20 Kasım 2013 Çarşamba

Netekim Lohusalık Zor Zenaat


Bilin bakalım hangisi İda; hangisi Tuna?

İster 1 tane doğur ister 10 tane, lohusa kafası diye bir şey var. Günlük işlere pek çalışmayan, sütlaç kıvamında bir kafa. Oksitosin etkisinde, çokça uykusuz, yorgun, bebek kokusu sarhoşu... Bugünlerde işte tam da öyleyim. Çok yorgun, çok uykusuz ama çok mutluyum.

Lohusa mottom: "Uyandıramıyorsan maymuna çevir"

İda hanım bugun 18 günlük oldu. İlk 2 haftamız kızı uyandırmaya ve emzirmeye çalışmakla geçti. 1. hafta kontrolünde hala doğum kilosuna ulaşmadığı ortaya çıkınca doktor onerisiyle gece-gündüz 2 saatte bir uyandırmaya başladım. Gündüz 2 saatte bir uyandırmak bile zordu. Hatunu emzirip uyutuyorum. 2 saat sonra uyandırma çalışmalarına başlıyorum. Adam gibi emmeye başlaması 30 dakikayı buluyor. Onda da iki fırt çekip gene uykuya dalıyor. Sürekli dürtükleyip, çenesinin altını gıdıklayıp, bacaklarını mıncırıp emzirmeye çalıştım. Geceler daha zordu çünkü uyumaya öyle alışmışım ki kızı emzirmek için önce birinin beni uyandırması gerekiyor. Gece de 2 saatte bir emmesi gerekiyordu ama çoğu kez 4-5 saati buluyordu uyanmam. Haliyle 10.günde hala doğum kilosunu yakalayamadı. Doktorum "Hülya'cım mama başlayalım" diyince asfalyalarım attı. "Ne maması yahu? Sütüm var, sağarım, onu veririm" dedim ve elde pompayla yaşamaya geçtik yeniden. Tuna'da emme sorunu çok yaşadığımdan sürekli sağarak da destek vermek zorunda kalmıştım. Bu sefer İda'nın memeyi çok güzel kavramasının verdiği gazla sadece memeden beslermişim gibi gelmişti ama hatun pek keyifçi ve uykucu çıktığından pompalı yaşama döndük. İyi de oldu. Emzirme sonraları 5er dk daha pompa yaptım ya da tek memeyi emip uyuduysa öteki memeyi sağdım. Emdikten sonra uyandırıp sağılan sütü de vermeye çalıştım, gece 1 seans bazen babası sağılmış sutu verdi ben de bir kaç saat daha fazla uyudum... Derken 15.günde doğum kilosuna ulaştı ve sonunda artıya geçmeye başladı. İlk 15 günümüze "uyansana kardeşim" havası hakim oldu.
 

Derken 16.günden sonra kız bir uyandı pir uyandı. Yediğim ne gaz yaptı bilmiyorum ama İda 3 gündür ciyak ciyak bağırınıyor. "Hah"  dedim, "işte bu çığırmalar unutuluyormuş hakkaten, yoksa bir daha bir daha yavrulamak akıl karı değil"... O mu bu mu şu mu derken bulgur ya da turp otunun gaz yaptığıı anlayıp kendimi rezeneye ve melisa çayına verdim. Bir de totoda incecik pişik hasıl oldu. Sarı kantaron yağı iyi geliyor dediler, sürdük bakalım narin totoya. Bebek milletinin "ay bu bebe hiç uyanmıyor, nasıl uyandıracağım?" modundan "şu gazını çıkarıp uyusa da uyusam" moduna geçiş hızları inanılmaz.

Onun dışında bebekli yaşam çok güzel. Çok özlemişim emzirmeyi, göğsümde uyuyan, uykusunda gülen, dudaklarını şişirerek uyuklayan bebeyi. Bir başka bebeği Tuna kadar sever miyim diye şüpheliydim. Ne saçma bir endişeymiş. Bu kıza aşık oldum. Tuna'ya kitap okurken,sesimi duyup sakinleşmesine; narin parmaklarına, kıvrık dudaklarına...Bir de yüzü Tuna'ya çok benzediği için fena halde dejavular yaşıyorum. Şimdiden Tuna'dan ayrılan çok şeyi var ama ifadesi bazen çok benziyor. Çok, çok acayip ruh hallerindeyim.

Ayrı bir yazının konusu ama Tuna'dan da sözedeyim. Kardeşine sevgi duyduğu çok aşikar. Kendiliğinden gelip kardeşini öpüyor, saçlarını okşuyor, "idoooş" diye sesleniyor, "bezini ben atarım anne" diye yardıma koşuyor ama.....
Ama anneyi artık paylaşmak gerekiyor
Ama anne artık sürekli bu cüceyle uğraşıyor
Ama anne artık bir rakip var.

