12 Ocak 2014 Pazar

Vicdansız Hayat, Oh Ne Rahat


Geçtiğimiz haftasonu kahvaltı sırasında Tuna "midem bulanıyor karnım ağrıyor" falan dedi. Genelde yemek sırasında arazi olmak için numaradan böyle şeyler söylediği için kaale almadım. Sonra öğlene doğru "uykum geldi" dyip yatıp uyuyunca bir terslik olduğunu anladım. Hastalanıyordu.
Nitekim uykudan ateşle uyandı. Çok yüksek değildi ve genelde bu tip hastalıklarda 72.saatin sonunda iyileşirdi. Bayadır hastalık rutini bu sekilde oldugundan ilk 3 gün dr.a bile götürmüyorum.
Fakat bu sefer 4. hatta 5. günde ateş hala düşmedi. Hiç yemek yemedi desem yalan olmaz. Çok güçsüz ve halsizdi. 5.günkü dr muayenesine göre bu kışın modası H3N2 gribi bizi de vurmuştu. İlaveten enfeksiyon çiğerleri ve orta kulağı da vurmuştu. Hem antibiyotik hem antivrial başladık. Tablo baya korkunç olmasına ve 5,5 yıllık ömrünün en ağır hastalığını geçirmesine rağmen Tuna, belki de ömrünün en mızırtısız hastalığını yaşattı bize. Uykusu gelince gitti yattı, ateşi çıktığında bile gıkı çıkmadı. Kardeşine hastalık bulaşmasın diye öksürürken elini kapatma ve elini yıkama konularında azami dikkat gösterdi ama olmadı. 


Tuna ilaçlarını alıp iyileşti ama bu sefer İda hafiften öksürmeye ve normalden fazla pırt ve kaka çıkarmaya başladı. Hafif kırıklık vardı belli ki. Hafif kırıklık kelimesi biz yetişkinler için iki fincan ıhlamurluk olayken,  2 aylık ve hala gazlı bir bebek soz konusu olunca hayat cehenneme dönüyor. Zaten gaz ve kaka için debelenirken bir de karın ağrısı, muhtemelen mide bulantısı da çıktı. İda sürekli kucağımda. Çoğu kez hem aç hem ağrılı hem uykusuzdu ve 3 ihtiyacı birden giderilememiş, ağlayan bir bebek karşısındaki çaresizlik kadar adamı kahreden şey yok-derdim;yanılmışım, varmış.


Tuna hafiften iyileştikçe ilgi isteği arttı. 1 hafta okula göndermemi istemedi doktor ve evden de cıkmadıgımız için 0 120 metrekare ev dar geldi bize. İştahı yerine gelmediği için sürekli yemek yedirmeye çalıştım. "Bunu yemek ister misin, sana şunu yapayım mı?" sorularının arasında kızın can havliyle ağlamları, kızı slinge tak, yenmeyecek köfteleri kızart, içilmeyecek ayranı yap Tuna'yı masaya oturt, yemeye ikna et, kızın karnı ağrısın, evde hoplayarak dolan, kızı sakinleştir, masaya dön, Tuna'nın ağzına bir lokma tıkıştır...



Tuna öyle böyle kendi başının çaresine baktığından genelde İda'yla uğraştım. Yavrum iyileşmek için ya hep memedeydi ya da -sanırım-mide/barsak rahatsızlığından dolayı ememiyordu. Birkaç kez kupkuru bez aldım. Giriş olmayınca çıkış da yoktu yani. 

Derken 2-3 gün önce benden bir şey istedi. Neydi şu an hatırlamıyorum bile. 
"Bir dakika bekle oğlum kardeşin hasta" dedim. 
Usulcacık, mırıldanır gibi şu cümle çıktı ağzından:" Ama ben de hastayım" 
Ve gitti yattı. 
Salonda öylece kalakaldım.
Zaman durdu.
Her şey durdu.
O da çocuktu ve haklıydı.
Yüreğim sanki camdandı ve yere düşüp paramparça olmuştu. Kızı salıncağa bıraktım ve koşarak yanına yattım. Şu an neler söylediğimi hatırlamıyorum ama son sözlerimiz birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizle ilgiliydi, buna eminim. Sonra Tuna uyudu ama ben tezek yutmuş gibi, öyle bok çuvalı gibi salonda kızı emzirmeye/uyutmaya çalıştım,durdum. 
Bugün de benzer vak!amız oldu. İda yine sürekli emme,zıçma,uyuyamam döngüsüne girdiğinden slingde kestiriyordu. Tuna salonda yatmış çizgi film izlerken İda'yla yek vücut olmuş bana baktı ve kendi kendine "keşke annem bana da sarılsa" dedi. Birkaç kez de "anne beni de sev ben de hastayım" "sen artık beni hiç duymuyorsun" diyerek trip attı.
Küçük bebesi olanlar 5,5 yaşı bir şey sanmayın. O da hala çocuk. Boylarına bakmadan bir de adamın vicdanını tarumar edip bırakıyorlar utanmadan. Vicdanımızı aldırıp rahat etmenin bir yolu olsa keşke. 

