24 Ocak 2015 Cumartesi

1 Yaş sonrasında “hala” emzirmek

“Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” demiş Heraklitos, değişimin kaçınılmazlığını vurgulamak için.  Öyle ya. Yıllar geçer insanlar değişir. Hayata bakış değişir. Siyasi görüşler, dinler bile değişirken ebeveynlik tarzlarının değişmemesi imkansız.
İki çocuğu arasında-bizimki gibi-uzun sayılacak yıllar olanlar beni daha iyi anlayacaktır
Tuna’yı büyütürken kafam çoğu konuda net değildi. Daha doğrusu değilmiş. Bunu şimdi anlıyorum. Sanıyordum ki 1 yaşından sonra emzirmek anneyle bebek arasında gereksiz bir bağımlılık yaratıyor. Bu da bebeğin bağımsızlaşmasını engelliyor. Ayrıca sanıyordum ki 1 yaş sonrası anne sütünün besin değeri azdır ve her şeyi yiyen bebeğin emmesine de gerek yoktur! Bir de tuhaf bir şekilde 1 yaşından sonra bebeklerin artık çocuk olduğunu falan sanıyordum. Bebek yürüdü mü? Tamam artık “oldu” o. Hoş, çevremde keyifle emziren fazla anne de yoktu. 1 yaş sonrası emzirenlerin çoğu, erkenden bıraktıramadığı için lanet ede ede emziren, halinden şikayetçi annelerdi. Bir de anne sütünü herr şeyden üstün gören fanatikler vardı. İkisini ortasında yaşayan gerçekten kimsem yoktu. Yokmuş.
Tuna’yı sütten ben kesmedim. Kendisi 9 aylıkken bıraktı ama biraz fazla ek gıda alması, emmeyince sağıp verme kolaylığı vs vs gibi acemilikler olmasaydı şüphesiz daha uzun süre anne sütü alabilirdi.
İda kız şu an 14 ay, 10 günlük. İlk 6,5 ay sadece anne sütü aldı. Ek gıdalara geçtikten sonra çok az ek gıda ve çok fazla anne sütü almaya devam etti. 9.ayda adamakıllı kendini doyuracak kadar kendisi yemeye (baby led weaning) başladı. Yemek de emmek de kendi insiyatifindeydi. 1 yaşını geçti ve hala sadece 8.9. aydaki kadar ek gıda alıyor ve ciddi miktarda hala emiyor. 6.aydan sonra sütümü sağıp miktarına bakmadım. Yağlı mı sulu mu bilmiyorum. “Günde 500 ml anne sütü almalı” diyen kaynağı ne idüğü belirsiz sloganları duymadım. Ne zaman ve ne kadar isterse  o kadar emiyor ve o kadar yemek yiyor.
1 yaş sonrası çoğu doktor -hem de pediatri hekimi- anneyi sütten kesmeye zorluyor. 2 yaş civarı bıraktırmak daha zor olduğu için ya da anne bebeğini sürekli memeyle sakinleştirme kolaylığına gitmesin ya da anne de bebek de deliksiz uyusun ya da bebek anneye bağımlı olmasın ya da bebek iştahsız olduğu için ya da başka başka bir sürü sebepten dolayı. İstedim ki bu yazıda tüm bu önermeleri yıkalım.
- 2 yaşından sonra daha zor bırakıyorlar: Daha o konuyu işlemedik ama Tuna’nın emzik bırakma zamanını hatırladım. 21-24 ay gibi bebekler artık sanki kendileri büyümek istiyor ve kendi bağımlılıklarından kendileri kurtulmak istiyor gibi. Sadece uyku zamanı verilen emziği Tuna kolayca bırakmıştı. İda da düşünce, canı yanınca, canı sıkılınca memeye yapışan bir bebe değil. Bazen çok emmek istese de genelde uyku oncesi, uyanınca arada keyif yapmak için falan emiyor. 15.aydan sonra durum değişebilir ama eğer memeye yapışıyorsa da bir bidliği vardır ve her halükarda zamanı gelince bırakacaktır.
- Sadece memede sakinleştirmek yanlış: Kesinlikle evet. Bu yüzden anne-bebek arasındaki tek iletişim yolu meme olmamalı. Bunu emzirirken de sağlayabilirsiniz. Ya da aksine emzirmediğiniz halde bebeğinizi sakinleştirmekte zorlanabilirsiniz.
- Uyku, uyku. Ah o deliksiz uyku: Bu tamamen ayrı bir yazı konusu olacak kadar derin mevzu ama kabaca anlatayım. İda diş çıkarma döneminde değilse gece en fazla 2 kere uyanıyor. Hatta 14 aylık olduğu gün deliksiz 8-9 saat uyuyup-ve beni de uyutup- bir ilke imza attı. Fazla uyumaktan beynim uyuştu ama olsun :)