Kardeşine karşı en ufak bir hırçınlık, asabiyet yapmadı ki zaten vurdulu kırdılı bir çocuk değil. Fakat ilk hafta çok fazla alınganlık yaptı. Es kaza sesim yükseldiyse "seni sevmiyorum" diyip dudak büktü bana. Okulda 1-2 gün arıza çıkarmış. "Ben bunu yapamıyorum" diye kağıdı kalemi atıp ağlamış (öğretmeni feedback veriyor), okuldan bazen asık suratlı geliyor ve sebebini bilemiyoruz. Sabahları çok erken kalkıyor. Kızı emziriyorsam ve yemek saatiyse illa ki "sen yedir anne" moduna geçiyor. Bir yanda İda'yı emzirip tek elle Tuna'nın ağzına yemek tıkıştırıyorum. Hafta içi tüm gün okulda olduğundan sorun yok ama haftasonları resmen yorgunluktan ve "anne bak.." ile başlayan cümlelere cevap vermekten kuruyorum... Pazar akşamları birinin çenesiyle yarışmaktan; ötekini sürekli emzirip uyutmaya/uyandırmaya çalışmaktan pilim bitik oluyor. Eşim ve annem sürekli yanımda olduğu halde hem de...

Yalnız ilk çocuğa karşı çok acayip bir suçluluk duyuyormuş insan. İlk çocuktaki sarsak anne hallerinin bebeği doyasıya sevmeye engel olduğunu ve 2.çocuğun daha doyasıya sevildiğini farkedip telef oldum birkaç gün. "Ulan biz Tuna'yı yoksa böyle çok sevmedik mi?" diye düşündüm. Tuna'nın lohusalığından aklımda kalan çokça sorun, sorun, endişe, soru işareti, kaygı vs vs... Bir her şeyin doğrusunu yapma takıntısı, bir gerginlik, bir yorgunlukla başa çıkamama hali, bir her şeyi eline yüzüne bulaştırıp çocuktan uzaklaşma durumları.... Tam da bu vicdan azaplarından dolayı ilk çocuğa eskisinden daha fazla kaliteli zaman geçirmeye çalışılıyormuş. Bir nev'i geçmişi telafi etme arzusu. Haftasonları İda'yı slinge tıkıp Tuna'yı parka, baklava yemeye, oraya buraya götürüyorum. Haftasonları pilim bitiyor demiş miydim? Olsun, bir daha diyeyim. Haftasonları ben, ben değilim.

Eee, kendimden de söz edeyim... Doğumdan hemen sonra 63 kgya düşüp "oo 8 kg verdim bile" derken süt olsun gazına gelip ruhumu tahin helvasına satınca hoop 2 kg alıverdim. Aylardır tatlı yiyememenin acısını Koska'dan çıkarıyorum. Süt için su, protein ve uyku yeter ama enerji de lazım bu bedene arkadaş.
Her gün 1 yumurta yiyip, bolca yogurt, peynir ve süt tuketiyorum. Bir öğün de muhakkak et yiyorum. Aralarda tahin helvası :) ve komposto ve yine tahin helvası ve humana still tee ama yanında tahin helvası....
Nasılsa birkaç ay sonra kilo veririm diye çok kasmıyorum açıkçası. Daha doğrusu kendime aynada uzun uzun bakacak vaktim olsa belki kafaya takacağım ama allahtan yüzümü zor yıkıyorum ki ne kıçımı görüyorum ne basenlerimi...

Durumlar böyleyken böyle. Bu kafayla anca bu kadar yazabiliyorum.
Oksitosinime sağlık.

16 yorum:

  1. Çok güzel şeyler bunlar! Suçluluk duygusu, yeniden aşık olma halleri... Harika şeyler bunlar!

    Tadını çıkar!

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel yazmışsın bir çırpıda okuyuverdim:) İda'cık da pek güzel poğaça gibi bir şey yahu,maşallah:)

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel anlatmışsın daha ne olsun. Senden feyz almaya çalışıyorum ama bir türlü cesaret edemiyorum. Dur bakalım senden sebep gaza gelirim belki :)

    YanıtlaSil
  4. BA-YIL-DIM ellerine sağlık... evlatlarınla sağlıklı günler gör inşallah...

    YanıtlaSil
  5. Ben bırak doğurmayı, hamile bile değilken, hatta ve hatta 2.ye karar dahi vermemişken Demir'e karşı suçluluk hissediyorum. Sevginin daha az ya da daha çok olmadığını söylüyor birden fazla çocuk sahibi olan anneler. Ama ben daha farklı sevmekten bile korkuyorum! Yok anam yok kesin çok super bir histir ama ben kafayı yerim kesin, iyi böyle :) Zaten daha az önce beyazit-selim çekişmesini izledim :P Biri kendine haksızlık edildiğini, taktir edilmediğini hisseder, sürekli kendini gösterme çabası içinde yaşar. Diğeri ise kimse beni sevmiyor arkamdan kuyumu kazıyorlar hissiyle :P İmza: düşnüdüklerinin saçma ve yersiz olduğunun farkında olduğu halde kendini bu fikirlerden uzaklaştıramayan manyak...