15 yorum:

  1. Üzüldüm ve okurken gözlerim doldu. Benim kendi adıma ısrarla çocuk için erken dememin gerekçesi bu ama ne kadar ertelense de, hep erken olacak gibi.
    Tunacım seni anlıyorum benimde kardeşimle aramda 5 yaş vardı ve bazı sabahlar karnım ağrıyor filan der okuldan kaytarmaya çalışırdım :) Aslında annemin beni sevdiğini bilirdim ama sanırım kardeşimin anneme daha çok ihtiyacı olduğunu çok iyi bilmeme rağmen, artık bebek olmadığım için o ilgiye mazhar olmayacağım gerçeği bazı günler beni üzerdi.
    Hülya seni daha çok anlıyorum ama yapacak bir şey yok. Böyle günler daha çok olacak ama önemli olan senin ikisiyle de eşit ilgilendiğini ve sevdiğini bilmen bence.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Geçmiş olsun 🙏 vicdansız olma konusunda da geçmiş olsun yok öyle bi şans şekerim

    YanıtlaSil
  3. olmaz olsun hastalıklar! geçmiş olsun..

    YanıtlaSil
  4. şu an hüngür sümük ağlatıyorsun beni hülya,çünkü geçen hafta küçük oğlum rota dan 5 gün hastanede yattı,evde de rotadan büyük oğlum yattı,eve gelince benimle yat diyor her dakika,yatamayınca bende hastalandım ama,banada sarılın dedi,ve en sonunda benide emzir dedi:((( daha yazamayacağım,geçmiş olsun,sevigler

    YanıtlaSil
  5. ahhhh........bu "ahhhh"ın altına neler neler doldururum bir bilsen ;bir ikiz annesi olarak ....laf kalabalıgı yapıp da kafa ütülemeyeyim :) çook geçmiş olsun kuzucuklara ve allah sana daha da çok güç versin hülyacım :)

    YanıtlaSil
  6. öncelikler çok geçmiş olsun umarım ikisi de çarçabucak toparlanırlar... ve kardeş olmak kardeşi olmak böyle bir şey... tabi ki her ihtiyaçları olduğunda yanlarında olmaya çalışıyoruz ama bazen de beklemeyi anlayışlı olmayı öğrenmelerine zemin oluşturuyoruz ve bunlar ileri yaşlar için güzel kazanımlar bence :) böyle günleriniz olacak daha katılıyorum denize :) sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Kıyamam, annelik zor zanaat çok geçmiş olsun cnm

    YanıtlaSil
  8. ooy oy kıyamam yaaa, ne zor bu işler bakalım biz neler yapacağız.Benim oğlumda 3 yaşında ve yakında 2. oğlum da gelecek :) bakalım ne maceralarımız olacak.Çok geçmiş olsun ikisine de.

    YanıtlaSil
  9. gözlerim dolu dolu okudum yazını.
    inan aynı sorunlar bizde de var.
    çok üzülüyorum demir'e,
    ister istemez küçüğün muhtaçlığı dolayısıyla daha çok ilgi görüyor.
    sevgi gösterilerini demir yokken yapmaya özen gösteriyorum,
    hele boşboğaz küçüğe yumulan gelen gidenden nefret ediyorum.
    aaaa abimiz traş oldu nasıl yakışıklı değil mi? gibi sürekli demiri onere etmeye çalışıyorum ve bu da çok yorucu.
    allah kolaylık versin.ilk çocuğumun yeri bambaşka bu yüzden..

    YanıtlaSil
  10. :((( Oluyor maalesef. 2. kizim 2 yasinda ve tam kedenin o donemde oldugu gibi anne de anne modunda. Koala seklinde yasiyoruz. 6 yasindaki kizima ne enerjim ne sabrim kaliyor. Kardesten sonra bir anda cok buyuk gelmeye basladi gozumuze, beklentilerimiz degisti:( Tum gun calisiyorum, uykusuzum, vs vs bir suru bahanem var tabi kendime gore ama orta yolu tez zamanda bulurum umarim. 2 aylik bir bebekle bu cok daha zor, hormonlar var bir de ugrasilmasi gereken. Kolay gelsin:(

    YanıtlaSil
  11. ikinci gelince 22 aylık bebeye yaptığım büyük insan muamelelerini birer birer hatırladım. Abla moduna soktuğum küçümenimin bana tüm bebe naifliğiyle söylediği can acıtıcı ilgi isteklerini hatırladım. Zor dostum zor. Valla vicdanına söyle, o olmazsa olmuyor, onunla da zor oluyor. Of be Hülya, ne zor di mi? Bir de bunun büyüğe ilgi gösterirken, arada kaynayan küçük kardeş modları var az büyüdüklerinde, ki benzer vicdani hisler hakim oluyor bünyeye. Kolay gelsin arkadaşım.

    YanıtlaSil
  12. Ayy Hülya beni ağlattın valla... sevgiyle SAĞLIKLA kalın, SELEN

    YanıtlaSil
  13. Vallahi bir yumru geldi boğazıma oturdu :(

    YanıtlaSil
  14. Bu yazı öyle dokundu ki ağlamak için kendimi zor tutuyorum

    YanıtlaSil