Eğer sık sık uyanıyorsa, bizim kızın zaten bir derdi var demektir.  Emzirmekle alakası yoktur yani.
Ve şunu da not edin lütfen: Emzirmek, uyku eğitimine engel değil. Gece emzirmesini kesip gündüz aynen devam edebilirsiniz.
1 yaş sonrası 3-4 gün uğraştım gece emmelerini kesmek için. Gece uyanınca biberon ve emzik kabul etmeyen İda sadece 10-15 dakşka ağlamayla su içip geri uyur oldu. Sonradan suyu da kesince 14.ayda güzel uykuya kavuştuk. Ve güzel haber: Hala anne sütü almaya devam ediyor.
- Bağımlıyım, bağımlısın,bağımlı: Kimse kusura bakmasın ama en abuk argüman da bu. Sanırım 13 aylık bir bebeğin, hala bebek olduğunu unutup, çantasını sırtına takıp okula gitmesini falan bekliyor insanlar. Ya da “hadi ben yatıyorum, sabah görüşürüz” demesini. Bebeklerin bağımsızlıklarını ilan etmesi uzun bir süreç ve emzirmek /sütten kesmek saç ayağının ufak bir parçası. Bebeğin kendi kendine yemek yiyebilmesi, yürüyebilmesi, kaydıraktan kayabilmesi, merdiven çıkabilmesi…. gibi gibi başka mihenk taşları  da önemli. 1 yaşında sütten kestiğiniz bebeğiniz hala püreyle ve sizin verdiğiniz kaşıkla besleniyorsa -bence- emen bebekten daha bağımlı bir bebektir. Bir de şunu gözlemliyorum. Bebeğinin sürekli emmek istediğinden şikayet eden anneler, aslında bebeğine en çok iten anneler. Bebeğe kucağını ve memesini gocunmadan açsa, belki o bebek kendini daha rahat salacak. Anneye daha az yapışacak, daha az uyanacak… Tıpkı çocuğu kucağa alışmasın diye kucaklamaktan imtina eden anneler ve bebekleri gibi. O kucağı koşulsuzca açsa bebek zaten kucağa doyacak ve giderek daha az kucak isteyecek.
- Emzirmek seksi öldürüyor: Emzirirken salgılanan prolaktinin, yeni bir bebeğe hamile kalma olasılığını azaltmak için, libidoyu baskıladığı gibi bir gerçek var evet. Özellikle ilk 6 ay, anne sütü bebekler için yaşamsal önemde olduğundan libidio mibido allaha emanet oluyor ama ebeyevn olmak meşakkatli ve özveri gerektiren bir süreç. Kaldı ki emzirme miktarı azaldıkça, libido geri geliyor korkmayın :)
Bazı anneler, bebeğini emzirme gerekçesiyle bebeğini yatağa alıp kocasını kapı dışarı ediyorsa bu da emzirmenin suçu değil bence. Bebek,  evlilikteki sorunların gözle görülür olmasını sağlamıştır sadece.
- Sütten kesince iştahı açılır: Evet emen bebek fazla yemez. Kalanını sütle tamamlar. Muhtemelen pirinç unu bebeleri kadar topak olmaz ki bu ideal, sağlıklı insan profiline daha uygundur. Bebeği, yemek yemediği için, anne sütü gibi zengin içerikli bir gıdadan mahrum etmek gerçekten anlamsız. Anne sütünde olmayıp ette, avokadoda, brokolide, tarhanada olan bir ŞEY yok. Kaldı ki bebekler genelde ihtiyaçları kadarını yer ya da emer. Yani ya anne sütüyle ya da ek besinle alması gerekeni alıyordur bebeğiniz.
“Yemiyor, sadece emmek istiyor” diye memeden kesilen çocukların çok büyük bir kısmı yememeye devam ediyor. Böylece elinizde hem yemeyen, hem de anne sütünün süper büyütücü etkisinden mahrum kalmış bir bebek kalıyor.
Kendi çocuklarımdan örneklendireyim. Tuna da İda da ay ay hemen hemen yanı kiloda ve boydalar. İda, Tuna’nın o zamanki aldığı ek besinin yarısını bile yemediği halde kiloları hemen hemen aynı gidiyor..Hatta İda 1 yaş sonrası atağa geçip abisine fark bile attı. Demem o ki bebeğinizin gelişiminin zaten doğal bir gidişatı varken sırf daha çok kilo alsın diye sütten kesmeyin.