    YanıtlaSil
  6. ilkler hep buyutme telasesine kurban gidiyorlar maalesef.ikinci dogumumda kendimden gectigim bebek kokusunu , ilk cocugumda hic hatirlamiyorum.dusundukce garip oluyorum ! boylesi bir koku nasil farkedilmez ? bebegim kolikti.gece gunduz surekli aglardi.goguslerim cok dehset yaraydi vs.ben anne oldum lay lay lom havasina girememistim bi turlu.basima oyle cok sey geldi ki , anne olmak bu muymus yani ?! diye dusunuyordum.derken 2. dogdu ve ben gercekten anne oldum.3. dogdugundz da asktan kendimi kaybettim :)))))) 4.de havada ucarim artik :)))))))

    YanıtlaSil
  7. Maşallah :)
    biraz büyüyünce kokoş kokoş koşturur etrafında:)))
    sağlıkla güzellikler içinde büyüsün.

    YanıtlaSil
  8. dedik ama değil mi şu kızın uykusuna nazar değdireceksin sdiye uyandırmaya karşıyım yemin olsun 2. çocuğum olursa ve uyursa töbe uyandırmam töbe! az kilo alsın napıyım uyku çok önemli bak insana 2. yaptırmıyor :) Harikasınız dememe gerek var mı :)

    YanıtlaSil
  9. aynı tuna yavvv süper. cumartesi geliyoruz inşallah yani allah nasip kısmet ederse dinimiz amin. işimiz allaha kaldı:) biliyor musun geçen hafta bizimki bir enfeksiyon geçirmekteymiş, şans eseri ortaya çıktı, akabinde de ishal ve ateş. verilmiş sadakanız varmış cümleten.

    YanıtlaSil
  10. Hemen doğsun karnımdaki. ben de koklayayım, ilkinde yaşamadığım anneliği hem yaşayayım hem suçluluk içinde kıvranayım.
    Çok güzelsiniz çoook. 63 kg u rüyamda göremem ben. Süpersin

    YanıtlaSil
  11. Çok hoş yazmışsınız :) Benim ilk ve tek çocuğum Ege, ama ilkinde annemin, ablamın, yaşımın (35) ve siz sevgili blogger annelerin sayesinde o dediğiniz "yaşasın anne oldum, ohh miss" hallerini doya doya yaşadım hala da yaşıyorum. Çok şükür ki lohusa depresyonu yaşamadım. Ege 4 aylık oldu, ilk günki yaşadığımız aşk artarak devam ediyor :)

    YanıtlaSil
  12. süper:) doğuma 1,5 ay kala bu yazılar çook iyi geliyor:)

    YanıtlaSil
  13. Ne güzel anlatmışsın.. Can 3,5 aylık oldu. Arda'ya bir kitap daha okuyabilmek için onun meme saatini geçirdiğim yada uyku zamanını ertelediğim oluyor. Aynı şekilde Arda'nın da bazı isteklerini diğeri için ötelediğim. Ama şimdi ilk başlarda hissettiğim suçluluğu ikisine karşı da çok fazla duymuyorum. Daha çok hissettiğim şey birinin 3 aylık halini diğerinin de 5 yaşını bir daha yaşamayacağım. O zaman vaktimi ikisine paylaştırmalı ve her ne yapıyorsam yapayım keyfini çıkarmalıyım. Her ikisi de bir diğerini azıcık bekleyebilir. Ve Can'ın ilk doğduğu hallerin 3 ay sonra bile flulaştığını farkettiğim günden beri de ikisinin de deli gibi resmini ve videosunu çekiyorum :) Bu da heralde bir nevi anneliğin delilik hali :)

    YanıtlaSil
  14. 5,6 aydan sonra biraz dikkatele gider kilolar yeterki sağlıkla büyüsün minikler :)

    YanıtlaSil
  15. Burdan da teprik edelim! Ig dan yazdım ama olsun blog ilk göz ağrımız :)
    Arda da o uyandıramama olayını pek yaşadım ay ne illet durumdur, haliyle onda da kg alamama filan olmuştu. Gece saati kurup kalktığımda, hani universitede saat kurup çalışmaya yada sabah sınava kalkarsın ya kalp sıkışması ile, öyle uyanıyordum..Ay ememiyor, ay süt yok diye sırıldanan ben 22 ayda zor noktaladım o serüveni :)
    İlke karşı suçluluk duygusu ise tastamam aynı şekil yaşadım, belki ben de yazmışımdır bloga, hatırlamıyorum. Adete uyup ikinciyi pek sallamadığım için (az foto, az yazı, az alışveriş vs..) blogda onla ilgili ne var ne yok onu bile hatırlamıyorum
    :-)
    Velhasıl öyle işte, güle güle büyüt.

    YanıtlaSil
  16. Hmmmm sizin ev şimdi missssss gibi bebek kokuyordur :) Bir de aklımda kalanlardan naçizane derler ya, humana şeker deposu onun yerine boza içsen daha çok süt yapar, ayrıca tahin helvası yerine direkt tahin veya tahin pekmez kombinasyonu daha masum gibi geliyor bana. Bende gaz yapmasına rağmen inek misali bolca dereotu yemiştim. Ama en iyisini lohusa anne bilir:))) Sevgiler.

    YanıtlaSil