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reyhancım
      keşke senin gibi ogretmenler de çoğalsanız. O kadar onemli ki yaptıgın iş. tek bir çocugun hayatını değiştirebilir ya da mahfedebilir bir ogretmen.
      kolay gelsin

      Sil
  6. ay agladim! sinirlerim bozuldu.

    YanıtlaSil
  7. off yaa, kötü tecrübeler yaşamışsınız, umarım bundan sonrası güzel olur...

    YanıtlaSil
  8. daraliyorum boyle tecrubeleri okudukca. ogretmen ne kadar onemli halbuki. bizim kiz (4.5 yasinda) icin varsa yoksa ogretmeni. istedigimiz kadar 2+2 4 eder diyelim, yerden gokten ornekler verelim, ogretmeni 5 demisse 5tir o, zerre kadar onemi yok ne dedigimizin, dinlemez bile. ogretmeni ne demisse odur. ozellikle kucuk cocuklar icin oyle onemli ki ogretmen. offf off:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. katılıyorum. ogretmen cok onemli. ogretmenleri eğitmek bu yuzden cok oenmli zaten

      Sil
  9. Aman Hülya ya.Zaten sıkıntılı başlayan bir süreç. Bir de böyle olaylar. Bu çocuklar neden bu kadar zalim oluyor birbirlerine karşı? Çok üzüldüm.
    O kadar daralıyorum ki 9 aylık çocuğumun eğitimi için şimdiden.
    Evde eğitim diyorum diyorum. çok mu ütöpik ya :(
    Ben Alis'in okula başlamasıyla savaşa başlayacakmış gibi hissediyorum :(
    Vallaha göndermiicem yeminlen anarşist yetiştiricem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nesteren
      İçgudusel bir şey diyeceğim ama 3+yaşta şiddet eğiliminin artık ogrenilen birşey oldugunu dusunuyorum. Ya tvden goruyorlar ya okuldan ya abiden-abladan-anneden.
      Okulu sadece eğitimi yeri gibi dusunme, sosyalleşme ve yetişkinlik hayatını prova etme mecrası gibi de aynı zamanda. Evde eğitim verirsin ama sosyalleştiremezsin. Bakma bu kadar şikayet ettiğime, kreşin katkıları çok olumlu bir yandan da.

      Sil
  10. bence de maalesef çok temkinli yaklaşmak lazım onu bunu şunu öğretiyoruz, yarıgün türkçe yarı gün ingilizce konuşuyoruz diyenlere...türkçeyi ve ingilizceyi kim nasıl konuşuyor bilemem de benim kızım henüz kendi derdini anlatamıyor, onu anlayacak kapasitede birileri var mı o binada? diyesim geliyor. Çok zor bir iştir diyetahmin ediyorum gerçekten okul öncesi eğitiminde çalışmak ama oraya çocuğunu emanet edebilmek de çok zor...

    YanıtlaSil
  11. Ülen valla hamilelik, doğum, lohusalık, katı gıda bıdı bıdı bin tanesi tamam da; beni bu okul, eğitim teranesi kaçırtacak yurdumdan ona yanarım. Bu ne ya, daha kreşe başalatamadan, içim şişti 4+4+4 ve daha anlattığıklarına benzer binbir tanesi. Yahu Hülya, desene ne olacak bu işin sonu arkadaşım?

    YanıtlaSil
  12. ay ilk kısım korkunçmuş!! onun dışındakilerin benzerini yaşıyoruz. geçen gün aze evde ağlamaklı oldu kendini sıktı ağlamadı, kızım niye tutuyorsun kendini ağlasana?? dedim. içini çeke çeke "ama anne ağlamak yasak" dedi. kim dedi kızım nasıl yasak dedim. "okulda yasak" dedi. kalakaldım. ertesi gün okulu bastık özlem'le resmen. ama kadıncağız inandırıcı bir biçimde, geçiştiriyor gibi değil gayet bizim algımızca açıklayarak öyle bir şey olamayacağını söyledi. belki öğretmenler yapmadı da bir çocuk başka bir çocuğa derken duydu belki denyo bir anneyi kendi çocuğuna derken duydu (bir gün ben oradayken bir anne kızı yemek yemiyor ağlıyor diye kızına "beni rezil ediyorsun" dedi mesela) sebebi neyse ne, senin dediğin gibi sen yüzbin şey okuyup özensen de okula gittiğince onlarca etkenden birinden böyle temel şeylerde bile yıkım yaşanabiliyor. Dağlar Kızı'nın dediği gibi, hiçbir şey kaçıramadı eğitim işi kaçıracak bu ülkeden.

