21 Şubat 2013 Perşembe

Al Al Al, Oyala Oyala Oyala! Nereye Kadar?



Sosyologlar ve psikologlar, 2000li yıllarda doğan çocuklardan muhtemelen ilerde şöyle söz edecek: 
"Çok fazla uyarana maruz kaldıklarından dikkat eksikliği sorunları var. Benciller, sadece kendilerini düşünüyorlar. Empati yetenekleri ve toplumsal duyarlılıkları az. Sadece o anı yaşıyorlar. Tahammülsüz ve sabırsızlar."
Kabul, biraz abarttım ama bu nesil çocuklarıyla ilgili ciddi endişelerim var.
Daha doğrusu ebeveynleriyle ilgili sıkıntılar bunlar.

4 aylık bir taze anne arıyor. 
"Bebeğimi  slingde/kanguruda dışa dönük taşımak istiyorum slingde"
"Neden?"
"Ne biliim, bana dönük durursa sıkılır gibi geldi. Sıkılmasın, dışarı baksın"
"Dışa dönük taşımanın hede hödö sıkıntıları var. Bıdı bıdı vıdı vıdı...."

Mevz-u bahis 4 aylık bir bebek. 4 ay evvelinde "içerde"yken parmağı ve kordondan başka oyuncağı olmayan ve zifiri karanlıkta suda yüzen bir canlı. 
Bu nesil annelerin en büyük kabusu "ya bebeğim sıkılır da ağlarsa?"
Tamam, bebeklerin ağlaması gerçekten çok kafa ütüleyebiliyor ve ağlamasın diye her türlü şebeklik makbul de ya kocaman çocuğu olan analara ne demeli? İlgili ve duyarlı anne-baba olmak adına çocuğu sürekli oyalamaya çalışmak; kaliteli zaman geçirmek adına çocuğu hiç kendi halinde bırakmamak neden? Çocukla yapılan faaliyetlere muhalefet etmiyorum, yanlış anlaşılmasın.. Asıl sorun çocuğu oyalasın diye eline sınırsızca verilen tabletler, telefonlar, dvd playerlar vs vs

Bazı haftasonları evden dışarı asla çıkmıyoruz.  Tv saatini özellikle minimumda tutuyorum. Telefondan youtube'a girip izlediği videolarda süre sınırlamamız var. "Son 2 video" diyince 3.yü açmadan kesinlikle alıyorum elinden. Haftaiçi okulda zaten faaliyetin dibine vurduklarından evdeyken cidden ama cidden bazen çok sıkılıyor. O kadar çok sıkılınca bir süre sonra kendini oyalamaya başlıyor. Koltuklardan çadır yapıp içine dinozorlarını tıkıştırıp ustlerine oturup yavrularını(!) sıcak tutuyor; ya da banyoda kovaya su doldurup yanardağ deneyi yapıyor.   "Aman ev dağıldı, çocuk kış günü ıslandı" diye kendimi yiyip bitirmediğim için bu hallerini daha çok seviyorum... Bir çocuğun ne kadar çok sıkılırsa, o kadar çok kendini geliştireceğine de  sonsuz inancım var. 

Çocuklar sıkılmasın diye yapılan bir diğer yanlış da evi oyuncak mezarına çevirmek. Çocuklarımızın haddinden fazla oyuncağı var. Anne-bebek-çocuk konseptli bir dikey alışveriş sitesi sahibi olarak, kendi ipini kesen bir şey söyleyeceğim: Artık çocuğunuza daha fazla oyuncak, giysi, hediye vs almayın. Nedenlerini yukarda açıkladım zaten. Nasıl'ını da NTV için yazdım. Okumak için tık tık!!! 

edit: postu yazıp "yayınla" butonuna bastıktan sonra FBook'a postu duyurmak için girdiğimde Yeliz'in de benzer bir seyler yazdığını gordum. Çok gzel yazmış. Bence onu da bi okuyun.

http://gununcorbasi.blogspot.com/2013/02/donunun-icine-bir-avuc-ar-koyaym-bak.html?spref=fb


6 yorum:

  1. Hahha çok iyiymiş koptum. Dışarısını izleyip oyalansın güzelmiş:)
    Abartıyorum dediğin kısım var ya hayır abartmıyorsun. Daha sade bir hayat kitabında aynen bahsettiğin veriler var. Doyumsuzluk tüketim odaklı bir nesil hepsi aslında "çok"un boklukları çok affedersin:)
    Dur la bugünkü yazıyı da koyayım oyuncak ve kitap üzerine sadeleşme şeysi:
    http://gununcorbasi.blogspot.com/2013/02/daha-sade-bir-hayat.html

    YanıtlaSil
  2. Doyumsuz çocukları biz "en çok"ları vererek yaratıyoruz ! Bir durup düşünmek lazım zaman zaman..

    YanıtlaSil
  3. gerçekten doğru, biz yapıyoruz çoğu şeyi. Daha sade bir hayat çok doğru :)

    YanıtlaSil
  4. Fazla oyuncak alma noktasında kesinlikle katılıyorum size tam bir tüketim gereksizliği, çocuklar kendilerine ait eşyalara nüfus edebildiği ölçüde özgüvenli yetişir aksi olursa yetiştirdiğimiz nesil bencillikten öteye geçemeyecek ne yazıkki

    YanıtlaSil
  5. Blogunuzu geziniyorum ..keyifle..

    YanıtlaSil
  6. Bu konuyu gündeme taşıdığınız için tebrikler, kendi oyuncaklarını (ipad,iphone...) çocukları sıkılmasın diye paylaşan anne-babaların arttığı doğru,şu an "zararlı" görülmese de uzun vadedebedelini çocuklar ödeyecekler...
    aynı konu "Sıkılan Küçük Yürek" yazımla auyun güncesinde...

    YanıtlaSil