26 Ağustos 2013 Pazartesi

Girişimcilere öneriler, girişimci ekosisteminden tespitler

Resmi-gayrı resmi derken e-ticarette 4 yılını deviren bir ticaret insanı olarak,bugün ahkam kesmek istiyorum :)

E-ticaretle ilgili hepi topu 3-4 yerde yazım çıkmasına rağmen haftada en az 2-3 yeni girişimciden telefon geliyor. "Nasıl başlamalı, şunu nasıl yapmamımız önerirsiniz, siz bu sorunu nasıl aştınız?" gibi soruları elimden geldiğince yanıtlamaya çalışıyorum. Ben bu işe girerken kelimenin tam anlamıyla cahil cesaretiyle girdim. Etrafımda soru soracak tek kimse bile yoktu. İnternetten okuya araştıra el yordamıyla öğrendim. Bu yüzden kendi adıma iş kurmak zor bir süreçti. 


"İnternetten ne alalım panpa?"

Fırsat siteleri son yıllara damgasını vurdu. Çoğu, şişirilmiş fiyatları yalandan indiren yalandan fırsatlar sunan, haftalarca kargo yapamayan, müşteri ilişkileri berbat siteler oldugundan geçtiğimiz yıl bir sürü fırsat sitesi kapandı/iflas etti/kendini fesh etti. Zira çoğu işin ciddiyetinin gerçekten farkında değildi bence.


 Hayaliniz buysa, baştan söyleyeyim: Unutun.

Girişimcilik, özellikle de e-ticaret yan gelip yatma yeri değildir. "Ohh evden pijamayla çalışayım, yattığım yerden para kazanayım" diyorsanız bunu derhal unutun. Daha para kazanmadan şık bir ofis döşeyip işe başladıysanız daha da büyük şuursuzluk içindesiniz demektir. 6 ay sonra kariyer.net'ten CV yollamaya başlamanız olası.

Bana ulaşanların çok büyük bir kısmı "ne güzel, sizin gibi kadınlar evden çalışıp aile bütçesine katkıda bulunuyor, ev kadınlığına mahkum olmaktan kurtulmuşsunuz" gibi laflar edip itinayla çıldırtıyor. Genelde kibarca "evden çalışabilirim ama hiç ev kadını olmadım, normal bir ticarethaneyle aramızdaki tek fark benim ofise gitmek zorunda olmamam" diyorum.
Bir de gerçekten ne iş yaptığımı anlatamadığım bir kesim var. Eve gelen kurye mesela.
 "Apla yaa, benim hanımı da verelim senin yanına, işi öğrensin keh keh(gevrek gevrek gül)"
"Ne iş yapıyor snein hanım? Muhasebeci mi?" 
"Yoo ev hanımı"
(Kibarca gülümse Hülya ters bir şey söyleme. İçinden 10a kadar say)
"E ne yapacak Mesut'çum senin hanım? Biz burda örgü mü örüyoz lan düdük?" (İçses)

Evden çalışan insana, dahası kadına bakış bu ne yazık ki. Girişimci adayı da sokaktaki adam da  hala bu aşamada.

Şuursuz girişimci adaylarını bir yana bırakırsak en çok destek olmayı sevdiğim gruba, annelere gelelim. İlk girişimci annelerden biri olduğum için sıklıkla danışılıyorum ve büyük keyifle herkese yardım ediyorum. Bu konuda o kadar çok anneyle konuştum ki daha girişimin başında o işin ömrünü biçer oldum. Uzun ömürlüler düşük masraf, kaliteli-uygun fiyatlı ürünler, düzgün ve makul iş planları, iyi müşteri ilişkileri gibi bildik etkenlerle sağlanıyor.   Kısa ömürlü girişimlerin ortak özelliğine gelince:

- Maddi kazançtan çok "title" peşinde olmak: Böyle bir girişimci anne türü var ne yazık ki. Paraya ihtiyacı olduğundan değil "ay ben deaa girişimci olayım bağğğrii" hevesiyle yola çıkıp, kendi sosyal çevresinden başka mecra tanımayan, halktan kopuk, muhasebe-gümrük işlerini bilmeyen ve genelde öğrenecek kapasitesi olmayan girişimci tipi. Genelde ilk batan ya da beceremeyen, sıkılıp dükkanı kapatan grup bunlardan çıkıyor.

- Kötü müşteri ilişkileri: Aslında yukardaki grubun çoğunun beceremediği, yönetemediği ve sac ayağının belki de en kuvvetli olması gereken kısmı. Girişimci anneysen genelde müşterilerin de annedir. Annelerin çoğu da uykusuz, yorgundur. Aynı zamanda anlayış, hızlı çözüm ve ilgi bekler. Bunu veremeyen girişimciler ne yazık ki uzun ömürlü olamıyor. Sosyal medyadaki ticari hesaplarında uykusuz ve yorgun anne müşteriyle tartışmak, yapılabilecek en büyük yanlışlardan biridir misal. Ya da uykusuzluktan bıkmış anneyi ne zaman geleceği belli olmayan kargo konusunda bilgilendirmeyip eve mahkum etmek... İade sürecinde yorgun anneyi daha da yormak...

Bir de kendisi internetten alışveriş fazla yapmadığı için müşterinin beklentisinden bihaber girişimciler de bu klasmanda değerlendirilebilir. Müşteri olarak nerde sorun yaşayınca deliriyorsanız siz de satıcı olarak o konularda titizlenmelisiniz.

- Hızlı çözüm/Hızlı yanıt: İnsanların vakti yok. Maillerine hemen yanıt; ödemeyi yaptıktan sonra hemen ürünün gelmesini; hemen kullanmayı ve tüm bu süreci kontrol edebilmeyi istiyorlar. Bu yüzden daha sipariş öncesi bilgi aktarımı aşamasından kargo takibine her şey müşteriye hızla sunulmalı. Gecikme olacaksa bilgilendirilmeli. İnsanları sürekli "kargom ne zaman gelir?" sorusunu sormak zorunda bırakmamalı. Ben müşteri olarak internetten alışveriş yaptığımda 2den fazla "kargom ne zaman gelecek?" sorusu soruyorsam, ordan bir daha alışveriş yapmıyorum. Biliyorum siz de annesiniz ve çok vaktiniz yok ama inanın bana kargo takip modülü sandığınızdan daha önemli

- Asgari düzeyde muhasebe bilgisi: Elektronik ya da reel ticaret farketmez. Bir girişimci en azından fatura nasıl kesilir, imalat masrafı nedir, ithalat vergisi ve masrafları nedir? gibi konularda bilgi sahibi olmalı. İşi muhasebeciye veya gümrü müşavirine tamamen bırakmamalı. İstisnaları saymazsak bu iki meslek grubunun çoğu elemanı yamyamdır :) Yeni distributoru olduğum firmanın gümrük işlemleri için o kadar çok mevzuat karıştırdım ki gümrükçüm bile şaşırdı. Bu bilgilerle mallarımı çok daha iyi şartlarda çekmeyi başardım. Kendinizi güvenilir bir avukata, muhasebeciye teslim etmeden önce siz de bilgilenin lütfen.

Bazen buraya da yazıyorum. Girişimciler için de öenrdiğim bir site: http://www.eticaretgundem.com/girisimcilere-oneriler-ve-girisimci-gozuyle-tespitler.html



1 yorum:

  1. Çok güzel bir özet olmuş, teşekkürler... Bana soranları ben de buraya yönlendireyim bari :)

    YanıtlaSil