    YanıtlaSil
  13. aysencim
    su 4 yıllık tecrubemle soyluyorum ki o saydıklarında kontrol daha cok bizdeydi sanki. eğitim sozkonusu oldugunda yonlendirmen cok daha zor

    derya
    aynen oyle. okulda ogretmenden ogrenmiyorlar her seyi. ama misal dun tuna da soyle dedi: ağlayana çikolata yok. kim dedi oğlum bunu? ogretmen dedi. hay ebenizin hörekesi. belki o da başka bir çocuktan duydu, öğretmene mal ediyor, bilemiyorum

    YanıtlaSil
  14. yoruldum ,üzüldüm , ağladım ... nasıl yanii.
    kızım başladı 28 aylık kreşe, bende kreşi nasıl kontrol ederimle kafayı bozdummm..

    YanıtlaSil
  15. İnsan bildiklerini okuduğunda bu kadar mı etkilenir, böyle mi gerçekler yüzüne vurur. Doğru... Tek kelimeyle doğru söyledikleriniz..
    Ben evde 2 yaşına kadar tv iel tanıştırmayayım, saçma sapan oyuncaklarla oynatmayayım. Aynı dediğinzi gibi kafasını çarptığı sehpya paat diye vuran anane-babaneyi uyarayım, hatasının sorumluluğunu alsın, düşmesinin suçu sehpada değil,kendisinde, başkasından yüklemesin'diye konuşayım. Montessori aktiviteleri, zeka geliştirici, el becerisini destekeleyen oyunları tüm dünyadaki anne bloglarında araştırayım, kitaplar okuması, puzzlelar yapması için teşvik edeyim. Sonra çocuğum kreşte ya da okulda, ezberci, kuralcı bir eğitim ile devam etsin hayatına.
    Bu mudur yani?
    Peki, şikayet ediyoruz, her birimiz ehemmiyetin farkındayız, ya ne yapmalı? Biz anne- baba olarak ne yapmalıyız? Amerika'daki gibi eğitim sistemini beğenmedim, çocuğuma evde okul sağlayacağım da yok, kısaca ottikee, otttikee!!!
    Sevgiler,
    www.ceylinolmez.com

    YanıtlaSil
  16. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakan bey
      cok uzuldum sizin yasadıklarınıza. guvenlik gerekçesiyle izin vermemek ne demek? okulu silahla mı basacakmışsınız nedir? eğitmen değil tuccar bu insanlar

      Sil
    2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

      Sil
  17. hülya hanım bende 3 yaşındaki oğluma kreş arayışındayım.izmirde oturuyorum. tecrübeleriniz benim için çok önemli. karar verip gönderdiğiniz kreşi mail yolu ile benimle paylaşırsanız sevinirim. f_terci@yahoo.com

    YanıtlaSil
  18. Hülya hanım geribildiriminiz için çok teşekkürler ben de oglumu bu sene AKD kids e gonderıyorum Urla da oturmamıza ragmen cok içime sindi ev ortamı gibi para hiç konuşulmuyor bir huzur mevcut öğretmenlerde. Sizin oglunuzun gittigi okulu özelime atar mısınız acaba. Bir de Montessori ile ilgili bazı kötü şeyler yakaladık içimize sinmeyen özelden paylaşabilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aysun hanım, 32 aylık bir oğlum var bende onu bu sene anaokuluna başlatacağım İnciraltı Montessori ve AKD arasında kaldık. Rica etsem Montessori ile ilgili yakaladığınız kötü şeyleri paylaşır mısınız?

      Sil
    2. Aysun hanım
      aşağıda humeyra hanım size ulaşmak için bayadır çabalıyor :) bir donun isterseniz

      Sil
  19. aysun hanım haziran ayında bende kızımı montessoriye vermeyi düşünyodum berna hanım gibi yakaladığınız kötü olayı paylaşırrsanz sevinirim,fiyatları ne kadar AKD nin.

    YanıtlaSil
  20. aysun hanım bende kızımı montessoriye vermeyi düşünüyodum.kötü olan şeyleri paylaşırsanız sevinirim bide AKD fiyatı ne kadar?

    YanıtlaSil
  21. Kızımı inciraltı montessori ye vermeyi düşünüyorum lütfen bana özelden yazarmısınız çok önemli benim için yelizcapkin@gmail.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yeliz hanım
      ben gidip bakalı yılalr oldu. su anki guncel durumu hakkında hiçbir fikrm yok

      Sil