İşin aslı yememesinin sebebi emmesi değildi. Öyle zannediliyor, ama değil. Bir yaşındaki bir çocuğun ek gıdaları yememesinin, belli başlı sebepleri şunlar:
1) Anne ile yemek konusunda inatlaşmaya girmiş olma.
2) Uykusuzluk. Evet, özellikle gündüz uykularını iyi almayan çocuklar için ciddi bir sorun bu. Çünkü yemek yemek konsantrasyon ister, özellikle küçük çocuklar için. gündüz uykularını almamış çocuk yemek yeme ile uğraşacak zihinsel dinginliğe sahip olamayabilir.
3) Günlük düzenin olmayışı. Bu aslında gündüz uykuları sorunu ile birlikte olan bir sorun. Günün akışı belli değilse, ne zaman uyunuyor, ne zaman yeniyor belli değilse çocuğun da kafası karışır, en kolay olanı, memeyi seçer.
4) Annenin çocuğun yemek beklentisinin fazla olması. Belki de çocuk aslında yaşına gre güzel yiyor, ama anneye az geliyor olabilir. Burdan da birinci maddeye, inatlaşmaya giden yola çıkıyoruz.
Emzirmenin bir de şu avantajı var. Küçük bir cocuk hasta olduğunda doğal olarak iştahtan kesilir. Bu cok normaldir. Hastalik doneminde dogal olarak daha cok sivi almak ister, ek gidalari bir sure birakir. Bu da cok normaldir. Eger emziriyorsan elinde dunyanin en guclu anti-bakteriyel, anti-viral maddelerini iceren, ihtiyaci olan her turlu vitamin, mineral,vb. besin ogesini tam cocugun ihtiyac duydugu miktarda ve barsaklarinin emebilecegi sekilde iceren super besleyici bir sivi var: Anne sutu. Kucuk cocugu bununla hastalik doneminde rahatlikla ve guvenle besleyebilir, hastaligi kolaylikla atlatmasina yardim edebilirsin. Pekiyi, emmeyen bir kucuk cocuk hastalik doneminde dogal olarak istahi kesilip sivilara agirlik verdiginde nasil beslenir? Su, seviyorsa sut, sifa olsun diye binbir kavga ile verebilirsen ihlamur,adaçayı filan. Lakin bunlarin hic birinin anti-viral, anti-bakteriyel ozelligi olmadigi gibi tek baslarina cocugun hastalik donemindeki besin ihtiyacini da karsilayamazlar. İda 14 ayda 14 kere falan hastalandı. Bunların içinde ağır grip ve daha bugün son döküntülerini attığı 6.hastalık da var. Hiçbirinde ateşi 38i geçmedi. Hiçbirinde 3-4 günden fazla hasta kalmadı. Zinhar antibiyotik kullanmadık. Eşinde bile gezmedik. Eve sürekli hastalık taşıyan bir abi abla varsa anne sütü çok daha kıymetli oluyor.
Peki ne zamana dek emzirmeli? Bu konuda en ufak bir tarih yok kafamda. Her bebeğin ihtiyacı farklıdır ve bir bebeğin neye ihtiyacı olduğunu ancak bebeğin kendisi bilebilir.
Sütünüzle kalın :)
edit:yazıyı yazıp post etmeden hemen once ve post ettikten sonra süt doktorumuz sevgili tomris’e yolladım. hemen çabucak birkaç ekleme ve hatırlatma yapıp yazıyı evirip çevirdi  sihirli elleriyle. binlerce teşekkür kendisine

4 yorum:

  1. helal Hülya... aynen devam...

    YanıtlaSil
  2. hulya hanim cocuklarinizin kuculmus kiyafetlerini paylastiginiz kimseler varmi :) sevgili idanin kuculmiuslerine kizim eliz icin talip olsam malum iki kiz olunca yetistiremiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. selamlar. yegenim için saklıyorum hemen hepsini ama zaten inanın pek kıymetli bir kıyafetimiz yok. cogu ya erkek kuzeninden ya abisinden kalanlar. bir kısmı da 2.el eşten dosttan gelenler

      Sil
  3. tamamdir hulya hanim bende sehrimi degistirdim ordan es dost ben derken yetiyordu iki kizim var 6 aylik biri 3 yasinda biri yaz ve kis donemleri tutmuyor :( sizi takip ettigim icin bi sormak istedim tekrar tesekkurler

    YanıtlaSil